BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyükelçilik İkametgahı’nda 1 Nisan şakası

Büyükelçilik İkametgahı’nda 1 Nisan şakası

Türk-Amerikan İş Konseyi’nin 19. Konferansı, Allah’a çok şükür, önceki gün sona erdi. Toplantı sebebiyle ABD’ye tam bir ‘Türk çıkarması’ yapan işadamlarımızın ve bürokratlarımızın Washington’dan ayrılmaları ise sürüyor..



Türk-Amerikan İş Konseyi’nin 19. Konferansı, Allah’a çok şükür, önceki gün sona erdi. Toplantı sebebiyle ABD’ye tam bir ‘Türk çıkarması’ yapan işadamlarımızın ve bürokratlarımızın Washington’dan ayrılmaları ise sürüyor.. Kolay değil elbette Washington’ı boşaltmak.. Her köşe başında Türkçe konuşan tanıdık ama tanımazlığa geldik bir ‘Türk’ ile karşılaşacak yoğunlukta nüfusun Washington’dan ayrılmaları hemen olacak bir iş mi? Kiminin Türkiye’ye döndüğü, kimilerinin ise gelmişken bir de New York, Los Angeles, Miami, Hawaii vb yapalım diyerek ABD’ye dağılmaya başlayan yaklaşık bin beşyüz kişilik delegasyonun boşaltma işleminin öyle bir günde falan tamamlanması zaten beklenemezdi.. Uydurma haberi başka bir uydurma ile yalanlama Gelelim Washington çıkarmasının aziz hatıra ve yankılarına.. Toplantının son günü 31 Mart Cuma akşamı Washington Büyükelçiliği İkametgahı’ndaki geleneksel veda-kapanış resepsiyonundayız. Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel buradaki biz Türk gazetecilerine resepsiyon öncesinde bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısının tam ortasında içeriye giren Amerikanın Sesi Radyosu’ndan Hale hanım müthiş haberini patlatıyor.. Hem de kaynağını açıklayarak.. ‘Falanca beyden şimdi duydum. O da internette görmüş.. Süleyman bey istifa etmiş.’ diyor.. Bendeniz hariç, herkeste muazzam bir telaş.. Kameralar ve teypler kapanıyor.. Telefonlara sarılarak işin aslını öğrenmek için yoğun bir mesai başlıyor. Basın toplantısı falan da tabii ki güme gidiyor. Bakan Gürel hem bir taraftan Büyükelçilik Müsteşarı sevgili Hüseyin Diriöz’ün telefonla olayı öğrenmesini bekliyor. Diğer taraftan da Büyükelçilik İkametgahı’nın sigara içilen tek salonunda fırsattan istifadeyle sigarasını tüttürüyor. Bu arada merak edenleriniz olur diye bir küçük ayrıntıyı daha yazıyorum. Washington’da sigara içmek, neredeyse deveye hendek atlatmak kadar zorlukları olan bir iş. Öyle her yerde tüttürtmüyorlar insana cigarayı... Neyse gelelim benden başka herkesi telaşlandıran Süleyman beyin istifası haberine.. Meraklı mesai ve tahkikat sürüyor.. Bu fakir olaya müdahil oluyorum.. “Hiç merak etmeyin. Telaşlanmayın.. Süleyman bey istifa falan etmez. Ortada şapkayı alıp gidecek bir durum yok. İlerlemiş yaşına rağmen uzatmaya peki diyen ve bunca haklı-haksız eleştiriyi bile göğüsleyen; anayasa değişikliği olursa daha 5 yıl daha bu meşakkatli göreve çağrılmaya ‘istikrar’ için evet diyen sayın Cumhurbaşkanı niye istafa etsin? Niye ülkeyi krize soksun?” diyorum. Ama kimseyi inandıramıyorum. Baktım olmayınca, bu sefer uyduruk haberi tekzip için sanki üzerime vazifeymiş gibi ve de durumdan vaziyet çıkararak, ben bir başka haber uyduruyorum. İşe de yarıyor. Uyduruk haberimle salondakileri şöyle ikna ediyorum: “Arkadaşlar şu an Türkiye’de saat kaç? Sabahın dördü. Bu saatte istifa falan olmaz, bu biir.. Olsa olsa istifa değil, ihtilal olur.. Bakın herkes telefona sarılmış olduğu halde Türkiye ile görüşebiliyor ki bu da ihtilal falan olmadığını, telefon kesilmediğini gösteriyor, ikii... Ve üüüçç: Şu anda Türkiye’de takvimler 1 Nisan’ı gösteriyor.. Demek ki bu 1 Nisan şakası herhalde!” Benim bu tahminim ve 1 Nisan yakıştırmam sonunda herkesi gevşetiyor.. Gülerek yukarıya resepsiyona çıkıyoruz.. Resepsiyonda adım atılacak yer yok.. Mahşeri bir kalabalık.. Herkes istifa ile meşgul. Eh bu kadar kalabalığa da meram anlatacak halim yok ya.. Ama yine durumdan vaziyet çıkarmamazlık edemiyorum. Birisinin kulağına eğilip, ‘Kimseye söyleme. Bu bir 1 Nisan şakası!’ diyerek merdivenlere yöneliyorum.. Artık eve gidip dinleneceğim.. Tam kapıdan çıkarken bir görevli kulağıma fısıldıyor: “Abi istifa falan yokmuş. Şimdi mühim bir yerde konuşulurken duydum, haber 1 Nisan şakasıymış.” ‘Ya öyle mi’ diyorum.. Teşekkür ederek ve de bütün yorgunluğuma rağmen pişmiş kelle gibi sırıtarak, çıkıp gidiyorum.. Nisan ayını da, 1 Nisan şakalarını da pek seviyorum.. Peki, ya siz?..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT