BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Millet atının üstünde

Millet atının üstünde

Son senelerde yaşanan ibretlik hadiselere bakıp şaşıyorum! Aklım ereli tam 60 senedir gözlerim neler gördü, kulaklarım neler duydu.



Son senelerde yaşanan ibretlik hadiselere bakıp şaşıyorum! Aklım ereli tam 60 senedir gözlerim neler gördü, kulaklarım neler duydu. 14 Mayıs 1950’de Demokrat Parti’nin seçimi kazanması halka, cezaevinden kurtulanların neşe ve sevincini yaşattı. Sanki halk “ben istediğimi seçtim” diye yollara düşmüştü. Yine bir mayıs günü, 27 mayıs 1960’ta bu sevinci elinden alınan insanların endişe ve hüzünlerini gördüm. Milletin atı çalınmıştı. Malum rüyada at görmek murattır derler ya. Kuyruk edebiyatı dillerde pelesenkti. 1971’de bazı güçlerin silahlı çatışması sokaklarda kan dökmeye başladı. Sanki ülke iki kampa bölünmüş ve millet çatışıyordu. Ara ki atı bulasın! Milletin atı dağlara kaçmıştı... 12 Eylül 1980’de güya birileri milletini atını bulduklarını söyleyerek önümüze huysuz bir at diktiler. Bu at önüne geleni kapıyor, ardına geleni tepiyordu. Milletin atını, hep at hırsızları çalıyordu. 1997’de “postmodern” adını haykırarak milletin atı bir tavlaya hapsedildi. Millete “Bu at sizin ama, biz onu emniyete almak için bu tavlaya kapattık” dendi. Ama kimse buna inanmadı. At hapisti, açtı, çıplaktı, atın arpasına el uzatılmış, onun yemiyle gulyabaniler besleniyordu... Derken millete bir imdat geldi. Millet tehditlere aldırmadan, tehlikeleri de göze alarak atını hapisten kurtarmıştı. Bu sefer at hırsızları, atı geri almak için, “atımız çalındı” mitingleri yaptılar. Ama nafile! Millet, atına binmişti. Aydınlık ufuklara doğru nallarından kıvılcımlar çıkartarak dörtnala gidiyordu... Atı çalanlar da hesap vermeye başladılar. “Bu millet bu ata layık değil” iftirasıyla, milleti aşağı görenler, şimdi “ben atı çalmadım” savunmasındalar... Geçmiş zamanda bir at hırsızı varmış. Çaldığı atı satar, parasıyla hayatını sürdürürmüş. Bir gün yanında yetişkin oğlu ile yolda giderken oğluna, önlerinde bir at üstünde giden adamı göstermiş ve demiş ki: “Oğlum şu at üstünde giden adamı ve atını görüyor musun?” Oğlu “Evet baba atı çok güzel” demiş. Babası “Oğlum ben bir at hırsızıyım. Bu adam hep güzel atlara biner. Ben 40 senedir bu adamın atını çalarım. O da her seferinde daha güzel yeni bir at alır, biner. O dürüstlüğü ile halen atının üzerinde, bense görüyorsun 40 yıllık at hırsızı her zaman olduğu gibi yine yayayım” der... Şimdi diyorum ki necib milletim yine atının üzerinde. “At hırsızları” ise suçlarının hesabını vermekle meşgul...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT