BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nevruz

Nevruz

“Nevruz nedir?”e cevap benim işim değil. Ben kendime yetecek kadar ne olduğunu, (bir başka dinin bayramı olduğunu) biliyorum. Fazlasını merak edenler de zahmet edip öğrensin.



“Nevruz nedir?”e cevap benim işim değil. Ben kendime yetecek kadar ne olduğunu, (bir başka dinin bayramı olduğunu) biliyorum. Fazlasını merak edenler de zahmet edip öğrensin. Ama bu devletin Nevruz’a bakışı ile başörtüsüne bakışı, solcuya bakışı, sağcıya bakışı, azınlığa bakışı arasında çok derin farklar yok. Tavır aynı. Yıllarca kabul etmezsin.. Sonra, tabi canım, kutlayın ama ortalığı fazla kırp dökmeyin, dersin. Ateş yakın, sessizce üstünden atlayın yeter, dersin. Hatta mümkünse kutluyormuş gibi yapın, dersin. Yanınızdayız demek için de bir ateş yakar, heyet halinde üstünden atlarsın. Garnizon komutanı atlar, vali atlar, belediye başkanı atlar.. Eski valinin devlet adına ateş üstünden atlarken çekilen ve arşivlere giren çok fotoğrafı var. Yeni valimizin de aynı yoldan gitmesi şart değil.. Devlet adına illa birinin atlaması lazımsa garnizon komutanı atlasın.. Bu nihayetinde bir teklif.. .... Diyorlar ki, bunların derdi nevruz, ateş yakmak, atlamak, kutlamak değil.. Dertleri gerçekten kutlamak olsa gösterdiğiniz yerde ve günde bu işi sessiz sakin yapar ve dağılırlar. Nevruz bahane.. Ben de diyorum ki, bahanenin kıtlığı mı var, dediğiniz gibi birileri bir yere parmak sokacaksa, huzursuzluk çıkaracaksa, toplantıyı sabote edecekse, kıracaksa dökecekse başka bahanelerle de yapar. Pazarlıkları nevruz üzerinden yürütmenin faydası ne.. Adamlar senelerce 1 Mayısı Taksim’de kutlayacağız, diye direndiler. Yasak dedik olmadı, her 1 Mayıs’ta tedirginlik.. Gerginlik.. Geçen sene muradlarına erdiler.. Fazla hır gür de çıkmadı. Bizi yanıltmak isteyen istihbarat kanalıyla da yanıltır. Öbür tarafa direnin der, bu tarafa bunlar toplanırsa kan gövdeyi götürecek aman tedbirli olun sonucuna götürecek ipuçları bırakır. Çözüm yasaklamak değil. Çözüm bu insanların niyetlerinin kötü olduğunu anlatmak da değil. Çözüm ateş yakıp devlet erkanıyla üstünden atlamak da değil. Samimi olmak.. Kim nerede ne kutluyorsa kutlasın. Organizasyonu adamlara bırak, bizden istediğiniz bir şey var mı de, yardımcı ol.. Şartlarını söyle: Toplu taşımayı aksatmayın. Gelen geçene zarar vermeyin. İnsanları tedirgin etmeyin, ne halt ederseniz edin. ... Bakış aynı demiştim ya.. Yıllarca devlet, başörtüsünün nasıl bağlanması gerektiğini tarif etti. Kaç yaşından sonra bağlanabileceğine karıştı. Çıktı bir havacı paşa, böyle bağlanırsa kabulüm dedi.. Böyle de aciz insanlar yani.. İçlerinden biri çıkıp size ne, bize ne, paşa sana ne, demedi.. Kaldı ki bu örnekte kırıp dökmek yoktu. Hat hut deyince çoğu boyun bükecek kadar mazlumdu. Kimse kaldırım taşı söküp metrobüs camı kırmıyordu.. Ortalığı ateşe vermiyordu. Yine de tarif ettiniz, yasakladınız, hı dediniz mi dediniz.. Tariflere devam.. O emekli paşayı bulun, bir de nevruz ateşi yakmayı size tarif etsin. Belki kırıp dökmeden bu işin nasıl olacağının yolunu size gösterir. Gerçi onun zamanında nevruzu (w) ile yazmak bile yasaktı, w kullananlar hakkında dava açılıyordu, ama aradan geçen zaman içinde uzaktan bakarak işe yarar bir çözüm yolu bulmuştur. Arayın, memleket davasıdır gelip bildiklerini anlatsın.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT