BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Büyümek zorunda mıyız?

Büyümek zorunda mıyız?

Cevabı baştan vereyim: Evet,Türkiye ekonomik olarak büyümek zorunda... Bu büyüme de hızlı ve sürekli olmak zorunda... Biraz duralım, yavaşlayalım deme lüksü yok.



Cevabı baştan vereyim: Evet,Türkiye ekonomik olarak büyümek zorunda... Bu büyüme de hızlı ve sürekli olmak zorunda... Biraz duralım, yavaşlayalım deme lüksü yok. 2009’daki konjonktürel aksaklığı saymazsak son 9 yıl bunu başardı ülke... 10.444 dolarlık kişibaşı gelir böyle geldi. Lakin gidilecek bir hayli yol daha var. Türkiye bugünkü kişibaşı gelirini 20-25 bin dolarlara taşıyamadan ‘müreffeh bir ülke’ olamaz. Bu da önümüzdeki 10-15 yıl hep ve çok büyümek demektir. ‘Zorundayız’ın manası bu... Dün çok kapsamlı bir teşvik paketi açıklandı. Türkiye’nin piyasa ekonomisine geçtikten sonraki 4. teşvik paketi bu... İyi, kapsamlı hazırlanmış, stratejik sektör gibi yeni bir kavramı daha devlet politikası haline getirmeyi hedefleyen bir paket... Teşvik paketleri marş dinamosu, ateşleme bujisi gibi işlev görürler. Yani duran kütleyi harekete geçirir, ilk ivmeyi verirler. Sonrası motorun, lastiğin, yol şartlarının ve sürücünün durumuna bağlıdır. İktisadi büyüme ancak üretimle, katma değer artışıyla olabilir. Aslında sadece üretmek de yetmez, üretileni satmak, yani pazar bulmak da önemlidir. Türkiye 2007’den sonra büyümede bir makas değişikliğine gitme kararı verdi: İç tüketim değil ihracat odaklı bir büyüme modelini benimsedi. Lakin evdeki hesap çarşıya uymadı. Yeni pazarlar için Afrika’dan Latin Amerika’ya kadar her yere gidildi, iyi neticeler de alınmaya başlandı ama 2008’de çökmeye başlayan ve hâlâ da sallanıp duran Avrupa, Türkiye’nin ‘makas değişikliğini’ sekteye uğrattı. İhracatın % 60’ını oluşturan AB pazarı, büyümek bir yana, daralıyor. İç talep de coştukça coştu. Cari açık oranı yüzde 10’a dayandı. İhracat odaklı büyüme modeli için Türkiye’nin katma değeri ve rekabet gücü yüksek üretim yapması lazım... Teşvik sistemi bunun ateşleyicisi olabilir. İktisadi tedbirler, teşvikler kâğıt üzerinde çok iyi olsa da, faydasını uygulamalar belirler. İnşallah uygulamalar bu ‘ateşleme etkisini’ azamileştirir ve Türkiye ‘hep söylenen ama hiç ulaşılamayan’ ihracat eksenli büyüme modeline bu defa geçer. Büyümek zorundayız. Bunu da ihracatla, katma değeri yüksek üretimle yapmak zorundayız. 4. teşvik paketi bunu sağlayabilecek unsurları içeriyor. Şimdi sıra uygulamada...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT