BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KRAMPON

KRAMPON

EMRE Belözoğlu, yeğeninin “Aykut hocaysa ben imamım” tweet’i hakkında konuştu: “İnanmayacaksınız ama yeğenim yazmış” “kolonborna”



EMRE Belözoğlu, yeğeninin “Aykut hocaysa ben imamım” tweet’i hakkında konuştu: “İnanmayacaksınız ama yeğenim yazmış” “kolonborna” ... NEVZAT Şakar’dan Toulouse’a sitem: “Çok Ankaragücüme gitti bu iş..” “rhmsrl” ... TAYFUR Havutçu: “1 kereye mahsus Beşiktaş’ın Süper Final’de puanı silinmese olmaz mı?...” “zabrisever” ... SÜPER Final öncesi değerlendirmede bulunan Tayfur Havutçu: “Ölüm grubuna düştük!” “meddak” ... A.GÜCÜ Yönetimi haksız para istemediklerini öne sürerek tüm takımı Toulouse’a göndermeyi kabul etti. “ConteCristo” ... MELO kendini savundu; “Kaçmasaydı bişey yapmazdım!” “nistelrooy” TUZAKTAN?KUMANDA (...TV 8 / Bay Tahmin) FİKRET ENGİN: Amca yetenekli aslında... MURAT ÖZARI: Amca çok yaşlı, neredeyse ölecek... Amca hayatta 90+3’ü oynuyor... ... FİKRET ENGİN: Ben gelmesem yürümez bu program... MURAT ÖZARI: Aslında sen hiç uğramasan daha iyi, nasıl olsa anlattıklarımı hiç takmıyorsun... ... MURAT ÖZARI: Sakat ve cezalılar?... FİKRET ENGİN: Ferguson’un dedesi ölmüş... ... FİKRET ENGİN: Şu balıklara isim düşünmek lazım. Kırmızı olanın ismi minnoş olsun... MURAT ÖZARI: Minnoş ne ya?.. Kedi mi bu, oldu olacak öbürünün adını da tekir koyalım. ... FİKRET ENGİN: Maçlara geçelim artık?... MURAT ÖZARI: Ne maçı, zaten İskoçya ligi kaldı, onu da görsem bomba zannederim ben. Salla maçları. HAYATA?DAİR Bana işkence edenler olanca kinleriyle bana acı çektirmek için başka başka tertipler düşünürken; Durmadan yeni darbeler indirip işkencelerinin etkisini sürekli taze tutarken bir şeyi unuttular. Bana biraz umut ışığı bırakacak kadar becerikli olsalardı, hâlâ ellerinde olacaktım... Fakat kaynaklarının hepsini önceden tükettiler. Bana hiçbir şey bırakmamakla, kendilerini de her şeyden yoksun bıraktılar. Beni boğdukları iftira, alay, rezalet ve kotülük ne artabilir ne de azalabilir. Perişanlığımı en son haddine vardırmakta o kadar acele ettiler ki bütün insan kudreti, bütün hilelerin yardımıyla bile ona bir şey katamaz artık. Bedenimin parçalanması, yüreğimin parçalanmasını erteleyebilir. (...Jean Jasques Rousseau) Kadınlar & Erkekler (...Mükemmel bir koca nasıl olur... Ebru Gürsoy’dan) > Evlilik yıl dönümünden önce, “Hadi seç şuradan hediyeni, şimdi benim aldığımı beğenmezsin” demez... ... > Çoraplarını attığın yerlerden kokularını takip ederek bulmaz... ... > Duş alırken banyo takımlarını kaldırır ve sulara boğmaz... ... > Kirli çamaşırlarını banyoya kadar getirebildiğine göre kirli sepetinin üstüne değil içine koyabilir... ... > Özenle ütüleyip katladığım çamaşırlarını alttan birini çekip devirmez ve sonra “Burasını hiç düzlemiyor musun” demez... ... > Senden yardım istediğimde, “Bana söyleyene kadar şimdiye yapmıştın” demez... ... > Ara sıra “Eline sağlık, bu sana çok yakışmış, teşekkürler, bugün neler yaptın” ve hatta çok ileri gidiyorum “Seni seviyorum” der ... ... > Alışverişe gittiğimizde mağaza önüne gelince sigaranı yakıp, “hadi sen gir işini hallet ben burada bekliyorum” demez... ... > Benim de acıkan, yorulan, uyuyan bir insan olabileceğimi ve robot hizmetçi olmadığımı anlar... BİZİMKİLER... Denizli yurdunun genç personellerinden Fatih abimiz nisanda askere gitmeye karar vermiş ve gerekli işlemler yapılmış.. Neresi çıkacak diye heyecanlı bekleyiş başlamış... Tabii bu heyecanı gören yurt ekibi boş durur mu? Fatih abinin ismine ‘gizli’ mührü ile profesyonelce hazırlanmış bir yazı gelmiş... Üstelik özel kurye ile. Yazıda özet olarak şöyle diyormuş; “...Afganistan-Kabil’de NATO’nun emrinde görev yapmanız uygun görülmüştür. Belirtilen tarihte söz konusu yerde hazır bulunmanız gerekmektedir...” Sonra Şevki abinin Ankara’dan tanıdığı sözde üst düzey memur ile telefon görüşmeleri başlamış... Memur abimizin de görevini kusursuz yapması ile Fatih abinin yüzünde çaresizliğin resmi belirmiş... söz der ki; “-Nefsine yenik düşmek dışındaki esaretler kölelik değildir...” (...Diyerek sislerin arasında kaybolduğu müthiş S.Ö.Z.leri) TEMEL’iN YERi Delikanlı Temel yolda yürürken karşıdan üç tane kızın geldiğini görmüş... Onlara hava ata ata yoldan karşıdan karşıya geçmeye çalışırken, çok hızlı bir şekilde gelen araba kendisine çarpmış... Tabii Temel’in ayakkabıları bir yanda, ceketi bir yanda... Hemen etraftakiler telaşa kapılıp Temel’in başına gelmişler... Temel’in başına toplananlar arasında hava attığı üç kız da varmış... Bunu gören Temel yavaşça ayağa kalkmış, etrafa dağılan eşyalarını toparlamış ve kendisine çarpan adama bakıp şöyle demiş: “-Kardeş, al bu benim kartım... Git arabanı tamir ettir, masrafları adresime gönder...” İTİRAF?REYONU... (...isim: yunus ...şehir: istanbul ...yaş: yirmi iki) Bir kız arkadaşım vardı, hasta Beşiktaşlı... Ben de hasta Fenerliyim tabii... Güzel bir şeydi ve iyi anlaşıyorduk... Ama telefon numarasının sonu 1903’le bitiyordu... Ben o numarayı çevirmemek için inat edince ayrılmak zorunda kaldık... Tamam itiraf ediyorum, fanatiğim ben... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) BİR FİLM DİYALOĞU (...Arrow The Ultimate Weapon filminden / WuSHuCu gönderdi) “-Ben bir savaşçının çocuğuyum... Ne sırf yaşamak için yaşarım, ne de sırf ölmek için ölürüm...”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT