BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Balık pulu’ gibi deri döküntüleri canımızı sıkıyor

‘Balık pulu’ gibi deri döküntüleri canımızı sıkıyor

Derinin kendini yenilemesini engelleyen “balık cildi” denilen “iktiyozis”; can sıkıcı bir hastalık. Kuru havalarda artan bu kalın döküntüleri tedbirlerle azaltabiliriz.



SORU > F.D. / KÜTAHYA Canımı sıkan bir cilt hastalığım var. Kışın geliyor, yazın güneş gören bölgelerde zamanla geçiyor. Rahatsızlığımın “İktiyozis” olduğu söylendi ve “Excipial Lipo” adlı ilaç verildi, fakat geçmiyor. Çok kaşıntı yapıyor. Bu illetin bir tedavisi yok mu? Sık sık banyo yapmak alerji yapıyor. Bilgi verirseniz çok sevinirim. Sevgili okuyucularımız, bu hafta sizlere bir cilt rahatsızlığı olan “İktiyozis”ten bahsedeceğim... Cildimiz sonsuza dek yenilenebilir bir organımızdır. Epidermisin (cildin en üst tabakası) dibinde bulunan yeni deri hücreleri, derinin yüzeyine doğru ittirilerek en sonunda burada daralır, düzleşir ve ölür. Bu ölü deri hücreleri, her gün dökülür ve yerlerine sürekli olarak başka hücreler gelir. İktiyozis ise bu döngüyü sekteye uğratır. Deri hücrelerinin üretimi çok hızlı olduğu veya derinin normal dökülme süreci çok yavaş işlediği zaman bu hastalık oluşur. Bu durum, ölü deri hücrelerinin cildin dış tabakasına yapışan kalın döküntüler halinde birikmesine yol açar. Bu kalın döküntüler, balık pullarına benzeyebilir. Zaten “İktiyozis” de mana olarak “balık cildi” demek. Derinin kuru, kalın, iltihapsız ve pürtüklü balık derisi görünümüyle yaygın veya lokal, doğuştan veya sonradan oluşabilen bozukluktur. Bu cilt rahatsızlığı, vücutta proteinleri keratin liflerine çeviren bir hücrenin mutasyona uğraması sonucunda ortaya çıkar. AİLEDEN MİRAS HASTALIK İktiyozis, en sık irsi olarak alınır. Hastalığın irsi şeklinin bulunduğu çocukların derileri doğumda genellikle normal olup birkaç yıl sonra derileri dökülmeye ve kalınlaşmaya başlar. Hastalık zaman zaman yetişkinlik yıllarında ortadan kaybolabilir ancak daha sonra nüks eder. Doğuştan veya sonradan gelişebilen en az 20 çeşidi vardır. Bu rahatsızlık vücudun her yerinde ortaya çıkabileceği gibi genellikle sırt bölgesinde, bacaklarda, göğüste ve yüzde görülür. Çoğunlukla vücudun terlediği bölgelerde rastlanır. Hastalıkta kaşıntı yoktur ama cilt çeşitli sebeplerle tahriş olduğunda ortaya çıkabilir. Yaş ilerledikçe klinik tablo geriler. Hastalık kuru ve soğuk havalarda azar. Yaz aylarında ise gerileme eğilimindedir. Nemli, tropikal iklimlerde hasta oldukça rahatlar. HAYAT DEVAM EDİYOR İktiyozis olan kişilerin hayatları tamamen normaldir. Fakat derilerine bakım için uğraştıkları zaman diğer insanlara göre çok daha fazladır. Şiddetli İktiyozisi olan hastalar aşağıdaki sıkıntılarla karşılaşabilir. Aşırı sıcaklık: Terleme azaldığından vücut ısısı yüksektir. Hareket kısıtlılığı: Kalın ve kuru kabuklanmalar vücudun hareketi esnasında ağrıya yol açabilir. Tali enfeksiyonlar: Derideki sıyrıklar sebebiyle deri ve sistemik enfeksiyonlar görülebilir. Görme ve duyma bozuklukları. BELİRTİLERİ: İktiyozisin emareleri hastalığın derecesine göre farklılık gösterir. Bununla birlikte genel belirtiler şunlardır: > Değişen kalınlıklarda kuru ve sarımsı veya koyu renk pullu deri (genellikle dirsek ve alt bacak bölgesinde) > Deride poligon şeklindeki ufak şekiller vardır > Avuçlarda ve ayak tabanlarında deri kalınlaşması Kendinize iyi bakın! Kişisel tedbirler, İktiyozisin verdiği rahatsızlığın azalmasına yardımcı olur. İşte alacağımız bazı tedbirler: > Cildi yumuşatmak için uzun süre suda kalarak banyo yapılmalı. Kalınlaşan döküntülerden kurtulmak için kaba dokulu bir sünger veya keçelerle masajla ölü cilt tabakası atılmalı. > Ek katı ve sıvı yağlar içeren hafif sabunlar seçilmeli. Kuru deride özellikle tahriş edici olan deodorant ve antibakteriyel sabunlardan kaçınılmalı. > Saçlardaki pullar, sert bir fırça ile saç derisinden ayrılmalı. > Yıkama veya banyo işleminden sonra deri havlu ile hafifçe ve nazikçe kurulanmalı, böylece nemin bir kısmının deride kalması sağlanmalı. > Nemlendirici veya nemlendirici krem cilt, banyo sonrası ıslak veya nemli iken tatbik edilmeli. > Cildi nemli tutmaya yarayan kimyasallar olan üre veya propilen glikol içeren bir nemlendirici tercih edilmeli. Bu konuda vazelin iyi bir seçenektir. ÖMÜR?BOYU SÜREN TEDAVİ İktiyozisin bilinen ve kesin tedavisi yoktur. Uygulanan tedavi yöntemleri hastalığın belirtilerini en aza indirmeye yöneliktir. En sık görülen çeşidi olan İktiyozis Vulgaris tedavisinde, alfa hidroksi asitleri kremleri ve A vitamini ilaçları kullanılır. Deri nemlendirilmesi ve soyulması sağlanır. Durumu kontrol altına alabilecek krem ve merhemler kullanılabilir. Tedavi için salisilik asitli lanolin ve kakao yağı gibi pomatlar sürülür. Şiddetli olgularda ağızdan yüksek doz tiroid ekstreleri ve A vitamini ile A vitamini türevi olan asitretin veya isotretinoin kullanılabilir. Bu ilaçlar pullanmayı, kurumayı azaltır. Eğer infeksiyon gelişirse antibiotikler ilave edilir. Deriyi rahatlatmak ve yumuşatmak için krem, losyon ya da yağ kullanılabilir ama sabunu az kullanmalı, banyo sayısı azaltılmalıdır. OKUYUCULARIMIZA CEVAPLAR Sabah 5’e kadar uyku tutmuyor! > İbrahim Halil Uyku düzenim berbat, gece 5’ten önce uyuyamıyorum. 5’ten sonra da yatağa girdiğimde yatakta sağa sola dolanıyorum ve saat sabah 9 oluyor. Uyku düzenimi nasıl sağlarım, yardımcı olur musunuz? CEVAP: Kıymetli kardeşim, uykusuzluğun çok çeşitli sebepleri olabilir. Detaylı muayene ve tetkiklerle altta yatan asıl sebep bulunarak ona göre hareket edilmelidir. Size tavsiyem, altta yatan herhangi bir metabolik, hormonal veya enfeksiyöz sebep bulunamazsa o zaman stres birikimi veya depresyon kaynaklı olduğuna karar verilerek psikiyatri uzmanı bir meslektaşımıza danışın, gerekirse onun uygun göreceği, takibi altında kullanacağınız ilaçlarla çok rahatlarsınız. Bir de size tavsiyem yatağa girdiğinizde gün içi karşılaştığınız olumsuzlukları unutup kafaya takmamanız, her hadiseyi olumlu yorumlamanız, yatmadan 1 saat önce de 1 bardak ılık süt içmeniz, yattığınız odanın geceleri ışık almaması, ısı ve nem durumunun da normal seviyelerde olmasının sağlanmasıdır. Ayrıca uyk,uyu geciktirici çay, kahveyi yatmadan 1 saat önce sonlandırmanızı ve sonraki gün uykunuzun gelmesi için 7 saatten fazla uyumamanızı tavsiye ederim. ‘Şeker’ azlığından ayaklarım yanıyor > Gürcan Uluşum > 45 yaşında Tip 2 diyabet hastasıyım, hap kullanıyorum. Sıkıntım, sekerimin düşük olması ve ayaklarımın yanmasının geçmemesi. Ancak buz koyup uyuyabiliyorum! Annem ve kardeşim de şeker hastası. Diyeti bozsam yanma başlıyor. Bir çözüm bulamadık, neler tavsiye edersiniz? CEVAP: Değerli okuyucumuz, sizdeki erişkin tipi şeker hastalığı genelde 35-40 yaş sonrası kilolu kişilerde gördüğümüz, insülin direncinin ön planda olduğu ve irsiyetle nesilden nesile geçen şeklidir. Rahatsızlığın asıl tedavisi ilaçtan ziyade disiplinli perhizdir. İlaçların tek başına faydası yüzde 25-30’u geçmez. Sağlıklı beslenmeye dikkat edilmediği taktirde diyabetin en çok hasara uğrattığı böbrek, kalp, beyin ve gözlerde telafisi olmayan bozukluklar ortaya çıkar. Bu hastaların çoğunda zararlı kolesterol LDL ve kan yağı olan trigliserid de yüksek olup bunlar nöropati dediğimiz başta ayak tabanlarında olmak üzere yanma, uyuşma, karıncalanmalara yol açar. Kan şekerinin zaman zaman düşmesi hem insülin direncinden, hem de aldığınız ilaçların dozlarının biraz fazla olmasındandır. Yapmanız gereken sıkı perhiz ve hareketli bir hayat tarzıyla ideal kilonuza inmenizdir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96604
    % 1.81
  • 6.2586
    % -1.43
  • 7.3135
    % -1.24
  • 8.2415
    % -1.84
  • 242.305
    % -1.51
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT