BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rakamların dili

Rakamların dili

2012 yılı rakamların formüller yoluyla havada uçuştuğu bir yıl olacak. Hatırlayacaksınız yeni yıla futbolda şike iddiaları ile girmiştik.



2012 yılı rakamların formüller yoluyla havada uçuştuğu bir yıl olacak. Hatırlayacaksınız yeni yıla futbolda şike iddiaları ile girmiştik. Oyun kurma formülleriyle şike hesapları yapılmıştı; 3+5+2 veya 4+4+2, 4+5+1 üzerinden. Daha sonra 8 yıl kesintisiz eğitim mi olsun, yoksa 4+4+4 kademeli kesintili eğitim mi olsun tartışmalarına boğuldu Türkiye. Başbakan Erdoğan’ın ağırlığını koymasıyla birlikte zafer 4+4+4’ün oldu. Ama bu eğitim formülü de kamuoyunda uzun dönem tartışılacak gibi. Şimdi de sıra geldi; 5+5+5’e. Peki bu ne? Kısaca bahsedelim; Cumhurbaşkanlığı seçimi, milletvekili seçimi ve genel mahalli seçimlerin 5 yılda bir yapılması. AK Parti’nin tartışmaya açmaya çalıştığı bu yeni formülle milletvekillerinin görev süresi 4 yıldan 5 yıla çıkarılacak. Böylece eşitlik sağlanmış olacak, Sanırım hiçbir siyasi parti itiraz etmez buna, muhalefet de de olsa. CHP Cumhurbaşkanının halk tarafından 5 yılda bir seçilmesini öngören kanun teklifini Anayasa Mahkemesine götürdü. Bugünlerde AYM’den karar çıkması bekleniyor. İptal kararı çıkarsa Abdullah Gül’ün 7 yılını doldurması bekleneceği için AK Parti’nin hesapları da altüst olacak. Zira cumhurbaşkanlığı seçiminin rahat bir ortamda yapılması için mahalli genel seçimlerin 5-6 ay önceye çekilmesi için planlar yapılıyordu. Önümüzdeki zaman diliminde bakalım başka hangi formüllerle tanışacağız?!. Bir zamanlar HESAP sahibiydi Süleyman Demirel müdahil olarak mahkemeye başvurmadı. Kendisine sorulduğunda, 12 Eylül’le meydanlarda hesaplaştığını; halkın da sandıkta kendisine başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı verdiğini söyledi. Demirel’in kararına saygılıyız ama eğer bir hesaplaşmadan bahsedecek olursak tarihler 28 Şubat’ı işaret eder. Nedene gelince; O zamanlar Çankaya sakini olan Demirel, rahmetli Erbakan ve Tansu Hanım’ı, ‘askerle iş birliği yapıp’ iktidardan düşürmüştü. Hesap sorması gerekenlerle el ele vererek “haz duymayı” tercih etti. Yani çok demokrat bir kişi olduğunu “kendisine yapılan darbeyi” bir başkalarına yaparak ispat etti! Bu nasıl hesaplaşma derseniz cevabımız hazır; “Dün dündür, bugün bugün”, “Benzin vaadı da biz mi içtik”, “Yollar yürümekle aşınmaz”, “Bu meseleyi sükunetle ve suhuletle halledeceğiz”, “GAP’ı gaptırmam”... Bilmem anlatabildim mi?!. Maharet!.. Genelkurmay Başkanlığı başta olmak üzere devlet arşivlerinde 12 Eylül muhtırası ile ilgili bir kayda rastlanılmamış. Oysa İrtica ile Mücadele Eylem Planı ve benzeri davaların belgelerine, ‘üst üste 33 kez silen programlarla’ yok edilmelerine rağmen ulaşılmıştı. Dememiz o ki; eskiden belge yok edenler çok maharetliymiş. Kenan Paşa, “Darbe başarılı olduğu için bizi yargılayamazsınız” diye boşuna demiyormuş meğer?!.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT