BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kim kazançlı?

Kim kazançlı?

Elimizdeyken, birçok şeyin kıymetini bilmiyoruz ne yazık ki! Kuş uçup gittikten sonra: - Eyvah!.. Ne yaptım ben?... Diye dövünüyoruz ama çok geç!...



Elimizdeyken, birçok şeyin kıymetini bilmiyoruz ne yazık ki! Kuş uçup gittikten sonra: - Eyvah!.. Ne yaptım ben?... Diye dövünüyoruz ama çok geç!... Show TV’deki “Film Gibi” programını ilgiyle izliyorum fırsat buldukça. Niçin mi? Birbirleriyle iyi geçinmesi gereken, birbirlerini en çok sevmeleri, saymaları gereken insanlar, ne gibi hatalar yapıyorlar da güç durumlara düşüyorlar göreyim, öğreneyim, ben de aynı yanlışları yapmayayım diye... İlk programlarda eşler vardı daha çok... Birbirlerini sevmişler, deliler gibi.. Annelerini, babalarını dinlemeden evlenmişler... Bir de çocukları olmuş... Sonra? Ve kadın çekip gitmiş evden, ya erkek... Aradan üç ay mı geçmiş, altı ay mı?.. Dinleyin artık: - Karıcığım, seni çok seviyorum! Bir hata yaptım, beni affet! Evine dön, yuvana dön! Yeniden başlayalım her şeye... Hasretinden kebap oldu ciğerim. Dört gözle bekliyorum seni! İyi de be kardeşim, aklın neredeydi bugüne kadar? O kadar seviyordun da, o hakaretleri nasıl ettin ona? Hep beyler değil, hanımlar da af diliyor: - Ali, sevgilim!.. Bilirsin, seni ne kadar severim. Sana olan aşkımdan, ailemi bile terk ettim ben. Bir çocukluk, bir kapris yüzünden oldu bütün bunlar. Biliyorum, suçluyum, kabahatliyim. Her şey için özür diliyorum. Ne olursun, daha fazla üzme beni. Gel!.. A benim güzel kızım, bir genci sevmek güzel de aileni terk etmek niye? Haydi öyle bir hata yaptın diyelim, bir inat ya da kapris yüzünden ne diye darıltırsın adamcağızı? İyi mi oldu şimdi? Milyonlarca seyircinin önünde ağlamak, af dilemek, yüceltti mi seni? Geleceğini sanmam ya, gelse bile, “kayıtsız şartsız teslim olma” değil mi bu? Pekiyi, söyler misin, kim kazançlı çıktı bu işten? Bugün ne pişirelim? Yayla çorba, etli nohut, bulgur pilavı, ıspanak.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT