BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sâlim bin Abdullah

Sâlim bin Abdullah

“Ey Ömer! Sen şimdi, sıradan bir insan değilsin. Büyük bir vazifeyi üzerine aldın. Bu hususta, Allahü teâlâdan başka senin yardımcın yoktur...”



Sâlim bin Abdullah hazretleri, Tâbiînin büyük fıkıh âlimlerindendir. Hazret-i Ömer’in (radıyallahü anh) torunu olup, babası Eshâb-ı kirâmdan büyük âlim Abdullah bin Ömer hazretleridir. Medîne-i münevverede 725 (H.106) senesinde vefât etti. Vefatından kısa bir zaman önce halife Ömer bin Abdülazîz ona mektup yazarak hazret-i Ömer-ül Fârûk’un mektublarından birisini kendisine yazmasını istedi. Bunun üzerine Sâlim bin Abdullah halîfeye şu mektubu yazdı: “Ey Ömer! Dünyâda iken çeşit çeşit lezzetleri tadıp hayâtın her türlü zevklerini elde edip de, öldükten sonra, o güzel gözleri kafataslarında oyuk hâlini almış, yine o doymak bilmeyen karınları şimdi yarılmış olan ve senden önce geçen pâdişâhların hâlini iyi düşün ve ibret al. Şimdi onlar, yerin altında ve üstünde leş olmuşlar. Kendisine sâhip olamayan bir zavallı bile şimdi onlara, leşlerinin kokusundan, tiksinerek bakıyor.” Sâlim bin Abdullah, Ömer bin Abdülazîz’in mektubunu alınca, şu mektubu yazdı: “Bismillâhirrahmânirrahîm. Sâlim bin Abdullah’tan, müminlerin emîri Ömer bin Abdülazîz’e! Sana selâm ederim. Kendisinden başka ilâh olmayan Allahü teâlâya hamd ederim. Allahü teâlâ, irâde buyurup (dileyip) dünyâyı yarattı. Dünyâyı çok kısa eyledi. Onun başından sonuna kadar olan zamanı, günün bir saati gibi yaptı. Sonra, dünyâ ve dünyâdakilerin son bulmalarını diledi ve meâlen şöyle buyurdu: (O’nun zâtından başka her şey yokluğa mahkûmdur. [Geçerli] hüküm ancak O’nundur; ve [öldükten sonra] hep O’na döndürüleceksiniz.) [Kasas sûresi: 88] “SIRADAN BİRİ DEĞİLSİN!” Ey Ömer! Sen şimdi, sıradan bir insan değilsin. Büyük bir vazifeyi üzerine aldın. Bu hususta, Allahü teâlâdan başka senin yardımcın yoktur. Kendini ve ehlini muhafaza edip, hak ve hukuku gözetebilirsen, bu büyük bir nîmettir. Çünkü senden önce geçenlerden bir kısmı, yapacaklarını yaptılar. Hakkı öldürüp, bâtıl ve bid’atleri ortaya çıkardılar. Bu bid’atleri sünnet-i seniyye zannettiler. Bid’at ehli kimselerin yetişmesine fırsat verdiler. İlim sâhiplerine rahatlık verdilerse de, çok eziyet de yaptılar. Sen onlara, rahatlık ve genişlik vermekle berâber, eziyet ve sıkıntı kapısını da kapalı tut. Eğer sen Allahü teâlânın rızâsını gözetirsen, Allahü teâlâ sana yardımcı insanlar gönderir. Allahü teâlânın yardımı, herkesin niyetinin derecesine göredir...”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT