BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MHP, birinciliği kaçırdıysa da Başbakanlığı kaçırmamalı...

MHP, birinciliği kaçırdıysa da Başbakanlığı kaçırmamalı...

Başbuğ Türkeş’in vefatından sonraki o kötünün fenası kongre üzerine birçok kimse “liderinin ölümü ile MHP bitti” demeye başladı.



Başbuğ Türkeş’in vefatından sonraki o kötünün fenası kongre üzerine birçok kimse “liderinin ölümü ile MHP bitti” demeye başladı. Bir avuç insan, Devlet Bahçeli’nin seçilmesini içlerine sindiremiyorlardı. Bu sebeple hadise çıkartarak MHP imajına ziyan verdiler. Onlara göre soyadı Türkeş olmayan birinin MHP’nin başına geçmesi mümkün değildi. Ama delege, kendileri gibi düşünmüyordu. İstenmedik bir kardeş ihtilafı çıkmıştı. Bu ihtilafı yatıştırmak kolay değildi. Dr. Devlet Bahçeli, sabır ve kararlılıkla zoru başardı. Bu başarı, sayın Bahçeli’nin ilk imtihanı vermesiydi. İkinci imtihan, genel başkanlık koltuğuna oturduğu ândan itibaren başladı. Birçok partili-partisiz O’nun bu vazifeyi uzun süre götüremeyeceği iddiasındaydı. Hele seçim kararı alınınca bazıları iyiden iyiye dudak büker oldular. Onlara göre Devlet Bahçeli ile girilecek bir seçimde MHP’nin bir varlık göstermesi mevzubahis olamazdı. İşte netice... Devlet Bahçeli ve ekibi, ilk günden başlayarak akıllı, şuurlu ve sistemli bir şekilde çalıştı. Ve semeresini de gördü. Bu netice Devlet Bahçeli’nin ikinci imtihanıdır. Asıl imtihansa yeni başlıyor. MHP, 35 yıllık tarihinde ilk defa bu rakkamlarla tanıştı. Şayet bazı kalemlerin MHP ile “baraj” kelimelerini bir arada anmak gibi bir hataları olmasaydı bu parti, şimdi daha yüksek puanlar elde etmiş olacaktı. “Baraj”lı takdim tarzı, gönlü MHP’den yana bir çok seçmeni tereddüde düşürerek “acaba oyum ziyan mı olur” kaygısı ile istemeye istemeye başka partilere yöneltmiştir. Kaybın birinci sebebi budur. İkinci sebepse ayrılık. Şayet birleşmeleri yönünde hem sayın Devlet Bahçeli’ye hem sayın Muhsin Yazıcıoğlu’na yaptığımız teklifler, konuya dair yazdığımız yazılar, layık olduğu itibarı görseydi, kimsenin şüphesi olmasın ki MHP, bugün Türkiye’nin birinci partisi olacaktı. Buna rağmen... Seçimin tek olmasa da esas galibi MHP’dir. İçerde ve dışarda bir çok çevre hayrettedir. Alışacaklar. Bir zamanlar Bâb-ı âli’de milliyetçi bir gazetenin 5 bin tirajdan fazla satamayacağına dair yerleşmiş menhus bir kanaat vardı; yıkıldı. Onun gibi siyasette de milliyetçi bir partinin olsa olsa grup kurabileceğine dair bir hüküm yer etmişti. O da yıkılıyor. Çünkü taşlar yerini bulmakta. Anadolu çocuklarının iktisat ve ticarette mevcudiyetlerini isbat ederek dünyaya açılıp “Anadolu aslanları” unvanını almaları gibi yine Anadolu evlatları siyasete de mührünü vurarak kendilerinin de var olduklarını isbatlamış bulunuyorlar. Bu memleketin has çocukları, yalnızca ölmeyi değil, yönetmeyi de bilirler. Onun için sayın Bahçeli ve ekibinin üçüncü imtihan dönemi başlıyor. O halde hazırlıklı olmalı... Sual bir çok: Kurulacak bir kabineye girmeyip muhalefette mi kalacaklar, MHP+FP+DYP koalisyonunu mu gerçekleştirecekler, yoksa DSP+MHP+ANAP Hükûmetine mi sıcak bakacaklar? Üçü de olabilir. Ancak birinci ihtimale hiç yüz vermemeli. Pekâlâ DSP ve ANAP’la da hükûmet kurulabilir. Ancak... MHP açısından en tasvibi mümkün formül, Devlet Bahçeli’nin Başbakanlığı’nda teşkil edilecek olan MHP+FP+DYP ortaklığıdır. DYP veya FP’nin yerini ANAP da alabilir. Dörtlü koalisyon “Milliyetçi Cephe” çağrışımları yaptıracağı için iltifat edilmemeli. Türkiye’nin önümüzdeki bir bin yıla yeni bir yüz, yıpranmamış bir isim ve dinamik bir partiye mensup bir Başbakanla girmesi fevkalade isabetli olacaktır. DSP’dense MHP’nin kabine kurma ihtimali daha yüksektir. Ama; dikkat edilirse bu ihtimal gözden saklanmaya çalışılıyor. Yarın, Cumhurbaşkanı, sayın Bülent Ecevit’e görev verdiğinde teklifleri hemen kabul etmek yerine görev verilme sırasının sayın Devlet Bahçeli’ye de gelmesi beklenmelidir. MHP, Hükûmet kurmak için istekli, hatta ısrarlı olmalı. MHP iktidarı ile şehîdler mesrur olacaktır. Başbakanlıktan sonra da dördüncü imtihan dönemi başlayacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT