BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye’nin 2012’si

Türkiye’nin 2012’si

Dünya 2008’de girdiği krizden çıkma yolları ararken, Türkiye 2011 yılında büyüme rekoru kırdı. 2011’in 9’uncu?ayı?itibariyle Türkiye ekonomisi?yüzde?9.6?büyüdü.



Dünya 2008’de girdiği krizden çıkma yolları ararken, Türkiye 2011 yılında büyüme rekoru kırdı. 2011’in 9’uncu?ayı?itibariyle Türkiye ekonomisi?yüzde?9.6?büyüdü.?Yüzde?9.4 büyüyen Çin‘i bile geride bırakıp en fazla büyüyen ekonomi oldu. İstihdamda da başarılı bir yıl oldu Türkiye için 2011?senesi.?Bir milyon 300 bin kişi?yeni?iş sahibi oldu ve işsizlik oranı yüzde?10’un?altına?indi.?Fakat,?bu yüzde?inişe?bel?bağlamamak lazım.?Burada?kalır?ve?kronikleşirse?fena.?Bir?fena?tarafı?da?şu:?35-54?yaş arası işsizlik?oranı?gün?geçtikçe?artıyor.?1996’da?bu?yaş?arasındaki?işsizlik oranı?yüzde?19?idi.?2011’de?yüzde 35 oldu! Tehlikeli bir artış! Ev geçindiren aile reisinin işsiz kalmasından daha kötü ne olabilir ki? Acilen çare bulmak lazım. Bulunur?bulunmasına?ama?ah?şu cari açık olmasa. Cari açık tehdidi, “Demokles’in Kılıcı” gibi sallanıyor Türkiye‘nin tepesinde. Zaten Ankara 2011’in dördüncü çeyreğinde frene basıp ekonomiyi soğutucu tedbirler almaya başladı. Risk büyük çünkü. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile bizim Ekonomi Gazetecileri Derneği‘nin (EGD) ortaklaşa tertiplediği 8. Kartepe Zirvesi‘nde bu durum masaya yatırıldı. Türkiye ne yapsın da bu riski milimize edip, cari açığın getirdiği krizden fazla yara almadan çıksın? Hisarcıklıoğlu, Türkiye‘nin ferdi tasarruflarının oldukça düşük olduğuna dikkat çekip “Cari açık ve finansman yetersizliği bir araya gelince TL değer kaybediyor ve faiz yükseliyor” dedi. Ki nitekim, yeterli finansman gelmeyince;?TL döviz karşısında yüzde 30 değer kaybetti. Ayrıca şunu da göz ardı etmemek lazım. Son günlerde yaşanan finansman krizini Türkiye atlattı atlatmasına ama mevcut döviz rezervini yiyerek atlattı. Böyle bir telafi şansı daha kalmadı yani. Dolayısıyla çok dikkatli gitmekten?başka?çaresi?yok Türkiye’nin!.. Türkiye, şartlar ne olursa olsun rekabet gücünü arttırmak zorunda. İstihdam artışı ve işsizliği azaltıcı tedbirler almaya mecbur. Tabii yapısal reformları da devreye sokması lazım. Hisarcıklıoğlu Türkiye‘nin önündeki faktörleri sayarken olumlu ve olumsuzları ayırdı. Ki, olumlular olumsuzdan daha fazla. Canlı bir piyasa var bir kere. Ayrıca özel sektör yatırımları devam ediyor. Dış borç çevirebilme kabiliyeti sürüyor. Kamu bütçe açığının düşük olması da önemli bir avantaj tabii. Enerji fiyatlarının yüksekliği, enflasyon, yetersiz yurt içi tasarruf, İran ve Suriye‘de yaşanan gerilim. Bunlar da?Türkiye‘nin?önündeki?olumsuz faktörler. Avrupa ülkelerindeki kriz de önemli bir olumsuz faktördü tabii. De... AB çözüm yollarını buldu ve o eski “Avrupa yok mu oluyor” korkusu yerini olumluya bıraktı. Eğer Türkiye yeni teşvik sistemlerini devreye sokabilir ve kontrollü büyüme politikalarından taviz vermezse, düzlüğe çıkmaması için?bir?neden?yok.?Yeter ki,?doğru zamanda doğru kararlar almasını bilsin. Sözün özü: Önümüzdeki yıllarda ilk 10 ekonomi arasına girme iddiasındaki Türkiye‘nin yeni iktisadi reformları gerçekleştirmesi ve finansman yetersizliğine vakit geçirmeden çare bulması gerekiyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT