BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TRT’den şikâyet!..

TRT’den şikâyet!..

Aslında şikayetim, “sporla da ilgili değil”; ama uzun zamandır yazmam gerektiğini düşünüyor ve “yazacak yer” arıyordum



Aslında şikayetim, “sporla da ilgili değil”; ama uzun zamandır yazmam gerektiğini düşünüyor ve “yazacak yer” arıyordum Şimdi yukarıdaki başlığı okuyan TRT Spor Servisindeki arkadaşlar hemen “Gene ne yazmış” diye düşünecekler; yooo, bu defa şikâyetim onlardan değil!.. Aslında şikayetim, “sporla da ilgili değil”; ama uzun zamandır yazmam gerektiğini düşünüyor ve “yazacak yer” arıyordum; bulamadım ve onun içindir ki, “zorunlu olarak” Türkiye’nin spor sayfasında “Uluç Market’te yazmaya karar verdim!..” Tam bir “Türk Sanat Müziği hastası olduğum için”, otomobilime bindiğim zaman hemen radyonun düğmesine basarım; “TRT Nağme” karşımdadır!.. Bu kanal için TRT yöneticilerine ne kadar teşekkür etsem azdır. Ne var ki, son zamanlarda, aslında epeydir, “bazı” program sunucuları ile davetli sanatçılar arasındaki sohbetler, neredeyse “söylenecek şarkının süresini aşar” hâle geldi ve gene bazılarında da “Bu sohbetlerin seviyesi, Türk Sanat Müziğine de, eserlerin güftecilerine de, bestecilerine de, programa katılan sanatçılara da, elbette sunuculara da yakışmayacak hâle geldi!..” “Kah kah kah, kih kih kih” ve “senli, benli”, dahası “özeli ve de hiç kimseyi ilgilendirmeyeni çok” gevezeliklere kadar uzananlar var!.. Bu programları dinleyen ve denetleyen “TRT yetkilileri” yok mu; varsa, nasıl müsaade ediyorlar?.. Ben, Itri’lerin, Dede Efendi’lerin, Hacı Arif Bey’lerin, Sadettin Kaynak’ların, Münir Nurettin’lerin, Yesari Asım’ların ve daha nicelerinin adlarının geçtiği, eserlerinin okunduğu programların “bu hâle getirilmesine” tahammül edemiyorum; onun için de bu satırları, “program ve sunucu adı vermeyerek” ama “üzülerek” yazıyorum; biraz saygı!.. “Turşulu” perhiz!.. Beşiktaş’ın çiçeği burnunda başkanı Fikret Orman, Teknik Direktör Tayfur Havutçu’ya diyor ki; “Süper Final maçlarında Şampiyonlar Ligi bileti istiyorum. Yaşanılan maddi sıkıntının en iyi çözümü bu olacak.” Buraya kadar “tamam” ama Başkan devam ediyor; “Devler Ligi’ne kalınması hâlinde büyük bir revizyona gideceğiz. Bu takımda 13 yabancı oyuncunun işi ne? Bize yararı olmayacak oyuncularla yolları ayıracağız.” Peki, sayın Başkan, “Şampiyonlar Ligi’ne kalınırsa, büyük revizyon, yollar ayrılacak” dediğiniz zaman, “bu oyuncuların kaç tanesi”, Beşiktaş’ın “Şampiyonlar Ligi bileti için canla başla mücadele eder?” Asıl rekor!.. “O rekor, bu rekor, şu rekor” diye “tuttukları takımı, üstelik yılları da bölüm başı yapıp rekor yarışına sokma gayreti içine girenler”, normal sezonun (34 maç) bitiminde, neredense “şöyle” bir tabloyu “Acaba daha önce benzeri görülmüş müydü” diye haber bile yapmadılar: 34 maçlık “bir” sezonda “en yakın takipçisine 9 puan, 3 Büyük rakibine toplam 52 puan fark atan, 3 büyük rakibini de yenen, buna karşılık yenilmeyen, ligin en fazla gol atanı ve en az yol yiyeni, en çok kazananı, en az yenileni olan” bir takım, bilemiyorum, “bilmem kaç sezonun gerçek rekortmeni” değilse nedir; dahası, liglerimizde “aynı başarıyı gösteren” kaç benzeri vardır?.. 32 takımlık lig!.. Sevgili Hasan Sarıçiçek, “32 takımlık Süper Lig” projeni, dün sabah defalarca okudum; sadece Türkiye için değil, “her şeyi ile eskiyen futbol düzeni bakımından” dünyada da konuşulması, tartışılması gereken ve “heyecan verici” bir proje!.. Hemen “iyi” ya da “kötü” veya “olur” ya da “olmaz” demeden önce düşünülmesi ve araştırılması gereken bir proje!.. Benim “hemen” söyleyeceğim “tek husus” var; “Altyapı isteyen ve bu altyapı tamamlanmadan başarılı olması zor görünen” bir proje!.. Mesela, “hakem alt yapısı”; işte, bu sezonun “en iyilerinden” Özgür Yankaya (orta) ve Erdinç Sezertam (yardımcı), maçın normal süresinin son dakikasında Gökhan’ın Furkan’a “aşırı güç kullanarak” yaptığı açık faulü görmezlikten geldiler; biri bayrağını kaldırmadı, öteki düdük çalmadı; top Fenerbahçelilere verildi ve auttan açılan top, Kayserispor ağlarına giderek, maçın bütün seyrini değiştirdi ve “tur” Kayserispor’dan, Fenerbahçe’ye döndü!.. Sadece “bu maçta mı oldu, bu durum”; yooo, “büyüklerin” kritik maçlarında ve kritik skor sıkışmalarında hemen hemen her zaman oluyor ve de hep “Büyükler lehine oluyor!..” Sorum şu; hâl “böyle” iken ve “hakem kadromuz, 18 takımlık bir Süper Ligi ve Türkiye Kupası’nı bile beraberce kaldıramazken”, 32 takımlık bir Süper Ligi “nasıl” kaldıracak?.. Hakemlerimiz liglerimizin altyapısının, yani bütünün “önemli” bir parçası değiller mi?.. Lâf bitsin artık!.. 15 canın gittiği “61 yıllık köprünün” acısı daha çok taze, ama biz hâl⠓bu acıyı binle çarpacak” bir başka “benzer” tehlikeyi unutmuş, yıllardır “lâf üretip” duruyoruz!.. “Yaşlanmış” ve “vadesi dolmuş” İnönü Stadı için, hangi “uzman bilim kuruluşları” hangi raporları vermişlerdir; “tehlike alarmı veren” ve “riskin büyüklüğünü anlatan” o raporlar “neden” unutulmuştur?.. Bu raporları “ben dahil” bir çok meslektaşım yazıp, durdu; ne oldu?.. Yarın, bir maç oynanırken, o stadın tribünlerinden birine “bir şey olursa” sorumlusu kim olacaktır?.. Artık “lâfın bitmesi ve işin başlaması günüdür”; inşallah geç kalınmamıştır!.. Arıca’nın ardından!.. Erdoğan Arıca’yı da kaybettik, hem de “çok genç” denilecek yaşta!.. “Çok ağır eleştirdiğim zamanlar oldu”; ama “hiç olmamış gibi” yaptı, beni mahcup etti, yüzümü kızarttı!.. Aslında “hocalarımız, hakemlerimizle birlikte” bildim bileli “hiddetli ve şiddetli” eleştiriler için adeta “paratoner görevi” görürler, “kırılan kolun yeni içinde” yöneticilerin, “kırılan kolun yeni dışında” da yorumcuların, yazar - çizerlerin ve taraftarların!.. Bu “acı” durumun ortaya koyduğu “bilimsel” bir “acı gerçek” daha varmış; sevgili hocam Turgay Renklikurt’un bana anlattığı bir gerçek; “sporun içinde en çok stres yüklenen ve de bu stresin insan bünyesinde yaptığı büyük tahribatın sonunun, kanser, kalp krizi, beyin kanaması ve felç gibi dönülmesi çok zor olan, hatta çok zaman olmayan hastalıklarla noktalanmasına en çok ve en önce varanlarmış, teknik adamlar!..” İşte Arıca’da, “en olgun çağında” böyle bir acı sonla noktaladı hayatını!.. Ailesine, dost ve arkadaşlarına, meslektaşlarına, talebelerine, spor ve futbol camiamıza başsağlığı, Arıca’ya Allah’tan rahmet dilerim; nur içinde yatsın!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT