BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Saçlı İbrâhim Efendi

Saçlı İbrâhim Efendi

“Nefîs yemekler yemek, yeni elbise giymek, yüksek, büyük binâlar yapmak helâlden kazanıldığı, kibir ve övünmek için olmadığı zamân isrâf değildir...”



Saçlı İbrâhim Efendi, İstanbul Molla Gürânî’de Koruklu Tekkesi şeyhlerindendir. Cerrahpaşa Câmiinin vâizi idi. 1623 yılında tâyin edildiği Koruklu Tekke şeyhliğini on bir yıl yürüttü. 1634’te vefât etti. Kabri Fındıkzâde’de Koruklu Tekke’nin yerinde bulunan Pîrî Mehmed Paşa Câmiinin hazîresindedir. İbrâhim Efendi, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki: Yemek ve içmekte israf olan yerleri bildirelim, iyice dinleyiniz: Acıkmadan yemek, isrâftır. Doyduktan sonra fazla yemek de isrâftır. Yalnız, misâfir utanmasın diye, ta’âm sâhibinin fazla yemesi ve orucu râhat tutmak için sahûrda fazla yemek isrâf değildir. Her istediğini yemek de isrâftır. Günde iki kere yemek ve her istediğini yemenin isrâf olması, doyduktan sonra veyâ hazım olmadan, acıkmadan tekrâr yemek isrâf olur demektir. Çünkü, gündüz ikinci olarak yemek, hele kısa günlerde ve çalışmayan kimseler için, çok kerre, tam acıkmadan yemek olur. Bir sofrada, her istediğini yemek de, doyduktan sonra yemek olur... Sofrada yemek çeşitlerini lüzûm yok iken artırmak isrâftır. Fakat, bir yemekten usanıp her birinden biraz yiyerek ibâdet yapmak [meselâ oruç tutmak, helâl kazanmak için çalışmak veyâ Müslümân kardeşlerine yardım etmek gibi ibâdetler] için kuvvetlenmek düşüncesi ile veyâ sofrada misâfir bulundurmak niyyeti ile olursa, isrâf olmayacağı, (Hulâsa) kitâbında ve başka kitaplarda yazılıdır. Kitâbların sözü, yemek çeşitleri, yalnız bu iki sebeple artırılabilir demek değildir. Ziyân etmedikçe ve başka bozuk niyyet ile olmadıkça, lezzet ve zevk için artırmanın da câiz olduğunu, A’râf sûresinin otuzbirinci âyeti ve Mâide sûresinin doksanıncı âyeti göstermektedir. İSRÂF VE TEKEBBÜR!.. Bu iki âyet-i kerîmeye dayanarak, âlimlerimiz, her çeşit meyve yiyerek lezzet almaya câiz demişler ve Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” çeşitli meyve yediğini haber vermişlerdir. Abdüllah ibni Abbâs “radıyallahü anhüm┠için buyurulan, (İstediğini ye, istediğini giyin! İnsanı yanlış yola götüren, isrâf ve tekebbürdür) hadîs-i şerîfi, (Buhârî)de yazılıdır... Nefîs yemekler yemek, kıymetli, yeni elbise giymek, yüksek, büyük binâlar yapmak ve dînin sâhibinin harâm etmediği dahâ bu gibi şeyler, helâlden kazanıldığı, kibir ve övünmek için olmadığı zamân isrâf değildir...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT