BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir paşa bir paşaya demiş ki...

Bir paşa bir paşaya demiş ki...

Bir berber bir berbere bire berber gel beraber gibi oldu ama, üç gün yoğun bir şekilde “28 Şubat dersi”ne çalıştım. Söylemesi ayıp lüzumlu, lüzumsuz, hatıra, yorum, belge, bilgi ne varsa okudum.



Bir berber bir berbere bire berber gel beraber gibi oldu ama, üç gün yoğun bir şekilde “28 Şubat dersi”ne çalıştım. Söylemesi ayıp lüzumlu, lüzumsuz, hatıra, yorum, belge, bilgi ne varsa okudum. Bu saatten sonra “aslında 28 Şubat”la başlayan not aktaracak değilim.. Medya büyüklerimiz gibi, 28 Şubat’tan hukuk eliyle hesap sorma işli “aman ha intikama dönüşmesin” nasihati edecek de değilim. Boş işler.. Başka şeyler söyleyeceğim. O dönemde öne çıkan ve kendilerinde kuvvet, kudret, yüksek dirayet vehmeden paşaların çoğu aciz insanlar. O dönemde birbiri ile örtülü şekilde mücadele eden hem illegal yapılanma var hem de legal organizasyonlar farklı grupların elinde. Hepsinin hesabı başka.. Kimi yükselme hırsıyla, kimi intikam duygusuyla, kimi memleketi için iyi bir şey yaptığını zannederek, kimi, şantaj kurbanı olarak bir şeylerle uğraşmış.. Ama bu müdahaleyi organize eden beyin ya da kumanda merkezi Silahlı Kuvvetlerin dışında.. Kusura bakmasınlar hepsi kullanılmış. (Kullanılmış kelimesine takılmayın. Komuta kademesinin önüne ikna edici belgeler konulursa, görüntülerle teyid edilirse.. Kararı kendileri hür iradeleriyle ve yüksek dirayetleri ile vermiş olurlar ama aynı zamanda kullanılmış da olurlar.) Çoğu, gücün kuvvetin kendilerinden menkul olduğunu zannetmiş. Kararları kendilerinin verdiğini zannetmişler.. Eee, biraz da kendilerinin zannettikleri gücün kuvvetin verdiği haz var.. İşte o haz, 28 Şubat’ın magazin konuları.. Çağırdı hesap sordu.. Telefon açtı, onun makatına süngü takarız dedi.. Emirle manşeti değiştirdi.. Savcıya emir verdi.. Bakana fırça attı. Ortamı hazırlayan ve onları bu işlerde kullanan beyinler dışarıda.. Onlar muradına ermiş, bizimkilere sadece geğirme kısmı kalmış. Onun için çok acizlermiş, diyorum. İnanın çoğu neye alet olduğunun bile farkında değildir. Ağır kaçmazsa tetikçi örneğini düşünün. Bir de azmettiren var. Hiç görünmez. Maktul yakınları ya da mağdurlar sadece tetikçiyi tanır. Şöyle zulmetti, böyle eziyet etti dediğimiz adam ya da adamlar, nihayetinde bu işten nemalanır ama geri planda kime ne için hizmet ettiklerini bilmez. Varsa öyle bir kabiliyetleri şimdi de göstersinler. Bu ne biçim dirayet ki, fişi çekilmiş cihaz gibi off konumuna geçiyor. .... 28 Şubat sorgusundan bir şey çıkar mı? Bence çıkmaz. Sizin beklediğiniz anlamda çıkmaz. Bundan yargılamayalım anlamı da çıkmaz.. Çoğu teşhir edilmiş, işaretlenmiş, acizlikleri ve kullanıldıkları yüzlerine okunmuş, hepsiyle yüzleşilmiş olur o kadar. Bu işin kimin için yapıldığı da bir başka soru. Gerçekten demokrasi için mi, yüzleşmiş olmak için mi, düze çıkmak için mi yapıyoruz. Hani dün soruyorduk ya.. Gerçekten irtica ile mücadele için mi, gerekten memleket tehdit altında mı, medyada yer alan haberler doğru mu, kurgu mu? Cevabını da 10 sene sonra bulmuştuk. O olaylar yaşanmamış. Psikolojik harekâtmış. İrtica tehlikesi yokmuş. Müdahaleyi meşru hale getirmek için yapılmış. Peki neden müdahale edildiğinin cevabını bulduk mu? ... Bana sorarsanız bana ne.. O gün onları o iş için kullanan bugün de işaretlenmelerini, kurumun arınmış, temizlenmiş, asli işine odaklanmış bir görünüme kavuşmasını istiyor.. Siz kullanılmamanın yolu ne, ona kafa yorun. Neyinize sizin strateji geliştirmek.. Bana kalırsa MGK toplantılarına bile katılmayın. Orada bir karar alınırsa siviller size talimat olarak aktarır. Özür dileyerek söylüyorum altından kalkacağınız konular değil.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT