BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Benimle evlenir misin?

Benimle evlenir misin?

G.Saray’ın eli işte gözü oynaşta... Fatih Terim İngiltere’de Leeds’e göz banyosu yapıyor, biricik evlatları da Erzurum’la ateş dansına çıkıyordu.



G.Saray’ın eli işte gözü oynaşta... Fatih Terim İngiltere’de Leeds’e göz banyosu yapıyor, biricik evlatları da Erzurum’la ateş dansına çıkıyordu. Bir koltuğa iki karpuz sığdırmak buna derlerdi işte... Çünkü Cimbom ligin zımparası, usturasıydı... Önüne geleni götürüyor, un ufak edip, kesip ölçüp kalıbına göre biçiyordu. Erzurum ne ki? Koca bir yayla... Aslında G.Saray için bugün alınacak bir galibiyet şampiyonluğa yapılan evlilik teklifi olacaktı. O niyetle de geldi. Ama öyle bir ortamda geldi ki Erzurum’a, saha, iklim, rakım o biçim de eksik bir takım. Kızımız “şampiyonluk” da çok nazlı, pek işveliydi. Göz kırpıyor ama araya Erzurum’u sokmuş “aslan”ım damadıma kan kusturuyordu. Aslında bu maçta sonuçtan çok merak ettiğim, Terim’in yokluğunda onun ateşiyle kimin çok yandığıydı. Fatih hocanın “asil” mirasçısı kimdi? Kulübeden önce fırlayan Bülent Ünder mi, elinde bir deste kağıtla futbolcu değişimlerini yaptıran Müfit Erkasap mı? Maçtan olduğu gibi galiba kulübeden de koca bir beraberlik çıktı bugün. Ünder: Sıfır, Erkasap: Sıfır... G.Saraylı futbolcular da babaları evde olmadığı zaman yaramazlık yapıp, ortalığı dağıtan çocuklar gibiydi. Hagi topa yapıştı mı “Bana ne, bana ne. Vermicem işte” inadıyla Emre, Arif ve Marcio’yu kızdırdı durdu. Onlar da 5 yaş zekasıyla uzun süre oyuna küstü. Hâl böyle olunca, diğer yeğenlerimiz de oyundan düştü. Gözlerinin içine kızgın bir bakış fırlatacak babaları İngiltere’de olduğu için de işi sokak futboluna kadar götürdüler. Kaybedilen iki puan belki de Terim’in cep telefonuna ulaşılamamasından olabilirdi. Fatih hocam tribünde otururken az mı maç kazandırmıştı G.Saray’a. Dadaşım yakalamış böyle bir aslanı ama bir türlü hakkından gelemiyordu. Forvetteki Alman tam dayaklık bir eleman. Löebe denilen hippi kılıklı bu adamın Alman olması mümkün değil. Tanıdığım Alman’ın en andavallısı. Esasında Erzurumspor takım olarak da tutuktu. Sebep ise hep aynıydı; G.Saray’ın ismi yetiyor, artıyordu bile. Eğer biraz cesur olabilselerdi tarih yazabilirlerdi. Ama yazacak kalem bulamadılar vesselam. Aslında iki takım da iyi olmadıklarının farkındaydı. Olayı bir tek şey çözebilirdi; bir kaza golü... Böyle bir şansı yakalayan şüphesiz maçı da götürürdü. Ama olmadı. G.Saray adına üzüldüm... Daha dün R.Mallorca’yı gole boğan aslan, bugün bir şans golüne muhtaç duruma düşmüştü. Erzurum adına üzüldüm... Bu G.Saray’ı yakaladı, haklayamadı. Eee... Ne demişler? Futbol bu. Kimine yedirir kavun, kimine de kelek... Bu sonuç iki takım içinde S.O.S verdi aslında. Birinin şampiyonluğu, öbürünün kümede kalması. Şimdi ikisi de şapkaları önüne koysun bakalım.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT