BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şahane Misafir

Şahane Misafir

Yalnız bir genç. Eski bir ev. Eve sıkışıp kalmış hayaletler. Afişlere aldanıp Cem Yılmaz’ı aramayın. O rolü kadar, üstelik hayalet olarak görünüyor.



ŞAHANE MİSAFİR Yönetmen: Ferzan Özpetek Oyuncular: Elio Germano, Marcherita Buy, Vittoria Puccini, Cem Yılmaz 28 yaşındaki Pietro, Roma’ya yeni gelmiştir ve burada aktör olmak için çabalarken geceleri de pastane şefi olarak çalışmaktadır. Biraz utangaç, genelde yalnız ve sosyalleşmek için çok da fırsat bulamayan bir tiptir. Kuzeni Maria’nın evinde misafir olarak kalmaktadır ve kuzeniyle birbirlerini sevdikleri kadar nefret de etmektedirler. Sonunda tek başına yaşayabileceği bir ev bulur. Kötü durumda ama güzel, büyük ve antic eşyalarla döşeli bir evdir. İyi bir anlaşmayla düşük kiraya tutmuştur fakat Pietro elindeki birikmiş paranın çoğunu depozito olarak yatırmak durumundadır. Kuzeni Maria kendisine “Tek başına yaşayabileceğine emin misin?” diye sorar. Pietro ise sonunda kendine ait bir hayatı olacağı için ağzı kulaklarında dolaşmaktadır. Pietro bir sure sonra evin hiç de göründüğü gibi olmadığını farkeder. Evdeki eşyaların hareket ettiğini, garip sesleri ve durduk yerde beliren nesneleri farkeder. Çok geçmeden anlar ki bu evde tek başına yaşamamaktadır. Oturduğu ev, onun yalnız yaşamasına izin vermeyen beklenmedik misafirlerce ele geçirilmiştir. Yedi buçuk kişiden oluşan bir gup (aralarından biri çocuk) burayı bırakamayan ve anlaşması bir o kadar zor olan bu hayaletler. Bazıları davetsiz, bazıları öfkeli, bazıları işgüzarlar. Pietro’nun ilk tepkisi onları inatçı bir şekilde göndermeye çalışmak oluyor ve bunun için elinden geleni ardına koymuyor. Zamanla bu zoraki birlikte yaşama hali aralarında öyle yakın bir bağa dönüşüyor ki, Pietro bile rahatlayıp onlarla beklenmedik bir uyum yakalıyor. Pietro onlarlayken artık hiç yalnız hissetmiyor ve birbiriyle tutkularını, sırlarını paylaşan bir gruba dahil olmanın verdiği heyecanı yaşıyor. Sonunda beklenen ayrılık anı geldiğinde, Pietro da bu yeni gerçekliği kabullenmek zorunda kalır. Mevsim Çiçek Açtı Yönetmen: Ali Levent Üngör Oyuncular: Turgay Tanülkü, Mehtap Bayrı, Onur Şan, Feriha Ecem Çalık, Ertuğrul Karakaya, Mehmet Özgür, Deniz Oral, Hüseyin İlker, Sude Yeşil, Şule Cengiz, Hanni Ekincioğlu, Murat Ovant, Mehmet Ali Kula ve Yavuz Bingöl... Nazmi, karısı Çiçek ve kızları Mevsim ile Almanya’da yaşamaktadır. Nazmi, karısını sürekli dövmektedir. Devlet, Çiçek ve Mevsim’i himayesi altına alır ve bir kuruma yerleştirir. Çiçek burada tanışıp yakın arkadaş olduğu Esra ile aynı eve taşınmaya karar verirler. E.C.A.’dan 100. yılda iki Titanic belgeseli Titanic’in okyanusun soğuk ve derin sularına gömülüşünün 100. yılı sebebiyle Oscar ödüllü yönetmen James Cameron ve ünlü tarihçi, yazar Tim Maltin tarafından çekilen iki farklı belgesel film, E.C.A.’nın katkılarıyla bütün dünya ile aynı anda Türkiye’de gösterime giriyor. Yıllardır bilim adamlarından kaşiflere, denizcilerden macera tutkunlarına kadar herkesin merak ettiği “Titanic Neden Battı?” sorusu, E.C.A.’nın katkılarıyla 8 Nisan Pazar gününden itibaren Türkiye’de gösterime girecek olan iki belgesel filmde cevap arıyor. Titanic 3D Yönetmen: James Cameron Oyuncular: Leonardo Di Caprio, Kate Winslet Bildiğimiz “Titanik” filminin üç boyutlu hali. Filmi sevenler ve üç boyutlu olarak tekrar izlemek isteyenler için. Konuyu hatırlatmak gerekirse; 1996 yılında Brock Lovett ve grubu RMS Titanic’in enkazında okyanusun kalbi adı verilen bir kolye ararlar. Kolyeyi aramak için kolyenin sahibi kızın odasına annesinin ve sevgilisinin odasına bakarlar. Sonunda kırılmış kapıların arkasında yeşil bir kasa bulurlar. Bir kanalda canlı yayınla kasayı açarlar ama kasanın içinden sadece para ve bir çanta çıkar. Televizyonu izleyenler arasında Rose Calvert de vardır. Rose Calvert “okyanusun kalbi”nin sahibidir. Brock Lovett kadının yardımcı olabileceğini düşünerek bu yaşlı kadını araştırma yaptıkları sonar gemisine davet eder. Israrlar sonunda Rose Calvert 84 yıl öncesini torununa ve ekibe anlatır. ÜLKÜCÜLERİN 80 ÖNCESİ MÜCADELESİ VE CEZAEVİ GÜNLERİ Halil Sarı ve Bilal Kalyoncu’nun yönetimini üstlendiği, “Ülkücüler” filmi bugün gösterime giriyor. Filmde, ülkücü hareketin 80 öncesi mücadelesi ve cezaevi günleri anlatılıyor. Yanlış aksettirilen tarihi, yaşayanların gözünden aslına sadık kalınarak anlatma ve değerlere sahip çıkma hedefiyle ele alınan film, aslında yarı belgesel bir yapım.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT