BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > CHP’ye dert; üç çarpı dört

CHP’ye dert; üç çarpı dört

“Anayasa Mahkemesi’nin yolunu su yolu haline getirdiler”, “Cumhuriyet Hayal Partisi”, “Ana Muhalefet Mahkemesi”... Bu sözler Başbakan Erdoğan’a ait. Peki kime söylüyor; tabii ki CHP’ye. Neden söylüyor; iktidarın çıkardığı reform niteliğindeki her düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine götürdüğü için.



“Anayasa Mahkemesi’nin yolunu su yolu haline getirdiler”, “Cumhuriyet Hayal Partisi”, “Ana Muhalefet Mahkemesi”... Bu sözler Başbakan Erdoğan’a ait. Peki kime söylüyor; tabii ki CHP’ye. Neden söylüyor; iktidarın çıkardığı reform niteliğindeki her düzenlemeyi Anayasa Mahkemesine götürdüğü için. (CHP bugüne kadar 40’a yakın tasarı ya da teklifin iptalini istemiş.) Kılıçdaroğlu niyetini açıkladı geçen gün. Şimdi sıra 4+4+4 düzenlemesinde. Erdoğan bir defasında da, “Zaten Anayasa Mahkemesi’nin kapısına kulübeyi kurmuşlar” demişti, CHP’ye yüklenirken. Ama Mahkeme Başkanı Sayın Haşim Kılıç bir iyilik yapıp kulübe yerine bir yer tahsis etse de CHP’lilere, daha güzel olur. Ankara’nın yazı var, kışı var, güneşi var, soğuğu var. Bina içinde bir yer tahsis edildiği takdirde eziyet çekmekten kurtulur, Yüce Divan’ın şemsiyesi altında huzur da bulur CHP’liler?!. Zira derme çatma bir kulübe, görkemli bina önünde çevre kirliliğine yol açar... Gerçi bu işin şakası, ama demokrasi ile yönetilen ülkelerde Anayasa Mahkemesi’nin kapısını aşındıran CHP gibi bir başka partiye rastlamak mümkün müdür bilemiyorum? İktidarlar hesabını halka verir. Millet vakti zamanı geldiğinde hesabını sorar, KDV’sini bile tahsil eder sandıktan... Keser döndü sap döndü!.. Meclis, Hükümet ve CHP’nin müdahil olmak için başvurduğu 12 Eylül darbesiyle ilgili duruşma bugün başlıyor. Kenan Evren Paşa ve Tahsin Şahinkaya’nın hakim huzuruna çıkacağı bu dava vesilesiyle yabancıların “Türk Ordusu kadife ayaklarıyla iktidara el koydu” dediği 1982 Anayasasının mimari 12 Eylül darbesinin bilançosuna kısaca bir göz atalım: Türkiye Büyük Millet Meclisi ve siyasi partiler kapatılarak anayasa askıya alındı. 600 binden fazla insan gözaltına alındı aylarca zulme tabi tutuldu. 2 milyona yakın insan fişlendi. Sıkıyönetim mahkemelerinde 230 bin kişi yargılandı. 517 kişiye idam cezası verildi. 50’si asılarak idam edildi. 400 bin kişiye pasaport verilmezken, 30 bin kişi sakıncalı olduğu gerekçesiyle işten atıldı. 18 bin 525 kamu görevlisi hakkında soruşturma açıldı. 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkarıldı. 30 bin kişi “mülteci” olarak yurt dışına kaçtı. 366 kişi şüpheli bir şekilde öldü. Cezaevlerinde toplam 299 kişi hayatını yitirdi. Peki bu olanlardan ders çıkardık mı? Hayır... 28 Şubatta benzeri bir darbenin eşiğinden döndük. Allah, kronik “darbe” hastalıklarından ülkemizi korusun. Yalan makinesi Amerikalı bilim adamları yalan söyleyen kişinin gözünden tanınmasını sağlayan bir yazılım geliştirmiş. Temennimiz en kısa zamanda bu bilgisayar sisteminin geliştirilerek bir an evvel dünyaya pazarlanması. Zira buna en çok bizim ihtiyacımız var; Vaatte bulunup da yerine getirmeyen, “Bu proje bizim. Filan filanca çaldı” diye iftira atan siyasilerin gerçek yüzünün gözler önüne serilmesi ve de en önemlisi darbe planlarını “Senaryo” diye yutturmaya çalışan bazı odakların gizli emellerinin açığa çıkarılması açısından... Ne dersiniz?!.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT