BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Su Nimeti”

“Su Nimeti”

Hepimiz bu su döngüsü sayesinde yaşıyoruz. Suyun yağmur olarak yağması, toprağın suyu emerek yer altı sularının yeniden oluşması, tekrar denizlere dökülmesi, buharlaşması ve tekrar yağmur olarak yağması... Suyun temizlenmesi ve yenilenmesi için harika bir yöntem.



Yıllar önce Dublin’de okurken İrlanda’nın güneybatı kesimlerinde dağ-tepe doğa yürüyüşü yapardım. Hava genelde sisli ya da yağmurlu olurdu. Nadiren açık olan havalarda ise, nazik, sıcakkanlı insanların yaşadığı bu yemyeşil sayfiye bölgelerinde, kaldığım otelin ya da çiftlik evinin balkonuna asarak kuruturdum giysilerimi. Yağmurlu günlerde çamaşırhanelerdeki elektrikli ya da gazlı kurutucuları kullanırdım, ama kırsalda çamaşırları ipe asarak kurutmak çok daha iyi geliyor insana. DENİZDE SUSUZ YAŞAMAK Atalarım İrlanda’yı 1800’lerin başındaki kıtlıklardan biri esnasında terk etmiş. İrlandalılar çok iyi hikâye anlatır. “Emerald Adası” hakkında uzun, güzel ve bazen komik-hüzünlü hikâyeler dinlemiştim. Gerçekten de bu ada hüzünlü bir geçmişe sahip olsa da, bol su bahşedilmiş, yemyeşil bir yerdir. Diğer bir uzun ve hüzünlü hikâye de Samuel Taylor Coleridge’in yazdığı “Yaşlı Gemici” şiiridir. Bu şiirin dörtlüklerinden birinin meşhur bir bölümü var: “Su, su nereye baksan yalnızca su/Ama hiçbir yerde yok içecek bir damla” Bu eski denizci hikâyesinde, o ve arkadaşları rüzgâr olmadığı için denizin ortasında susuz bir halde kalakalmışlar. Deniz suyu tuzludur; yani yeryüzündeki suyun yüzde 97.5’i tuzlu sudur. Tuzlu bir gezegende yaşıyoruz. Dünyadaki suyun sadece yüzde 2.5’i tatlı su. Bu yüzde 2.5’in yüzde 68.7’si buzullarda, yüzde 30.1’i yer altında, yüzde 0.8’i kutuplarda sürekli donmuş toprak içerisinde ve sadece yüzde 0.4’ü yüzey suyu olarak ve atmosferde bulunuyor. Çoğu insanın aklına su deyince göller, nehirler ve göletler gelir. Bunlar yüzey suyudur. Ancak dünyamızda göller tatlı suyun sadece yüzde 0.27’sini, nehirler de sadece yüzde 0.06’sını teşkil ediyor. Topraktaki nem, bitki ve hayvanlardaki su ve atmosferdeki su benzer şekilde çoğu insanın sandığından çok daha az miktarda bulunmaktadır. Bunlar dünyadaki suyun sadece yüzde 0.8’ini teşkil ediyor. BUZULLAR SU BANKASI Neden bu kadar çok insanın buzulların erimesinden endişe ettiğini belki şimdi daha iyi anlamışsınızdır. Buzullar bizim için bir tür su bankasıdır. Bu buzullar, Hindistan, Çin, Pakistan, Afganistan ve daha birçok ülkede kuraklık döneminde yüz milyonlarca insan için su kaynağı olabilir. Eriyen buzullar dünya nüfusunun büyük bir kısmı için hayat kaynağıdır. Buzullar erir ve bu sular nehirlerden akar. Bu nehirler çiftlikler, evler ve sanayi için hayat kaynağı olur. Buzul erimesi olmazsa, yüz milyonlarca kişi taşınmak zorunda kalacak. İklim ve başka nedenlerden dolayı göç etmek zorunda kalan büyük insan gruplarına bir sürü misal mevcut, ama eğer bu durum gerçekleşirse en büyük göçlerden biri yaşanır. Hepimiz bu su döngüsü sayesinde yaşıyoruz. Suyun yağmur olarak yağması, toprağın suyu emerek yer altı sularının yeniden oluşması, tekrar denizlere dökülmesi, buharlaşması ve tekrar yağmur olarak yağması... Suyun temizlenmesi ve yenilenmesi için harika bir yöntem. Bu arada, şu anda yeryüzünde bulunan su miktarının yüz milyonlarca yıldır aynı olduğu tahmin ediliyor. Dünya nüfusu artıyor. Su tüketimimiz daha da hızlı artıyor. Suyu her gün kirletiyor, israf ediyor ve hor kullanıyoruz. Su gerçekten Allah’ın bir lütfudur ve buna göre davranmak gerekir. Ancak, böyle yapmıyoruz. Dünyada birçok kişi çok az su bulunan bölgelerde yaşıyor. İrlanda’nın aksine kuru, kurak yerlerde yaşıyor. Bazen kadınların ve kızların, sadece hayatta kalabilmek uğruna, pis, hastalık dolu suyu, pis plastik bir şişeye doldurmak için 10-20 kilometre yürümesi gerekiyor. Bu manzaraları çölün verimli toprakları her geçen gün biraz daha kendine kattığı Afrika’nın Sahel bölgesinde görebilirsiniz. ÇOCUKLAR ÖLMESİN! Şanslı Kanadalılar günde 7000 metreküp su kullanabiliyor. Yemenliler de 150 metreküp kullanabildikleri için şanslılar. ABD’de insanlar musluklarını açtıkları zaman temiz içme suyu akıyor. Filistin, Ürdün ve Yemen’de ise su dağıtımı kamyonetlerle yapılıyor; üstelik her gün de değil. Yemen’de 45 günde bir, Ürdün’de ise 10 günde bir bu şekilde su dağıtılıyor. Yoksullara su götürmenin maliyeti genellikle zenginlere götürmekten daha pahalı oluyor. Kuyu açma maliyeti, su pompaları için mazot, nakliye masrafları ve kadınlar ve kızlar tarafından yürünmek zoruna kalan kilometrelerce yol. Bu kadınlar ve kızlar okula gidiyor, çalışıyor ya da başka şeylerle ilgileniyor olabilirlerdi, ancak Etiyopya, Somali ve bazı başka ülkelerde günlerinin çoğunu su almak için yürümekle geçiriyorlar. Dünyada her gün 5500 çocuk kirli su yüzünden ölüyor. Bu ölümlerin çoğu Aşağı Sahra bölgesinde oluyor. Pakistan’ın Karaçi şehrinde kirli su yüzünden ölenlerin sayısı, Hindistan ve Pakistan arasındaki bütün savaşlarda ölenlerin sayısından fazladır. Su temiz ve tazeyse bir nimettir. Kirli ve kötü olduğunda ise bir felakettir. Kenya’nın Nairobi şehrindeki Kibera varoşunda su o kadar pistir ki, her bir yudum içmek Rus ruleti oynamak gibidir. Ancak annelerin çocukları için suya ihtiyacı var. Dünyada suyun çoğu tarımda kullanılır. Çölün yakınında pirinç yetiştirilen çok kurak ülkeler gördüm. Bu hiç mantıklı değil. Suyun bir başka önemli kullanım alanı enerji üretimi içindir. En çok dert ettiğimiz evde kullanılan su miktarı, aslında dünyada kullanılan suyun küçük bir yüzdesini oluşturur. Tarım, enerji ve sanayide suyun kullanım şeklini değiştirirsek, suyu sürdürülebilir bir nimet yapma yolunda oldukça yol almış oluruz. Ancak ihtiyaç duymadığınızda musluğu kapatmak da fayda sağlayacaktır. İnsanlar su bazlıdır. Su olmazsa ölürüz. Bu kıymetli nimeti nasıl daha iyi kullanabileceğimizi düşünmeli ve bu su döngüsüne bir şey olursa çocuklarımızın ve torunlarımızın ve gelecek nesillerin düşünebileceğimizden çok daha zor bir hayata sahip olabileceğinin farkına varmalıyız. TÜRKİYE SU FAKİRİ Mİ? Kısmi bazı çözümleri önümüzdeki hafta anlatacağım. O zamana kadar dünyada birçok insanın karşı karşıya olduğu bazı su problemlerini okumak isteyebilirsiniz. Dışarıdan birçok kişinin su zengini olarak gördüğü Türkiye’de bile bazı insanlar su kıtlığı yaşıyor. Ancak, her büyük ülkenin yağmurlu ve kurak yerleri mevcuttur. Yeşil İrlanda’yı düşündüğümde, aynı zamanda Etiyopya, Kenya, Ürdün, Filistin, Yemen ve Türkiye’yi de düşünüyorum. Bir zamanlar İrlanda’da gürül gürül akan nehirlerden su içerken nice insanın sudan mahrum olduğundan haberim yoktu. Artık var ve suyun kıymetini her zamankinden çok daha iyi biliyorum...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT