BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Günümüzü gün ediyoruz

Günümüzü gün ediyoruz

Senenin 365 günü “el” gibi gördüğümüz insanları bir günlüğüne “el üstünde” tutuyoruz



ünler gitgide daha yorucu olmaya başladı. İşi hizmet olan örgütler işlerini güçlerini bırakıp kazasız belasız “günlerini” atlatmaya çalışıyorlar. Dar bütçeler uçak biletlerine, otel rezervasyonlarına, yemekli toplantılara gidiyor. Hiç düşündünüz mü bilmem bugüne kadar hangi Verem Haftası’nda dikkate değer adımlar atıldı? Hangi Öğretmenler Günü’nde gariplerin maaşı arttı? Dünya Barış Günü’nde savaşlar devam etmedi mi? Hem “Irk Ayrımına Son Günü” Avrupalılar’ın umurunda mıydı? Sonra şu “27 Ekim Kalkınmayla İlgili Bilgi Edinme Günü” neden kutlanmıyor, kutlanıyorsa bizim haberimiz niye olmuyor? Bununla hangi bakanlık ilgileniyor, yoksa hiçbir bakanlık ilgilenmiyor mu? Galiba işin rengi başka. Sadece “14 Şubat Dünya Sevgililer Günü” için 4 trilyonluk gül ithal edildiğini düşünürseniz bu “gün” dümeni yabana atılır birşey değil. Bakın bir teklifim var... İç içe yaşadığımız ve hizmetlerine muhtaç olduğumuz insanların da günü olsun. Senenin bir gününü de vidanjör operatörlerine, bakkallara, kasaplara, İETT şoförlerine, kokoreç ustalarına ayıralım. Burun kıvırıp geçtiğiniz çöpçülerin işi naza çekip iki gün çalışmadıklarını düşünebiliyor musunuz? Hem öğretmenler günü oluyor da sayıları 40 misli olan öğrenciler günü niye olmuyor? Bir günlüğüne çocuklar dövülmese, azarlanmasa, üniformaya, alaburus tıraşa zorlamasa ne olur? Sonra Nineler Günü’nü düşünen mevki Dedeler Günü’nü nasıl akıl edemedi? Takvime bakıyoruz 5 Aralık Kadın Hakları günü, 10 Aralık İnsan hakları Günü. Ya bunlar erkeklerin hakkını yiyor, ya da kadınları insandan saymıyorlar. Hem bu günlerin dağılımı da can sıkıyor. Mayıs ve Ekim gün kaynıyor, Şubatla Ağustos “es” geçiliyor. Söyleyin bu iki güzide ayımızdan kim ne istiyor? Gelin bizi dinleyin. İnsani değerlere yıl boyu sahip çıkın ve dostlarınızı hergün sevin. Günleri mi? Bırakın meraklısı oyalansın. Hangi gün kimin günü 2 Ocak Veremle Savaş Haftası 2 Ocak Enerji Tasarrufu Haftası 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Bayramı 25 Ocak Dünya Cüzzam Günü 26 Ocak Dünya Gümrük Günü 14 Şubat Sevgililer Günü 1 Mart Yeşilay Haftası 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 14 Mart Tıp Bayramı 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü 20 Mart Irk Ayrımına Son Verilmesi Günü 22 Mart Dünya Su Günü 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü 27 Mart Dünya Tiyatro Günü 30 Mart Kütüphaneler Haftası 1 Nisan Dünya Kanser Haftası 5 Nisan Avukatlar Günü 7 Nisan Dünya Sağlık Günü 9 Nisan Mimarlar Günü 15 Nisan Turizm Haftası 22 Nisan Dünya Günü 29 Nisan Dünya Nüfus Günü 29 Nisan Dünya Dans Günü 3 Mayıs Basın Özgürlüğü Günü 4 Mayıs Trafik Haftası 8 Mayıs Dünya Kan Günü 12 Mayıs Hemşireler Günü 14 Mayıs Anneler Günü 14 Mayıs Eczacılar Günü 15 Mayıs Dünya Aile Günü 17 Mayıs Dünya Haberleşme Günü 21 Mayıs Dünya Kültürel Kalkınma Günü 21 Mayıs Dünya Süt Günü 25 Mayıs Afrika’nın Bağımsızlığı Günü 31 Mayıs Dünya Sigarasızlık Günü 5 Haziran Dünya Çevre Günü 13 Haziran Toprak Bayramı 15 Haziran Babalar Günü 26 Haziran Uyuşturucuyla Mücadele Günü 10 Temmuz Dünya Hukukçular Günü 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü 24 Temmuz Gazeteciler Günü 1 Ağustos Dünya Emzirme Günü 1 Eylül Dünya Barış Günü 8 Eylül Dünya Okuma-Yazma Günü 27 Eylül Dünya Turizm Günü 27 Eylül Dünya Müslümanlar Günü 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü 2 Ekim Doğal Afetleri Engelleme Günü 2 Ekim Dünya Çocuk Günü 4 Ekim Hayvanları Koruma Günü 9 Ekim Dünya Posta Günü 11 Ekim Dünya Gazete Dağıtıcıları Günü 16 Ekim Dünya Beslenme Günü 16 Ekim Dünya Gıda Günü 16 Ekim Dünya Tarım Günü 17 Ekim Yoksullukla Mücadele Günü 24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü 27 Ekim Kalkınmayla İlgili Bilgi Edinme Günü 27 Ekim Nineler Günü 4 Kasım UNESCO Günü 7 Kasım Dünya Şehircilik Günü 14 Kasım Dünya Sinema Günü 24 Kasım Öğretmenler Günü 24 Kasım Dünya Müslüman Kadınlar Günü 29 Kasım Filistinliler’le Dayanışma Günü 1 Aralık AIDS’le Mücadele Günü 3 Aralık Dünya Sakatlar Günü 5 Aralık Kalkınma Gönüllüleri Günü 5 Aralık Kadın Hakları Günü 10 Aralık İnsan Hakları Günü Kütüphane Haftası neye yarar... Her yıl (27 Mayıs- 2 Nisan arası) olduğu gibi, bu yıl da Kütüphane Haftası törenlerle kutlandı. İstiklal marşı söylendi, saygı duruşu yapıldı. Sayın Vali, Değerli Belediye Başkanı’mız, Üniversitelerimizin en seçme öğretim üyeleri, Yazma Bilimciler, Kütüphane Müdürleri ve mütekaid Kütüphane Müdürleri konuşmalar yaptılar. Kitap bağışlayanlara plaketler verildi, ayakta alkışlanıp “Aşkolsun” denildi. Konservatuar öğrencileri dinletilerde bulundular, oyunlar oynadılar. Karagöz vazgeçilmez bir gelenekti ve yine vazgeçilmedi. Düzenlenen paneller uykulu gözlerle dinlendi. Kitabın çocuklar ve gençler üzerindeki müspet tesirleri çok konuşuldu ama orada çocuklarla gençler yoktu. Avrupa görenler “Olmazki canım” dediler, “Danimarka’da böyle mi?” Basınımızın çok güzide temsilcileri hiç bir detayı kaçırmadı. Notlar aldılar, sorular sordular, fotoğraf çektiler. Paralı yemekten düştü mü bilmem, ama limonata içtiler. Genç muhabirler “Ulusal enformasyon alt yapımız ne âlemde?” yahut “Yazma eserlerimiz yok mu oluyor?” başlıklı “cazip ve çarpıcı” haberler yaptılar. Ama nedendir bilinmez gazete mutfağındaki tecrübeli ağabeyler yüzlerini buruşturdular. “Yine mi” deyip kağıtları çöpe attılar paparazileri manşet yaptılar. Ya Murat Molla’nın hali... Salonlarda etkinlikler gümbür gümbür sürerken, mahallemizde ki kütüphanenin hali içler acısıydı. Murat Molla Külliyesi bu semtte (Fatih’te) az bulunan bir bahçeye ve binalar silsilesine sahipti. Ancak ahşaplardan biri tamamen yok olmuştu diğeri yok olmayı bekliyordu. Geceleri ayyaşlara berduşlara mekan olan bina bir gün yanıp gidecek, bir tarih toprağa gömülecekti. Düşünün 1745 yılında kurulan ve içinde tam 1853 tane el yazması eser bulunan kütüphanenin camları yoktu ve içeride kuşlar uçuyordu. Bahçe kedi köpek kaynıyordu. Kütüphaneye giremeyen çocuklar intikamlarını camları kırarak alıyorlardı. Koca külliyenin tek memuru kitap sevdirme (gibi asli) işinden uzaklaşmış kadın olmasına rağmen güvenlik görevlisi kesilmişti. Tarihi binayı hem hırsıza, uğursuza, hem de yağmura doluya karşı korumaya çalışıyordu. Zaman zaman marangozluğa kalkıyor, su alan yerlere kendi satın aldığı naylonları çakmaya çalışıyordu. Binanın elektrik sistemi iflas etmişti ve kaloriferi yoktu. İçerisi ciğer donduracak kadar soğuktu, masa üzerindeki tozlara bakarsanız uzun zamandır ziyaretçisi olmamıştı. Bir zamanlar Nakşi tekkesi olan kütüphanede biri Hafızül Kütüp olmak üzere ona yakın vazifeli çalışırdı. Bu gün çocuklara sunulacak kadar bir hizmeti görse de yeterdi ama bunun için (düşünüyorum da) en az 5 memur olmalıydı. Korkarım Ankara, kütüphanemizin halinden habersizdi. Bu hanım nasıl olsa formları doldurup günü gününe gönderiyor ve kağıt üzerinde işler yürüyordu. Öyle ya yazışmalar aksamıyorsa problem yoktu. Murat Molla Kütüphanesinin paslı bahçe kapısını zor açtık, girişte göllenen suyu geçebildiğimize göre akrabot olmalıydık. Bina girişinde kalın baklalı bir zincir ve çeyiz sandığını andıran bir asma kilit vardı. Tam “Kimse yok mu?” diye bağırmaya niyetleniyorduk ki memure hanım göründü. Kadıncağız tedirgin ve ürkekti. Biz “Balat sokaklarıyla ilgili birşeyler arıyorduk” gibi bir bahane uydurduk. Memure hanım elimizi yüzümüzü temiz görmüş olmalı ki (ben olsam açmazdım) kapıyı açtı. İçeride keskin bir küf kokusu vardı. Ben güya aradığını bulamayan insanların hayal kırıklığı ile rafları karıştırdım. Kültür bakanlığı bir sürü yaramaz kitap yollamış. Detay konularda periyodik yayınlar, alfabeler, boyama kitapları filan. Kadıncağız gölge gibi peşime takıldı da arkadaşlar fotoğraf çekmeyi başardı. Memure Hanım, kütüphane hakkında sorduklarımızı duymazdan geldi. Sadece boynunu büküp “Görüyorsunuz işte” dedi. Öyle ya memur beyanat veremezdi ki. Yazı uzamasın diye kısa geçiyorum ama İstanbul kütüphanelerinin tamamı dertliydi. Doğuyu, Güneydoğuyu siz düşünün. N’olur haftaları, günleri kutlamayı bırakın da işinize bakın. Eğer şu kütüphanenin halinden haberiniz yoksa çok yazık. Yok haberiniz var da gücünüz yetmiyorsa becerene verin. Böylesi bir külliye bundan daha kötü olamaz. Bu kadar zamanda böylesi tahribat. Valla rekor. Kütüphane haftanız kutlu olsun.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT