BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vladimir Putin

Vladimir Putin

Seçimlerde başka bir ihtimal yoktu. Çar Nikola’dan bu yana en genç bir adam Rusya Federasyonu’nun başına geçti oturdu.



Seçimlerde başka bir ihtimal yoktu. Çar Nikola’dan bu yana en genç bir adam Rusya Federasyonu’nun başına geçti oturdu. Bu, zahirde sadece 4 yıl süreli bir görevdi ama belki eski Çarlarda olduğu gibi, Kremlin sarayında ikameti bir ömür boyu da sürebilirdi. 26 Mart 2000 seçimleri, aslında Boris Yeltsin tarafından yapılan bir “Atama”nın halk oylaması sureti ile onaylanmasından başka bir şey değildi. Ekranlarda izlediğimiz kadarı ile 47 yaşında, mat sarısı, soğuk bakışlı, solgun ama atik, atletik yapılı karateci bir adamdı. Korkusuz ve bilhassa pervasız bir adamdı. Çeçenistan savaşlarında insani ölçü ve davranışları tamamen dışlayan, seçmeni etkilemeye yönelik bir tutum sergilemişti. Dünya kamuoyundaki ters tepkilerin hiçbirine aldırış etmedi. Ortada öldürülecek başka insan ve özellikle Müslüman kalmadığı düşüncesi ile ellerini yıkamaya bile gerek duymadan, vakit bulamadan Moskova’da seçim sandıklarının başına koştu. Sovyet döneminin hemen bütün liderleri gibi KGB ekolünden idi. Bir ara St. Petersburg’ta yöneticilik yapmış, muhalifleri tarafından yolsuzlukla suçlanmıştı. Sovyet sonrası dönemin liderlerinden ne Gorbaçov ve ne de Yeltsin gibi karizmatik bir adam değil, tam tersine asık suratlı, ürkütücü, itici bir görüntüye sahipti. Ama belki de böyle olması gerekiyordu!.. Yeltsin, hiç olmaz ise siyasi bakımdan, ömrünün sonlarına geldiğini hisseder etmez araştırmalarına başlamış, Başbakanlık koltuğunda birkaç deneme yaptıktan sonra nihayet Putin üzerinde karar kılmıştı. Ketum ve kararlı bir adam izlenimi veren bu sarışın “Aparaçik”, aynı zamanda kendisinin yani Yeltsin’in ve ünlü kerimesinin güvenlik ve dokunulmazlıklarının da güvencesini sağlayacaktı. En münasibi o idi. Yeltsin nihayet aradığını bulmuştu! * * * Geçen pazar günü Rusya’da yapılan seçim sonuçlarını dikkatli ve soğukkanlı biçimde incelenmek ve değerlendirmek gerekir. Bu uzak yakın, küçük büyük bütün komşular için geçerli ve özellikle Türkiye bakımından fevkalade önemli ve zorunlu bir düşüncedir. Rusya’da komünizm sonrası şaşkınlık döneminin bir hal ile sona ereceğinin idraki içinde olmakta faydalar vardır. Putin Duma meclisinde de rahat bir çoğunluk elde etmiştir. Ziguianov ve komünistler % 30’dan fazla oya sahip olmakta devam ediyorlar. Onlarla da işbirliğini reddetmeyecektir. Yavlinski’nin liberalleri ise ancak % 5 civarında bir oy sağlayabilmişlerdir. Seçimlerin asıl mağlupları Rusya’daki Oligarşik Liberalizmin bu temsilcileri ile Jirinovski’nin liberal sağcıları olmuşlardır. Bununla beraber ekonomide geriye dönmek artık mümkün değildir. Aksi halde, yıkıntı halindeki bir ekonominin çarkları eskiden olduğu gibi, Devletin işçi ücretlerini ödemekle yükümlü bir patron, çalışanların da çalışır gibi göründükleri bir sistem tekrar geriye gelir ki buna ne eşyanının tabiatı, ne de ekonominin evrensel kuralları artık müsait değildir. Belki de çaresiz, bir süre uzaktan kontrollü bir liberal sistem uygulamasına geçilecektir. Son on yıldır Rusya’da akıllı bir faaliyet gösterebilmiş olan işadamlarımız ve müteahhitlerimiz bundan böyle daha akıllı davranmak gereğini duyacaklardır. Ekonomik alanda geçerli olan bu gözlem ve tesbit, diğer bütün alanlarda özellikle politik alanda daha da bir önem ve dikkati gerektirmektedir. Bir hususu bütün dünya ile birlikte göz önünde tutmakta fayda vardır. Sovyet rejiminin iflası ile Rusya, dünya politikasında “Büyük Devlet” olmak vasfını terk etmiş değildir. İkinci Dünya Savaşı sonrasında bir hal ile el koymuş olduğu eski Demir Perde ülkeleri şimdilik hariç, diğerleri üzerindeki ilgi ve hassasiyeti eskisi gibi devam etmektedir. Rusya’yı yok farzederek bu ülkeler ile uzun vadeli bağlantılar içine girmekte uzun vadede bir fayda olmadığının idraki içinde olmalıyız. Meşhur meseledir “iyi yapılmış karşılıklı hesaplar, karşılıklı dostluklar oluşturur!..” Kafkaslar’da, Avrasya’da Rusya’yı yanımıza almakta ve kollamakta faydalar vardır. Sayın Demirel’in “Kafkaslar İstikrar Paktı” girişimi bu bakımdan iyi bir başlangıç ve örnektir. * * * Vladimir Putin henüz denenmemiş bir kişidir. Kendisinin “işbirliği yapılabilecek” bir beyaz sayfa, yahut içinden ne çıkacağı belli olmayan bir kapalı kutu olarak değerlendirilmesi politik bir tercih konusudur. Biz beyaz sayfayı tercih ediyoruz. Bunu da en iyi Sayın Ecevit yapabilir. Zira, Başbakan olarak Putin’i ilk gören ve deneyen yabancı devlet adamı Ecevit olmuştur.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT