BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alman metrosunda ezan!..

Alman metrosunda ezan!..

“Biri bana sorsa ve dese ki: ‘Türkiye’deki dostlarına ne tavsiye edersin?’ Onlara derim ki: “Dinlediğiniz ezanın kıymetini bilin ve doya doya dinleyin!..”



Bizler Avrupa’da yaşayan insanlar olarak Türkiye’deki vatandaşlar kadar şanslı değiliz. Belki siz hiç farkında değilsiniz ama her gün beş vakit kulaklarınıza yankılanan o minarelerden müezzin efendilerin bizzat şerefeye çıkarak yanık sesleriyle okuduğu ezan sesleri var ya... İşte biz bu seslere hasretiz. Hani kitaplarda okuruz... Ezan okunurken kolunu havaya kaldıran demircinin, çekicini örse indirmeden bıraktığı ve camiye yöneldiğini anlatırlar ya... Onun gibi olamasa da ezan okunurken hiç olmazsa bizzat dinleyiniz... Niçin mi bu kadar önemsiyorum? Olmadığı için... Yokluğunu fark ettiğim için... Biz Almanya’nın Münih şehrinde yaşıyoruz. Ezan okunan bir belde olmadığı için burada ister istemez ezanı ezan saatlerinden dinliyoruz. Bununla ilgili enteresan bir hatırayı sevgili gazetemle paylaşmak istedim. Bir gün yaşlı komşumuz Fatma Teyzemiz bize geldi. Evde konuşurken babama dedi ki: -Oğlum Remzi benim saatin ayarı bozuldu. Şu saati bir ayarlasan da ezanı zamanında okumuş olsa. -Ben bu işlerden pek anlamam Fatma Teyze. İnan bizim saat de aynı şekilde bozuk. Derken babamın aklına geldi: -Dur ya, bizim camide bir arkadaş vardı. -O anlar mı saatten? -O biliyor, biliyor. Sen dur, ben ikisini de o arkadaşa götüreyim. Bir ayar yaptırayım... Ertesi gün babam, öğle namazına giderken Fatma Teyzenin saatini de bizim saati de yanına alıyor. Camide o arkadaşa ricada bulunuyor: -Şu saatleri bir ayarlayıver sana zahmet. Arkadaşı iki saati de ayar yapıyor. Sonra da tembih ediyor: -Sakın orasına burasına dokunmayın. Bunlar dijitaldir. Bilemezseniz anında karıştırırsınız. -Yok yok hiç dokunmayız. Babam arkadaşına teşekkür ederek camiden çıkıyor. Cami ile bizim evin arası da metro yolculuğu ile yarım saat sürüyor. Babam metroya binip yolculuğa başlıyor. Ama hiç aklında değil ikindi vaktinin geldiği. İkindi olduğu için ayarlı saatler başlıyor ezan okumaya: “Allahü ekber... Allahü ekber” O saat susuyor öteki başlıyor: “Allahü ekber... Allahü ekber...” Camide saati ayarlayan da sesini en yüksek seviyeye getirmiş maşallah!.. Saatler metronun içini inletiyor. Herkes şaşkın. Babam telaşta ama yapabileceği bir şey yok. Ayar yapan adam “dokunmayın sakın” dediği için de dokunamıyor. Derken elindeki iki saatin ikisi de o an metroda olanlara ister istemez baştan sona ezanı iki kere dinletiyor. Babam kan ter içinde kaldığı o hâli anlatırken biz gülmekten kırılıyorduk... İbrahim Aktuğ-Almanya > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT