BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KRAMPON...

KRAMPON...

KARABÜKSPOR’da A2 takıma gönderildiği için geri çağrılan Mehmet Batdal apar topar A3 takımına gönderildi. “deliyorumcu”



KARABÜKSPOR’da A2 takıma gönderildiği için geri çağrılan Mehmet Batdal apar topar A3 takımına gönderildi. “deliyorumcu” ... SÖZLEŞMESİNİN uzatılmaması halinde, Emre Belözoğlu’nun küçükken hangi takımlı olduğunu duyurması bekleniyor. “ConteCristo” ... MESSİ’NİN “En çok rekor kıran sporcu” rekorunu kırmasına sadece 1 rekor kaldı! “ConteCristo” ... BEŞİKTAŞ taraftarının yeni başkan Fikret Orman’a kafiyeli tezahürat bulma arayışları sürüyor. “Otomatik Pelegrini” ... KAPILARINI basına kapatan Real Madrid kulübü eleştirileri cevapladı: “Cereyan yapıyordu.” “SergioRamos” ... ŞÜKRÜ Saracoğlu yeni açık tribünü önündeki kale direği, şike soruşturması kapsamında gözaltına alındı. “Sabribo” ... DERBİDE Alex’in şutuna uçan Muslera bugün sabah saatlerinde başarılı bir şekilde iniş yapmayı başardı “fb54fh” Bizimkiler... Dilaver Abi, tekstil işi yapan hemşehrisini ziyaretinde, bir abone çalışması yapmanın da peşinde... Sohbet muhabbet devam ederken cümleye şöyle giriş yapıyor; “Hemşehrim; her şey bir yana, bir tane Türkiye Gazetesi’ne abone olacaksın...” Adam çekmecesinden makbuzları çıkarıyor ve “Ben iki oğluma, bir dükkana, bir de eve aboneyim... Diğer üçünü bırakayım mı?...” Xxx Serdar, Fetih filmini seyretmiş, ertesi gün onu konuşuyorlar Raşit’le... “-Dün sinemaya gittik hanımla...” -Hangi filme?... “-Hani 1963 var ya; Osmanlı filmi...” Xxx Almanya’daki Bizimkiler’den Zafer Karabulut Abi fırın mamulleri sattığı dükkanında arkadaşlarını kah-valtıya davet eder... Kahvaltı bittikten sonra, “Hay Allah unuttum... Size halis muhlis sahanda köy yumurtası yapacaktım çok şahane... Unuttum... Ama üzülmeyin giderken alabilirsiniz... 10’luk paketlerde 3.5 euro”... ...gündemin kırıntıları... Uçaklar otobüs fiyatına inmiş... Bir farkı yok ki... Biri yerden uçuyor, biri havadan... *** Ligde top oynayan birçok futbolcu, sahtecilik suçundan gözaltına alınmış... Oynanan futbola bakılırsa, bunların lisansında da var bir şey... *** Piyasadaki balların da yarısı sahteymiş... Görüyor musunuz?... Parmağı boşuna yaladık... HAYATA?DAİR Bir keresinde bana çok yakın bir arkadaşım olmuştu... Bir yüzme havuzunun kenarında otururken avuçlarından birisini biraz su ile doldurdu ve bana uzatıp şunu söyledi: Elimde tuttuğum bu suyu görüyor musun?... Bu “sevgi”yi sembolize ediyor... Ben bunu şöyle görüyorum: Elini özenle açık tutar ve suyun orada kalmasına izin verirsen, her zaman orada kalacak... Ancak, parmaklarını kapamaya kalkar ve sahip olmaya çalışırsan bulduğu ilk aralıktan akacak... İnsanların sevgi ile karşılaştıklarında yaptıkları en büyük hata bu... Buna sahip olmaya çalışırlar, talep ederler, beklerler... Ve aynen elinizi kapadığınızda elinizden dökülen su gibi sevgi, aşk da sizden kaçar... Çünkü sevgi özgür olmalıdır, onun doğasını değiştiremezsiniz... Eğer sevdiğiniz insanlar varsa, onların özgür birer varlık olmalarına izin verin... Verin ama beklentiye girmeyin... Tavsiyede bulunun ama emretmeyin... “Verir misin” deyin ama hiçbir zaman talep etmeyin... Bu, gerçek sevginin sırrıdır... (...Swami Vivekananda) söz der ki; “-Olumlu eleştiri, sizi düşmanların elinden alan güzel sözdür...” (...Ağzını şapırdatarak ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) TEMEL’iN YERi İki tıp öğrencisi caddede gezerken önlerindeki Temel’in yürüyüşü dikkatlerini çeker. Temel hafif eğik vaziyette ve yarım topallayarak yürümektedir. Bizimkiler Temel‘in durumu hakkında fikir yürütürler. Birisi: “-Bence bu adamın bel fıtığı var, onun için böyle yürüyor” der... Diğeri: “-Bence de adamda siyatik var” diye iddia eder. Fıtıktı, siyatikti şeklinde epeyce tartıştıktan sonra “En iyisi adamın kendine soralım” fikrinde karar kılarlar ve Temel’e yanaşırlar. “-Amca biz tıp öğrencisiyiz, yürüyüşünüz dikkatimizi çekti de... Ben “bel fıtığı” vardır dedim, arkadaşım da “siyatiktir” dedi. Gerçekten neyiniz var?...” Temel güçlükle konuşur vaziyette soruya soruyla karşılık verir: “-Buraya en yakın tuvalet nerdedir biliyor musunuz?...” BİR FİLM DİYALOĞU Adam: Ooo kurtları ikilemişsin?... Tarkan: Kurdun oğlu o... Adam: O halde yenilmezliğin iki kat artacak... Tarkan: Hele bir büyüsün de... Adam: Ne o senin kurt yemeği beğenmedi herhalde?... Tarkan: Oğlunu doyurmadan yemek âdeti değildir... Adam: Oğlu da yemiyor?... Tarkan: Babası başlamadan yemez o... Kurt oğlunu Türk âdetlerine göre yetiştiriyor... (...Tarkan Filminden)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT