BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Finansal istikrar bilmecesi...

Finansal istikrar bilmecesi...

Zaman zaman ortaya çıkan bazı ikilemler, para otoritesinin manevra alanını daraltıyor. Sadece bizde değil, birçok ülkede kafaları kurcalayan soru aynı:



Zaman zaman ortaya çıkan bazı ikilemler, para otoritesinin manevra alanını daraltıyor. Sadece bizde değil, birçok ülkede kafaları kurcalayan soru aynı: -Ne?yapalım?da, fiyat istikrarıyla birlikte finansal istikrarı da sağlayalım? Bu sorunun, genel kabul görmüş ve?her?bünyeye uygun bir cevabı yok. Hemen belirtelim ki.. -Fiyat istikrarı, finansal istikrar için uygun bir zemin oluşturuyor, ama finansal istikrarı garanti etmiyor. Mesela.. 2008 sonbaharı itibariyle derinleşen küresel krizde, tam da böyle bir durumla yüzleşmiştik. ABD Merkez Bankası-Fed, 2003-2007 yılları arasında uyguladığı para politikasıyla, enflasyonu düşük tutmakla birlikte, borçluluk oranlarının ve varlık fiyatlarının aşırı artmasına yol açmıştı. Dahası.. -Finansal balonların üremesine, küreselleşmesine ve taşınamayacak risklerin birikmesine, finansal istikrarın bozulmasına katkıda bulunmuştu. Özetlemek gerekirse.. Küresel finans krizinin ortaya çıkmasına neden olan faktörlerden biri de, başta ABD ve AB olmak üzere, gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının fiyat istikrarına odaklanırken, finansal istikrarı göz ardı etmeleriydi. *** Peki bize ne oldu? Ders aldık mı? İsterseniz, olup biteni bir kere daha hatırlatalım. - 2010 yılının son çeyreğinde, sürekli tırmanan cari açığımızı finanse edenlerin “portföy ve vade” tercihlerinin yanı sıra, hızlı kredi genişlemesi ve küresel finansal sistemin barındırdığı riskler, para otoritesini ürküttü. Finansal istikrara ilişkin kaygılar, ön plana çıktı. Merkez Bankası’na göre: -Enflasyonu kontrol altına alan bir faiz politikası, finansal risklerin ortaya çıkmasını engellemekte yetersiz kalıyordu. -Ekonomide fiyat istikrarı için gerekli olan faiz seviyesiyle, finansal istikrar için gerekli olan faiz seviyesi, her zaman birbirleri ile uyumlu değildi. *** Dolayısıyla.. Daha?düşük bir politika faizi, daha geniş?bir faiz koridoru (gecelik borç verme ve borç alma faiz oranları arasındaki?fark)?ve?daha?yüksek zorunlu karşılık oranlarının, finansal riskleri geriletmek bakımından, “uygun bir bileşim” olacağına karar verildi ve uygulamaya konuldu. Konjonktürün?gereklerine?uygun olarak,?“politika faizinde, faiz koridorunda ve zorunlu karşılık oranlarında” aşağı ya da yukarı yönlü bir takım?değişiklikler?yapıldı?ve?yapılıyor. *** Ne var ki.. “Politika faizi, faiz koridoru ve zorunlu karşılık oranlarından oluşan politika bileşimi,” günümüzde de aynen korunuyor. Niçin? -Finansal istikrar cephesinde postu deldirmemek ve telef olmamak için!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT