BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çözüm AB üyeliği

Çözüm AB üyeliği

Türkiye’nin Avrupa’nın savunma yeteneğinin artırılmasına taraftar olduğunu, ancak AB üyesi olmayan NATO ülkeleri aleyhine ayrım olmaması gerektiğini belirten Büyükelçi Onur Öymen, “AB üyeleri, sadece kendileri tam yetkili olurlarsa, dışarda kalan NATO üyeleri için tek çare AB’ye tam üye olmak” dedi.



Büyükelçi Onur Öymen, Türkiye’nin NATO nezdindeki Daimi Temsilcisi. Daha önce Ankara’da Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı olarak da bulundu. Bonn’da da büyükelçilik yaptı. Türkiye’nin Avrupa ülkeleriyle ilişkilerini de yakından izleyen Büyükelçi Öymen ile, son haftaların Türkiye için en önemli konularından biri olan Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) konusunda sohbet yaptık. Bu konudaki farklı yaklaşımlarını dinledik. * Kışlalı -Bu konudaki son durumu nasıl görüyorsunuz? Öymen -Önce işin esasına bakmalı. Genelde NATO’nun Avrupa savunmasına daha fazla katkıda bulunması eğilimi hep vardı. Her zaman paylaşılıyordu bu fikir. AGSK da bu düşünceden çıktı. 1996 Haziran’ında Berlin’deki NATO Dışişleri Bakanları toplantısında, bu kimliğin NATO içinde geliştirilmesi kararlaştırıldı. Ama Avrupa Birliği de kendi içinde bir savunma ve güvenlik boyutu kazanma için çalışmalar yaptı. Ama 1998’de İngiltere ve Fransa AB’ye sözkonusu boyutu kuvvetle desteklediler. AB’nin gerektiğinde kendi başına hareket edebilecek bir savunma imkanına kavuşması konusu böyle çıktı. * Kışlalı -Bundan sonraki aşamalar ve Türkiye’nin yaklaşımı? Öymen -1999 Nisan’ında Washington’daki NATO zirvesi iki metin kabul etti. AB’nin bu yeni boyutunun bütün üyelerin güvenliğine hizmet etmeli ve NATO ile AB arasındaki mevcut sisteme ek olmalı, dendi. Yapılacak şey NATO içinde geliştirilecekti. Daha sonra Köln ve Helsinki’de AB toplantılarında 2003’e kadar 60 bin kişilik bir güç kurulması görüşü oluştu. Ama Washington’da oluşturulan NATO stratejik konseptine atıfta bulunulmadı. AB kendi önceliklerini esas aldığını gösterdi. * Kışlalı -AB’nin amacı ne? Öymen -Avrupa’da savunma boşluğu var diye bu girişimde bulunulmadı. Girişim AB’nin ekonomik ve siyasi boyutuna bir savunma boyutu katmak istediğinden bu görüş ortaya çıktı. Böylece AB uluslararası alanda daha büyük rol oynayabilecekti. Görev Solana’nın * Kışlalı -Şu anda durum ne? Hangi aşamadayız? Öymen -AB içi çalışmalar devam ediyor. Kesin karar alınmadı. Geçici kararlar alındı. Mart başından itibaren AB içinde üç mekanizma oluşturuldu. Biri; AGSK ile ilgili siyasi komite. İkincisi askeri komite, üçüncüsü de askeri sekretarya. Faaliyete de başladılar. Başkanı da Avrupa Dış Politika ve Savunma girişiminin başına getirilen NATO eski Genel Sekreteri Solana. * Kışlalı -Geçici oluşumda Türkiye’nin yeri var mı? Öymen -Hayır. Sadece AB üyeleri yer alıyor. NATO üyesi olup da AB üyesi olmayanlar yok burada. Bu geçici kuruluşlar daimi kuruluş haline 1-1.5 yıl içinde geldiğinde ne olacağı önemli. Bu sorunun cevabı aranıyor şimdi. * Kışlalı -Çalışmalar Türkiye’yi endişelendirecek bir yöne gitmiyor mu? Öymen -AB içinde çalışmalar var. Dışta kalan ülkelerle danışmak için mekanizmalar oluşturulması, AB öncülüğündeki hareketlerde NATO imkanlarından yararlanılacaksa dışta kalanların da bu faaliyetlere davet edilmeleri gibi düşünceler var. Ama hiçbiri somutlaşmış değil. * Kışlalı -NATO-AB ilişkileri ne olacak? Öymen -NATO ile AB arasındaki ilişkilerin nasıl gelişeceği de somutlaşmış değil. Karar alınmadı henüz. Türkiye’nin tezi * Kışlalı -Türkiye’nin tezini bir de sizden dinlesek? Öymen -Türkiye, Avrupa’nın savunma yeteneğinin artırılmasına taraftar. Yalnız bu çalışmalar yapılırken Avrupa’da ayrım çizgileri oluşturulmasına karşıyız. NATO ile ayrım yapılmasın. AB üyesi olmayan NATO üyeleri aleyhine ayrım oluşturulmasın. Bütün ülkeler bu mekanizmalarda temsil edilsinler. * Kışlalı -Mekanizmalar neler? Öymen -İstişare mekanizmaları var. Kararın oluşturulması var. Karar alınması var. Bunların hepsine katılınması isteniyor. NATO’nun Avrupalı üyeleri arasındaki eşitliğin bozulmaması isteniyor. AB’de mutabakat yok * Kışlalı -Şu ana kadar AB içindeki eğilimi nasıl değerlendiriyorsunuz? Öymen -Türkiye gibi ülkelerle yakın işbirliği yapılması, bunların imkan ve desteğinden yararlanılması ancak nihai kesin kararın sadece AB’ye üye ülkeler tarafından alınması isteniyor. Bu hava var. Ama henüz bir mutabakata varmış değiller. * Kışlalı -Bizi bu mekanizma içine almazlarsa ne yaparız? Öymen -İstediğimiz yönde gelişme olursa mesele kalmaz. Olmaz da mevcut temayülleri tüm AB üyeleri benimser, sadece kendileri tam yetkili olurlarsa, dışarda kalan NATO üyeleri için tek çare AB’ye tam üye olmak kalır. * Kışlalı -AB’ye tam üyeliğimiz ufukta gözükmediğine göre bu mekanizmalara giremeyeceğiz bu durumda? Öymen -Girmek için NATO içinde bütün imkanlarımızı kullanıyoruz. Özellikle AB’nin NATO imkanlarından yararlanma ihtiyacında olabileceğini hatırlatıyoruz. Yani bu noktada tüm NATO üyelerinin son söz hakkı var. Bunu unutmamalılar. Ama gelişmeleri çok yakından izlememiz ne olacağını görmemiz lazım. Demirel de söyledi * Kışlalı -NATO imkanlarından yararlanmazlarsa? Öymen -AB tek başına karar alacaktır. * Kışlalı -Bu durumda gelişmeleri sadece seyir mi ediyoruz? Öymen -AB üyesi olmayan Avrupalı NATO üyeleriyle birlikte çalışıyoruz. Açık seçik diyoruz ki; NATO imkan ve kabiliyetlerinden yararlanılacak bütün operasyonlarda tam ve eşit hak sahibi olması lazım NATO üyelerinin. Görüşümüzün bu olduğunu anlamamaları mümkün değil. Söylüyoruz. Cumhurbaşkanı Demirel, Antalya’daki son “Güvenlik ve İşbirliği Toplantısı”nda açıkça söyledi. Açıkladı. Her düzeyde bunun savunmasını yapıyoruz. * Kışlalı -Sorun sizce nasıl sonuçlanır? Öymen -Bunu bugünden kestirmek zor. Ama AB’nin son Köln ve Helsinki toplantılarından çıkarılan hava, AB’nin sözkonusu çalışmada hazırlıklarını ve kararları kendi başına yapmak ve almak istediğidir. Türkiye’nin önceliği * Kışlalı -Dışarda kalan NATO üyesi Avrupa ülkelerine söz hakkı tanımayacak demek? Öymen -Bizim istediğimiz anlamda bunu yapmak istemiyorlar. Bu sistem içinde onların; AB üyesi olmayan NATO’nun -bizim gibi- Avrupalı üyelerinin, uygun bir şekilde katılımını sağlayacak çözümler arıyorlar. Eşit biçimde katılmaları işareti vermiyorlar. * Kışlalı -Sizin değerlendirmenize göre, konunun Türkiye’nin arzusuna uygun bir şekilde neticelendirmesi ancak Türkiye’nin AB üyeliğine kavuşmasıyla mümkün olacaktır. Öymen -AB üyeliği Türkiye’nin en önemli önceliğidir. Bu sağlandığında sorun kalmayacak.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT