BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > IQ takometremiz kaç?

IQ takometremiz kaç?

Bilgi yarışmalarında üniversiteli gençliğin genel kültür seviyesi 4+4+4 tartışmalarını bile geride bırakıyor. Uzmanlar; acı tabloya işaret edip, eğitim sistemi baştan aşağı reforme edilmeli diyor.



M. Kurtbay Önür - İSTANBUL Televizyonlardaki bilgi yarışmalarında insanımızın bilgi seviyesi hayal kırıklığına sebep oluyor. Mecliste kora kor 4+4+4 tartışmaları devam ederken, şimdiye kadar Tevhid-i Tedrisatla yürürlükte olan maarif sisteminin seçme üniversiteleri ve burada okumuş öğrencilerin eğitime katkısı (!) gözler önüne seriliyor. Bilgi yarışmalarında katılımcıların cehaletini ve bilgisizliğine bir örnek de; ‘Kim Milyoner Olmak İster’e katılan bir Siyaset Bilimi öğrencisi ile bir defa daha ortaya çıkıyor. Yarışmanın sunucusu Kenan Işık’ın; ‘TBMM başka hangi adla anılır?’ çok şıklı sorusuna kendinden emin bir şekilde; ‘Yüce Divan’ cevabını vermesi önce Yeditepe Üniversitesi’ndeki arkadaşlarını ve seyirciyi şoke etti ve tartışmalara sebep oldu. Bazı medya organlarında ‘sosyal medyada ve gazete haberlerinde maarif sistemimizin ve tevhid-i tedrisatın gençleri getirdiği noktaya dikkat çekiliyor. “EĞİTİM 60 YIL OLSA NE YAZAR” Geçtiğimiz günlerde aynı programa yarışmacı olarak katılan 18 yaşındaki Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencisi de, ‘zoraki’ olarak katıldığını söyleyip en kolay soruları cevaplayamamıştı. Yine programa katılan beyin cerrahı bir profesör branşıyla ilgili çıkan ilk soruya yanlış cevap vererek elenmişti. Bu tür yarışmalara katılıp; “Elektriği kim buldu?”, “Çobanın giydiği kıyafete ne ad verilir?” gibi sorulara; “I... Aaaaa... Oooo” diye cevaplar verilmesi izleyenleri de çileden çıkarıyor. Prof. Dr. Kemal Sayar, “Kalite yoksa 60 yıl eğitim verseniz boş” yorumunda bulunarak, “Türkiye’deki eğitim sisteminin çok da özgürlükçü, insanların düşüncelerini ifade etmesine imkân tanıyan bir sistem olduğu söylenemez. Türkiye’deki sistem ezberci bir sistemdir. Yalınkat bir sistemdir ve insanların ders kitaplarında ifade edilen birtakım bilgileri papağan gibi tekrar etmesini bekleyen bir sistemdir. İnsanlara konuştukları oranda, farklı şeyler söyledikleri oranda, soru sordukları oranda değer veren sorgulayıcı bir sistem değildir. Bir suçlu aranacaksa bu, yıllardan beri uygulanan eğitim sistemidir. Çocuklar bu eğitim sisteminde en başta hadım ediliyorlar. Zihinsel kabiliyetleri törpüleniyor” diye konuştu. Sayar, Teknolojinin de insanları aptallaştırdığını dile getirerek, “Apartman dairesinin penceresinden bakıyorum: Her evde televizyonun ışığı parlıyor. Medya teknolojileri cehaleti tırmandırıyor, entellektüel yetkinlik azalıyor. Zihinsel kapasiteleri düşmüş gençler dünyayı anlamakta zorlanıyor” şeklinde konuştu. 23 Aralık 2010 tarihli gazetemizde toplumun eğitim ve bilgi eksikliğine işaret etmiştik.
Reklamı Geç
KAPAT