BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Akıl akıldan üstündür

Akıl akıldan üstündür

Kılıçdaroğlu ve parti yöneticileri, Erdoğan ve AK Parti’yi CHP’nin projelerini çalıp uygulamakla suçluyorlar. Sadece yakın geçmişe bir göz atalım isterseniz:



Kılıçdaroğlu ve parti yöneticileri, Erdoğan ve AK Parti’yi CHP’nin projelerini çalıp uygulamakla suçluyorlar. Sadece yakın geçmişe bir göz atalım isterseniz: Bedelli askerlik uygulaması, intibak yasası, 2B ile ilgili yasa, şehitlik kapsamını genişleten ve yakınlarına geniş imkânlar getiren çalışma ve de son olarak Başbakan Erdoğan’ın Seul yolunda gündeme getirdiği üniversitelere giriş sınavlarının kaldırılacağı ve dershanelerin özel okula dönüştürülmesini öngören düzenleme. AK Parti’nin CHP’den “arakladığı” projelerden birkaçı bunlar! Bir an için diyelim ki hakikaten böyle. CHP’lilerin bundan gurur ve onur duyması gerekmez mi? Ne güzel bir şey sizin gerçekleştirmek isteyip de gerçekleştiremediklerinizi başka bir partinin gerçekleştirebilmesi. Burada durumdan vazife çıkartarak gönül rahatlığı ile şunu da söyleyebiliriz: CHP think-tank kuruluşu olsun, yöneticiler de akil adam... Bu hayırlı girişimden de 75 milyon Türk insanı istifade etsin... CHP Tandoğan Meydanı’nda dün meclis grubunu topladı. Kılıçdaroğlu da geçen hafta sonu “Nar Taneleri” adlı oyunu izlemek için gittiği salonda Ara Güler’in fotoğrafını çekerken objektiflere poz verdi. Sayın Kılıçdaroğlu’na sormak lazım, bu hareketleri hangi kategoriye sokacağız; taklitçilik mi kopyacılık mı? Zira BDP de bir zamanlar grubunu Diyarbakır’da topluyordu. Birkaç hafta önce de Başbakan Erdoğan bir ödül töreninde Ara Güler’in fotoğrafını çekmişti... Ders anlaşılırsa ters! Önümüzdeki günlerde mahkeme huzuruna çıkacak olan 12 Eylül 1980 darbesinin mimarları Kenan Evren ile Konsey üyesi Tahsin Şahinkaya, mahkemeye verdikleri yazılı savunmada, “Darbe amacına ulaştı bizi yargılayamazsınız” diye görüş bildirmişler. Aslında paşalarımız bunu söylerken ‘bilerek ya da bilmeyerek’ mesaj gönderiyorlar; Ergenekon, Balyoz, İrtica ile Mücadele Eylem Planı gibi davalarda yargılanan muvazzaf ve emekli paşalara: “Biz ihtilal yaptık, sonuca ulaşıp kahraman olduk. Siz beceremediğiniz için halk size farklı gözle bakıyor. Çok yazık oldu, hapishanelerde ömür tüketiyorsunuz. Sakın hatayı başkalarında aramayın. Eğer bizden akıl ve ders alsaydınız bunlar başınıza gelmezdi. Atalarımız ne demiş: At binenin, kılıç kuşananın. Anlatabildik mi netekim!..” Bir asırlık çınarın gölgesinde 12 Mart 1912 yılında kurulan Türk Ocakları, bu yıl çeşitli etkinliklerle 100. yılını kutluyor. Bu vesileyle katıldığım bir toplantıda, Türk Ocakları Genel Başkanı Nuri Gürgür’ün konuşmasında dikkatimi çeken “Milliyetçilik” kavramı ile ilgili birkaç satırı burada aktarmak istiyorum: “Birlikte yaşamaktan, ortak acıları, sevinçleri, gelecekle ilgili düşünceleri paylaşmaktan kaynaklanan tabii bir aidiyet duygusu olan Türk milliyetçiliği, Avrupa’nın Nazizm, Faşizm gibi hastalıklı, ırkçı, saldırgan milliyetçilikleriyle benzerleştirilemez. Bizim milliyetçiliğimiz ötekileştirici, itici, dışlayıcı değildir. Varlığımızı koruma ihtiyacından doğan, Anadolu mayasıyla, tevhid inancıyla yoğrulan, sevgiye, hoşgörüye dayanan birleştirici, kucaklayıcı bir millet anlayışının ürünüdür...” Birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz bugünlerde, muhafazakârlıkla milliyetçiliği aynı potada eriten Türk Milleti için bundan güzel ve şümullü bir tanım olamaz herhalde...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT