BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Liderler zirvesi ve ANAP

Liderler zirvesi ve ANAP

Ecevit’ten sonra Bahçeli de ilk oylamadan alınmışa ve mesele yapmışa benziyor. İki lider Yılmaz’dan 5 Nisan oylaması için garanti isteyecek. Koalisyon ortağı partilerin liderler zirvesi, sadece oylamayı değil hükümetin geleceğini de tayin edecek.



Ecevit’ten sonra Bahçeli’nin de Anayasa değişikliği oylaması sonucunda kırgın ve hatta kızgın olduğu ortaya çıktı. Başbakan vekili sıfatıyla Cumhurbaşkanıyla görüşen ve yetkili kurulunu toplayan Devlet Bey, mevcut koalisyon düzeninin yıkılabileceğini yani ANAP’ın dışlanabileceğini söyledi. MHP liderine göre yeni koalisyonun omurgası DSP ve MHP’den çatılacak, eksik olan 12 sayısı da bağımsızlardan ya da DYP’den karşılanacak. Uyarı ve inandırıcılık Medyada geniş akis bulan Bahçeli’nin bu bakışı, iki şekilde yorumlanabilir. Birincisi, ANAP’ı hizaya çekmek için uyarıdır. İkincisi de MHP liderinin DSP lideri gibi sözüne sadakat ve kararlılıktır. Bahçeli de Ecevit gibi oylamanın birinci turunda inandırıcılık, saygınlık ve de itibar noktasında surda gedik açıldığını düşünüyor ve buna gösterilecek hoşgörünün yakın gelecekte bumerang misali geri döneceğini hesap ediyor. Kısacası bu oylamaya konacak tavrı, istikrarlı ve uyumlu bir seyrin gerekliliği olarak görüyor. Devlet Bey’e göre bilinen kararlılığa ve angajmana rağmen mağlup olan bir liderin bunu görmezden gelip, gereğini yapmaması, ancak durumu idare etmekle izah edilebilir. Yılmaz’dan ne istenecek? Ecevit’ten sonra Bahçeli’nin de bu noktada bulunduğunun ilanı, asgariden kamuoyunu düşünmeye sevk edecek ve dahası, vekillerin yüreğini de şöyle bir hoplatacaktır. Ecevit-Bahçeli angajmanından sonra artık Rahmi Koç gibiler ulu-orta ahkam kesemeyecekler, düşüneceklerdir. Milletvekilleri de yaptıklarının “demokrasi ihtilali” olmadığı ve hatta istikrarsızlığa davetiye olduğunu hatırlayacaktır. Gelelim koalisyon partileri liderlerinin ortakları Yılmaz’dan ne isteyeceklerine? Muhtemeldir ki Ecevit de, Bahçeli de “garanti” talep edecek. Bir an için Mesut Bey’in garantiyi verdiğini düşünelim. Durum yine parlak değildir. Fazilet’e 69. maddede taviz verilmezse bu partinin olumlu oya kanalizesi zordur. FP olmazsa da 367’ye erişmek neredeyse imkansızdır. Referandum ve DYP Ne Ecevit, ne Bahçeli ne de Yılmaz referandumu arzulamaz ve durumu garanti görmeden ikinci tura gitmeyi istemezler. Liderler ancak Fazilet’le anlaşılır ise böyle bir riske girerler. Ortaklardan hiçbiri DYP’nin ikinci turda takınacağı tavırdan emin değildir. DYP pekala Fazilet’le anlaşıldığı takdirde menfi oy da verebilir ve referandum kapısını aralamak isteyebilir. DYP’nin stratejisinde Demirel’e karşıtlık yok ancak hükümete girmek ve koalisyon ortaklarının arasını açmak öncelikli hedeftir. Bütün bunlar da gösteriyor ki ikinci turda sonuç almak gerçekten de çok kolay değildir. Süre uzatımı Bilgi değil ama tahminimiz Mesut Yılmaz’ın zirvede ortakları Ecevit ve Bahçeli’ye yeniden 3 yıllık süre uzatımını teklif edeceğidir. ANAP lideri mevcut tabloyu aktaracak ve çıkış yolu olarak da bunu gösterecek. Bize göre Yılmaz’ın ortaklarına rest çekmesi mümkün değildir ve dolayısı ile de liderler zirvesinden fiili bir kopuş beklenmemelidir. ANAP lideri için iktidar ortağı olmak, olmazsa olmazdır ve dahası, DSP ve hatta MHP’ye de cumhurbaşkanlığı seçiminde mutlak ihtiyaç vardır. Bütün bunlar zirvede ANAP’ın taleplere boyun eğeceğini gösteriyor. Yılmaz sadece yukarıda değindiğimiz gibi referandum heyulasına dikkat çekecek, ondan sonra da her şeye “evet” diyecek. Muhasebe Bugün dahil önümüzdeki üç gün muhasebe dönemidir. Milletin vekilleri bu üç gün boyunca oluşan tabloyu ve Ecevit’in deyimi ile iki adım ötesini düşünecekler. İki adım ötesi belki hükümetin yıkılması ve belki de kaostur. Vekiller havarilik psikozuyla attığı oyu vicdanına danışıp sorgulayacaklar. En önemlisi oylarının getirdiği ve de getireceği tabloyu algılamaya çalışacaklar ve de “Demirel’in yerine kim” sorusuna da cevap arayacaklar. Biz Sayın Demirel’in bir dönem daha gerekliliğini hep savunduk ve bugün de aynı çizgideyiz. Bu çizgimiz kuracağımız fabrikaya ya da üniversiteye arsa tahsis ettirmek için değil, ülkemiz ve insanımız adınadır. Demirel’in olmadığı bir arenada Ecevit’e de, Bahçeli’ye de ve hatta Yılmaz’a da rahat yoktur. ABD sefiri bakın ne diyor? Çıkış yolu FP ile anlaşılıp ikinci turda sonuç alınması, ama o da olmazsa 3 yıllık süre uzatımıdır... Demirel bana değil Türkiye’ye lazım...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 94082
    % 1.16
  • 4.7932
    % -0.57
  • 5.6125
    % 0.31
  • 6.2808
    % -0.14
  • 189.513
    % -0.21
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT