BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeter ki onursuz olmasın aşk...

Yeter ki onursuz olmasın aşk...

Size geçen hafta tarif ettiğim “adam”, bu hafta Trabzon’da sahne aldı. Kırıp dökmek için sahadaydı yine o adam. Her sahada olduğu gibi yine görevinin başındaydı. Adamlığın bittiği her yerde o adam var Türk futbolunda. O nedenle; bu hafta sizlere bu tür çapı sınırlı adamlar yerine bizi bekleyen akıbetin hiç bilinmeyen denklemini yazmaya niyetliyim...



Bu tür yazılarda “ne kadar bana katılmayan var ise”, kendimi o kadar doğruyu yazmış buluyorum. Bunu baştan bilesiniz... “Sevgim dibine kadar, onur sorunum değildir” diyenlerden misiniz; yoksa “aşkın onurlusunu isterim” diyenlerden mi?.. Gelelim denklemin “bilinmeyeni olmayan” haline. Çözümü ve cevabı apaçık ortada olan bir denklemdir bu... Şimdi diyelim ki... Türk takımlarını biz çektik veya UEFA almadı. Yiğitlik bizde kalsın, biz çektik diyelim... İki, üç bilemedin 5 yıl Avrupa’ya gitmiyoruz. Hiçbir takımımız yok Avrupa’da. Kendimize çekidüzen vereceğiz ya, ondan mütevellit... Meselemiz şu... Bir kısım düşünce sahipleri herkesin üstüne üstüne geldiğini sanmaktadır 3 Temmuz’dan bu yana. Asla; kendisinin ters yolda olduğunu düşünmemektedir. Bunu hatırlatanı ise “düşman” bellemesi öğretilmiştir son yıllarda. Diyelim ki Avrupa’ya rest çektik ve yokuz bir süreliğine... Futbolun kapısına “kapalı” yazdık, isteyen de not düşebilir altına “komşuya gittim gelecem” diye... O zaman... Kendimize verdiğimiz ceza nedeniyle Fenerbahçe ile Galatasaray veya Karabükspor ile Sivasspor, hatta lige yeni çıkacak olan mesela Elazığspor veya Kasımpaşa, belki de Konyaspor aynı cezaya çarptırılmış olmayacak mı?.. Hııııı?.. Benim sözüm ancak; küçük insanların egolarının çok büyük olduğu gerçeğine dayanır... HİÇBİR ORDU ZAMANI GELMİŞ DÜŞÜNCEYE KARŞI DURAMAZ... Artık temizlenmenin zamanı gelmişti. Şiddeti bitirmenin, bunun en önemli eğlence olduğunu idrak etmenin ve insanlığa bahşedilmiş en cazip oyuncak olduğunu anlamanın zamanı çoktan gelmişti... Bu temizlenmenin önünde kimse duramayacak... Bir çığ gibi ezecek hâlâ kirlilikten medet umanları... Biri topla camı kırdı diye mahallede top oynamayı yasaklamak ne mümkün... Niye hepsine birden ceza?.. Ayrıca, ucunda Avrupa’ya gitmek hedefi konmamış, ikinci veya üçüncü olmanın hiçbir şey ifade etmediği bir ligi oynuyor olmak, ne kadar dekoder sattırır veya ne kadar seyirci çeker statlara?.. Asıl o zaman bitmiş olmaz mı Türk futbolu?.. Birilerinin kirlettiği iddia edilen ve kirletildiği açıkça her maçta görülen ve yaşanan bir ligin bedeli dünyaya küsmek midir?.. Kendimize biçtiğimiz don, birilerinin kirlettiği bir lig ile; 46 kişi öldüğü için biçilen don ile aynı bedende olabilir mi?.. TESTİYİ KIRAN DA BİR, SUYU GETİREN DE... Düşünün... 5 yıl boyunca Gürcistan da var Özbekistan da. Ama biz yokuz... Apoel Nicosia var, Sigma Olomouc da, ama ne Galatasaray var ne de Trabzonspor... İsrail var, Hapoel Tel Aviv tur atlayabilir ama ne Eskişehirspor olabilir ne de Orduspor... Litvanya, Estonya, hatta San Marino ve Malta olsun ama Türkiye olmasın... Onlar oynarken biz burnumuzu çekelim... Hiçbir amacı olmayan bir ligi yıllarca oynayalım... Bursaspor’un günahı ne ki; bir bedeli o takıma da bölüyorsunuz ve ödetiyorsunuz, veya lige çıkıp kentine bir Avrupa takımı getirmeyi hayal eden Boluspor niye bir bedele ortak olmak zorunda kalsın... Birisi bir evi soyduğunda cezayı bütün mahalle öder mi?.. Belki de yürek yetmiyor “yeter ki onursuz olmasın aşk” duruşuna... Neden?.. Kulüpleri soğan gibi soyan, ortalığı yangın yerine çevirenlere bir şey olmasın diye... Birileri “yırtsın” diye... Peki... Fatmagül’ün suçu ne?.. Asiye kurtulacak kurtulmasına ama... Vasfiye’nin suçu ne?.. Varsın Türkiye olmasın ama yeter ki birilerine bir şey olmasın... POST-İT Seyircisiz oynama cezası verilecek bir maçı gelen ilk resmi iç saha maçında yani play-off’ta değil de, bir sonraki sezonun ilk maçında çekmek gibi bir ucubemizde oldu çok şükür... Play-off’u uyduranlar bunu düşünememişler çünkü... İNSAN olabilmiş futbolcu, ADAM olabilmiş teknik direktör ve DÜRÜST olabilmiş ve zarafetten nasibini alabilmiş yönetici bulduğumuzda, belki aşkımız onurlanacaktır...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT