BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bizim ipimizle kuyuya inilmez

Bizim ipimizle kuyuya inilmez

Ne olur kuru bir inat olarak görmeyin. Darbeciler böyle yargılanmaz. Aradan geçmiş 32 sene.. O işlere bulaşanların yüzde 70’i ölmüş.. O işlere bulaşanlar deyince çok kaba bir hesapla o günkü vilayet sayımızı dikkate alarak her vilayette çarkı çeviren bin kişi olduğunu varsayıp mesela ben 67.000 kişi diyorum.



Ne olur kuru bir inat olarak görmeyin. Darbeciler böyle yargılanmaz. Aradan geçmiş 32 sene.. O işlere bulaşanların yüzde 70’i ölmüş.. O işlere bulaşanlar deyince çok kaba bir hesapla o günkü vilayet sayımızı dikkate alarak her vilayette çarkı çeviren bin kişi olduğunu varsayıp mesela ben 67.000 kişi diyorum. Çanak tutan üniversiteler var, meslek odaları var, yüksek yargı mensupları var, o günün sıkıyönetim mahkemeleri var, o günün sıkıyönetim komutanları var.. Var da var. Mağdur geldi.. Bana filan hapishanede işkence ettiler, dedi. Kim işkence etti? Filanca.. Tutun getirin.. Geldi.. Benim suçum yok, filanca emir verdi, dedi.. Emir vereni getirin.. Öldü. Ne yapalım öldüyse.. Onun yerine seni yargılayacağız mı diyeceğiz? Hem niye, darbeyi işkence ile özdeş hale getirdik ki.. İşkence olmasaydı yaptıkları suç olmuyor muydu? Bu iş meclis kararıyla olur. Öyle 30 bin 60 bin kişi hesabıyla da olmaz. Meclis toplanır, alt komisyonun hazırladığı taslağı görüşür, sadece 12 Eylülde değil.. 60’ta, 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta.. Güç kullanarak meşru hükümeti deviren darbelerin önderlerini lanetler, rütbelerini alır, hepsini sıradanlaştırır, bundan sonra darbeyle ilgili olarak, iyi yaptık, koruduk, kolladık, balans ayarı çektik demenin ağır suç olduğunu, kanuni düzenleme yapılacağını açıklar ve bu defter kapanır.. Rütbelerini sökelim, emekli maaşlarını keselim.. Kimin keselim.. Sadece konsey üyelerinin mi, aşağıya kadar kanunsuz da olsa emirlere uyanların mı?. Bu bile içinden çıkılacak gibi değil.. Adamların yaptığı anayasa ile, yaptıkları kanunlarla 32 sene gelmişsin.. İler tutar yanımız yoktur. ... Balyozcular diye bilinenler teknik olarak bu kategoriye girmez. Onu mahkemeler araştırsın, soruştursun, yargılasın, kararını versin. ... Darbe suçsa, darbeye çanak tutmak da suç. O dönemde, 80’den 90’a kadar darbecilere yalakalık yapmayan mı var? İş dünyası, üniversiteler, yargı mensupları, vakıflar, dernekler.. Hepsi el etek öpmek için sıradaydı. Diyorlar ki, o günün şartlarında bir zaruretti.. Aradan 5-10 sene geçince bugün yaptıklarınızı da bugünün şartlarının zarureti olarak açıklayamayacağınız ne malum.. Akıntıya kapılan saman çöpü gibi o tarafa bu tarafa kayıp gidiyoruz. İnsan biraz utanır, duygularının meylinden utanır. .... Ha, biri bana dese ki, bu işlere yargılama, doğruyu arama, suçlunun cezasını vermek olarak bakma.. Kamuoyunun duygularını şekillendirmek.. Duygusal bir düzenleme olarak bak.. Gösteridir, gelir geçer.. O zaman aklıma yatar.. 90 yaşını aşmış iki adamı gıyabında yargılar bir karara varırsınız. Kafeste getirin fantezisi de bu işin tuzu biberi olur..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT