BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 300 milyon yıllık dev ağaçlar yerin 1 metre altında bulundu

300 milyon yıllık dev ağaçlar yerin 1 metre altında bulundu

Çinliler, önemli bir buluşa imza attı. Ülkenin kuzeyinde yerin sadece 1 metre altında küllerin altında bozulmamış 300 milyon yıllık “fosil orman” bulundu.



25 METRELİK ‘SIGILLARIA’LAR Çinli ve ABD’li araştırmacılar, bir ressama fosil ormanın 300 milyon yıl önceki muhtemel görüntüsünü böyle tasvir ettirdi. Bazı ağaçların yapraklarının bile bozulmadan kaldığını belirten bilim adamları, 6 gruba ayırdıkları ağaçlar arasında ağaçsı eğrelti otlarıyla artık türü tükenmiş 25 metrelik Sigillaria, Cordaites ve Noeggerathiales ağaçları bulunduğunu kaydettiler. KİMLER GELDİ GEÇTİ, KALAN SEVGİDİR Dünyamızdan birçok canlı türü gelip geçmiştir. Bu güzel dünyamızda gerçek yaşamın kaynağı, bütün canlıları ayırt etmeksizin şefkatle kucaklayan “Evrensel Sevgidir”. Sevgili okurlar, zaman zaman sizlerden gelen yazıları manşetimize taşıyoruz. İşte onlardan biri de Aziz Dostum, Kıymetli Bilim Adamı İSMAİL ÖZKAHRAMAN’ın (Emekli Ağaçlandırma Genel Müdürü) gönderdiği “Çin’de 300 milyon yıllık fosil orman haberi” yazısı. Geçtiğimiz günlerde ‘’Proceedings of the National Academy of Sciences’’ dergisinde yayımlanan bu keşif, bilim dünyasında büyük heyecana sebep oldu. Milyonlarca yıl öncesinin dünyasından çok özel bir kesintiyi gözler önüne seren bu ilginç yazıyı Sayın ÖZKAHRAMIN’ın kaleminden siz değerli okurlarımıza sunuyorum. POMPEİ GİBİ KORUNMUŞ Çin’in kuzeyinde Wuda bölgesinde, yaklaşık 300 milyon yıldır orijinal yapısını korumuş bir fosil orman kalıntısı bulundu. Orman, bölgedeki bir kömür madeninde bir iş makinesinin çalışması sırasında ortaya çıktı. Çalışmayı yürüten Çinli ve ABD’li araştırmacılar ormanı, Permian Dönemi Pompei’si olarak nitelemişlerdir. Çünkü M.S. 79’da Vezüv Yanardağı’nın patlaması sonucu yok olan antik Roma kenti Pompei’de kül ve lav karışımı (piroklastik toz), insanların ve eşyalarının üzerini bir örtü gibi kaplamış ve oksijenle ilişkilerini keserek kalıntıların günümüze kadar bozulmadan gelmesine yol açmıştı. Ekip başkanı Jun Wang, bataklık niteliğindeki bir arazide bulunan bu fosil ormanın, volkanik küllerin birkaç güne yayılan birikimi sırasında, özellikle otsu bitkilerin çok fazla zorlanmadan ortama dağıldığını belirterek, bitkilerin çoğunluğunun 1 metrelik kül tabakasının altında olduğunu söyledi. Fosil orman 20 bin metrekarelik volkanik alanın sadece bin metrelik bölümünde ve üç ayrı noktada bulunmaktadır. Ağaçlar köklerinden sökülerek dağıldıkları için yüzeye çok daha yakın biçimdeki kül tabakasında istiflenmişler. Ancak ilginç olanı, ağaçların ‘’dal, yaprak ve kütük’’ olarak orijinal yapılarını yaklaşık 300 milyon yıla yakın bir sürede, büyük ölçüde koruyarak günümüze ulaşmış olmalarıdır. O AĞAÇLAR ŞİMDİ YOK! Fosil ormanda bulunan bitkiler, Permian Dönemi’nde yaşayan fakat sonrasında yok olan ve günümüze ulaşamayan türlerden oluşmakta. Bunlar ‘’Sigillaria, Cordaites ve Noeggerathiales’’ cinslerine ait ağaçsı (ağaç gibi büyüyen) eğreltiler, atkuyrukları, gymnosperm (açık tohumlular) ve angiosperm (kapalı tohumlular) kategorisindeki bitkilerden oluşmaktadır. Ağaçların boylarının 25 metreye ulaşabildiği kaydedilmiştir. PERMİAN DÖNEMİ ÇÖZÜLÜYOR MU? Altını çizmek istediğim önemli bir husus da, 299-251 milyon yıllarını içine alan Permian Dönemi sonunda, o dönemde yaşayan tüm canlıların %90’ının yeryüzünden silinmiş olmasıdır. Bu nedenle o döneme ‘Büyük Ölüm’ adı verilmiştir. Pennsylvania Üniversitesi’nden yapılan basın açıklamasında, çalışma yapılan alanın büyüklüğü dikkate alınınca, araştırmanın o dönemdeki paleoekolojiyi anlamlı şekilde anlamaya yeterli olabileceğinin altı çizilmiştir. Araştırma ekibinde bulunan aynı üniversiteden Hermann W. Pfefferkorn ise, araştırmanın temel olacağını, başka buluntularla bu temelin genişleyeceğini, bu keşifle birçok ilkin gerçekleştiğini ve bir tek enstantane ile yeryüzündeki iklim değişikliğinin açıklanamayacağını, fakat geçmişe ait çok değerli bilgiler edinildiğini söylemiştir. Fosiller arasında bulunan Eğrelti Otu doğallığını günümüze taşımış. BU FOSİLLER BİZE DERS OLSUN Son olarak kendi düşüncemi de aktarmak istiyorum: Yeryüzünde insanın görünmesinin geçmişi en iyimser ihtimalle 3 milyon yılı geçmiyor. Bakınız 300 milyon yıldır buraların sahibi olan bitkiler bulunuyor. Bizden önce onlar vardı. İnsanlar, hiçbir şeye saygı duymuyorlarsa, hiç olmazsa bunun hatırına bitki ve hayvan dünyasına sevgi ve saygı duymalıdır diye düşünüyorum. Değerli okurlar, Sayın ÖZKAHRAMAN’ın görüş ve bilgilerine aynen katılıyorum... Hepinize güzel bir hafta diliyorum, esen kalın. Safarilerin gözdesi Afrika’da birçok hayvan doğal ortamda yaşıyor. 5 Afrika ülkesi bindikleri dalın farkına vardı Angola, Botsvana, Namibya, Zambiya ve Zimbabve’de nesli tükenmekte olan hayvanlar için dünyanın en büyük uluslararası koruma alanı oluşturuluyor Doğal yaşamıyla göz kamaştıran Afrika, doğal yaşama alanlarına sahip çıkıyor. Namibya’da yapılan törende Angola, Botsvana, Namibya, Zambiya ve Zimbabve’den bakanlar, 36 doğal koruma alanıyla bunları çevreleyen bölgenin birleştirilmesini öngören sınır ötesi anlaşmaya imza attılar. Dünya Vahşi Yaşam Fonu (WWF), 5 Afrika ülkesinin, nesli tükenmekte olan hayvanların, 440 bin kilometrekarelik alanda serbestçe dolaşmasına izin verecek önlemler üzerinde işbirliği yapacaklarını açıkladı. Bu arada WWF, Kamerun’da askerlerin, Bouba N’Djida Ulusal Parkı’ndaki son filleri korumak için verdikleri mücadeleyi kaybettiklerini bildirdi. Kamerun, parka 1 Mart’ta 150 asker konuşlandırmıştı. ASYA’DA 2 YILDA 42 MiLYON KiŞi GÖÇ ETTi İKLİM göçleri kapıda Son yıllarda artan küresel ısınmadan dolayı insanlar yerinden yurdundan oluyor Asya Kalkınma Bankası’nın uyarılarına göre iklim değişikliği, 2010-2011 yıllarında afetlerden dolayı 42 milyon insanın evlerini terk ettiği Asya’da toplu göçe neden oluyor. Bankanın raporuna göre sadece Çin ve Pakistan’da 30 milyon insan, sellerden dolayı temelli olarak yaşadıkları bölgeyi değiştirdi. İklim değişikliklerine karşı en savunmasız on ülkeden altısı Asya-Pasifik bölgesinde bulunuyor. Bu ülkeler: Bangladeş, Hindistan, Nepal, Filipinler, Afganistan ve Myanmar. AFETLERİN MALİYETİ 380 MİLYAR DOLAR Öte yandan, BM’nin felaketlerin risklerini azaltma bölümünden sorumlu üst yetkilisi Margareta Wahlstrom, 2011 yılında meydana gelen doğal felaketlerin, ekonomik zararının en az 380 milyar dolarla rekor kırdığını belirtti. Wahlstrom, bunda, Japonya ve Yeni Zelanda’da geçen yıl meydana gelen depremlerin ve Tayland ile diğer ülkelerdeki sellerin büyük rol oynadığını söyledi. Samsun’dan havalanan Öter Ardıç’ı Kıbrıs’ta vurdular! Kıbrıs’ta avcılar tarafından vurulan öter ardıç kuşunun, Samsun’dan göç ettiği tespit edildi. Doğa Araştırmaları Derneği’nden yapılan açıklamada, 5 Şubat 2012’de Kıbrıs Karpaz Burnu’nda avcılar tarafından vurulan Öter Ardıç Kuşu’nun (Turdus philomelos) 21 Ekim 2011’de Samsun Cernek Kuş Halkalama İstasyonu’nda halkalandığı belirtildi. Emir Emirzade adlı bir vatandaşın bilgilendirmesi üzerine kuşun, bacağındaki “DA 06178” kodlu halka sayesinde tanımlandığının belirtildiği açıklamada, öter ardıçların kışı geçirmek için güneye göç ettikleri kaydedildi. Yaban hayvanlarına güvenli alt geçit Karaman-Konya karayolunda yaban hayvanlarının telef olmasını önlemek amacıyla 4 ayrı noktada köprü ve menfezlerin kenarları telle çevrilerek, güvenli geçiş alanları oluşturuldu. Merkeze bağlı Yollarbaşı beldesi yakınlarında oluşturulan güvenli geçiş ve yönlendirme noktasında incelemelerde bulunan Karaman Valisi Süleyman Kahraman, Valilik, Özel İdare ile Orman ve Su İşleri Müdürlüğüyle ortaklaşa hazırlanan proje hakkında bilgi verdi. Vali Kahraman, “Alışmaları için yem de bıraktığımız bu uygulama alanları hayvanlar için bir nevi geçit vazifesi görecek” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT