BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KRAMPON...

KRAMPON...

REAL Madrid’den Milan’a teklif; “Eleyin şunları, kupanın 2 sapını ve de Carvalho’yu size verelim.” “nistelrooy”



REAL Madrid’den Milan’a teklif; “Eleyin şunları, kupanın 2 sapını ve de Carvalho’yu size verelim.” “nistelrooy” ... MESSİ‘nin bağlı olduğu danışmanlık firması “Beratung durch Familienangehörigen” şirketin adını vergi tabelasına sığdıramamaktan şikayetçi. “zauri” ... HASAN Yener: “Fulham çok üst düzey bir kulüp, Avrupa’da şampiyonluğa oynuyorlar. Burak’ın gitmesi gereken yer orası.” “ConteCristo” BİZİMKİLER... Ali Başgümüş Abi İzmir’de görevliyken, yenge İzmir’e gelmiş... Ali Abi yengeyi almaya otogara gitmiş, yengenin valizini arabaya koyup yürümüş... Arabayla giderken 15 dakika sonra yengeye bir şey sormuş... Cevap alamayınca arkaya bakmış, yenge yok. Otogara dönüp yolun kenarında bekleyen hanımını alarak devam etmiş... ... Ali Abinin oğlu İbrahim Başgümüş pazara gitmiş... Sebze meyvenin yanında 1 karton da yumurta almış... Sebze meyveyi arabaya koymadan önce zarar gelmesin diye yumurtaları arabanın üzerine koymuş... Sonra diğerlerini arabaya koyup, eve gelmiş. Bakmışlar ki yumurta yok... ... Ali Başgümüş Abinin diğer oğlu Mehmet arabayla yengeleri bir yere misafirliğe götürmüş. Akşam Ali Abi ile Mehmet eve gelmiş, kimse yok. Yatsıya kadar beklemişler. Bu arada çok ya merak etmişler. (Cep telefonları henüz keşfedilmemişti.) Nihayet yengeler misafir oldukları evden telefonla arayıp kendilerini ne zaman alacaklarını sormuşlar... Tuzaktan kumanda... (...KANALTÜRK / Telegol) SERHAT ULUEREN: Gökmen Özdenak; o zaman siz sorun bir soru izleyicilerimize bize ulaşsınlar... GÖKMEN ÖZDENAK: Valla bilemedim ki Serhatcım ne sorayım?... SERHAT ULUEREN: Zekanı kullan... GÖKMEN ÖZDENAK: Yok ben kulağımı kullanacağım... KADINLAR & ERKEKLER... (...”Bayan Şoför Andı”, Süleyman Sertuğrul’dan) - Kontağı çevirir çevirmez trafikte, kurt dalmış koyun sürüsü benzeri bir etki oluşturacağıma... ... - Takip mesafesi kısaldıkça ön cama yapışacağıma, saç topuzum bozulmasın diye geri giderken bile mümkün mertebe kafayı döndürmeyeceğime... ... - Aramızda bir fırkateyn geçecek kadar yer olsa da, diğer araca uzun bir korna çalarak çekilmesini, yaklaşmamasını, yanaşmamasını talep edeceğime... ... - Park yerinde, görevliyi gel, toplaaa, huoop sağ yap sağ yap...tekrarlarıyla delirtip en sonunda “Abla kalsın, öyle bırrraak” dedirteceğime... ... - Tek başıma park etme durumunda, kırk ve üzeri manevra yapacağıma, en imkansız kombinasyonları deneyeceğime, yine de gerisi dışarıda, arka lastik kaldırımda tarzı modern yaklaşımlar sunacağıma... ... - Belediye otobüsleri, dolmuşların arkasından gidip onların durduğu her durakta onlarla birlikte bekleyeceğime ve Akmıyo bu trafik ayol diye sızlanacağıma... ... - Yokuşlarda aracı kaydıracağıma, ter ve göz yuvalarımı büyüterek daha da elimi ayağıma karıştıracağıma, nasıl olsa arkadan vuran 8’de 8 suçlu düşüncesiyle rahatlayacağıma, kalkarken stop etmesin diye köküne kadar gaza yüklenip pati yapacağıma... ... - Kullanılan aracın zarar görmesi halinde eşe, babaya, polise “Napıyım yaaa, frene basamadım işte” diyeceğime, hatta “Benden kıymetli mi” tribiyle küseceğime... TEMEL'İN YERİ Fadime, fırtınalı bir havada geminin güvertesinde dolaşmaya çıkmış... Yanına bir görevli gelmiş ve uyarmış onu; “-Burada durmanız ölümünüze neden olabilir... Kuvvetli bir dalga sizi denize sürükleyebilir...” Temel uyarıyı yapan görevlinin yanına gelmiş ve öfkeyle bağırmış; “-Sen kim oluyorsun be kardeşim... O benim karım, ben uyarmıyorum, sana ne oluyor?...” Hayata Dair... Servetinin bir parçasını kaybettin... Bunu avunamayacağın bir kayıp sayıyorsun... Ama sözüne bağlılığı, temizliği, alçak gönüllülüğü bıraktığın vakit bir şey kaybettiğini sanmıyorsun... Oysa ki serveti kaybettiren; irademizin elinde olmayan yabancı bir kuvvettir... Onlardan yoksun olmak, ya da onları kaybetmek utanılacak bir şey değildir... İç zenginliğimize gelince, onu ancak kendi yanlışımız yüzünden kaybederiz... İç zenginliği olmamak ayıp ve acı bir şey olduğu gibi, Varken kaybetmek ise çok daha ayıp ve çok daha acıdır... (...Epiktetos) BİR FİLM DİYALOĞU -Denizciliği neden bu kadar çok istiyorsun?... “-Çünkü bana yapamayacağımı söylediler...” (...Men Of Honor filminden) Söz der ki; “-Yalnızlıktan boğuluyorsan, hayatını başkalarının yaşamasını bekliyorsundur...” (...E fena mı dedim, diye sorduğu müthiş S.Ö.Z.leri)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT