BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Paşazedeler

Paşazedeler

Güven Erkaya Paşa vardı. 28 Şubat döneminin kahramanlarından sayılıyordu. Ne yaptı da kahraman oldu, derseniz dönemin Başbakanı Erbakan, Genelkurmay Başkanına ve kuvvet komutanlarına Başbakanlık Konutu’nda bir yemek vermişti.



Güven Erkaya Paşa vardı. 28 Şubat döneminin kahramanlarından sayılıyordu. Ne yaptı da kahraman oldu, derseniz dönemin Başbakanı Erbakan, Genelkurmay Başkanına ve kuvvet komutanlarına Başbakanlık Konutu’nda bir yemek vermişti. Yemekte Güven Paşa rakı istemiş, garson yok demişti.. Paşa da; Oğlum dışarıdan al gel, demişti.. Böylece cesareti tescillenmiş, adı cesur ve duyarlı paşaya çıkmıştı. ... 12 Eylül’ün de, 12 Mart’ın da, 28 Şubat’ın da bu benzeri hikâyelerinden karakter tahlilleri yapılabilir. İnsanların tıyneti hakkında ipuçları yakalanabilir. Hey gidi dünya, haberlerine de itirazım yok. Dün Sincan’da tankları yürütmüştü, bugün aynı yerde tutuklandı, gibi. Dün filan yerden geçerken yer gök inliyordu, bugün tansiyonu düştü koluna girdiler gibi.. Bu hikâyeler anlatılır, acılar paylaşılır, dün canı yananlar oh olsun der, hakikaten aldatıldığını fark eden, pişman olan varsa duygularını kamuoyu ile paylaşır, yeni nesillere ibret olur.. Ama bu hikâyelerin hiçbiri, 28 Şubatı anlamaya yetmez. 28 Şubatta asıl hedef neydi, sorusuna resmî bir cevap bulunamadı. Masaya rakı getirttim, zafer kazandım diyen adam bu işlerden ne anlar.. ... İşin aslı her ne ise yargı ortaya çıkaracak, diyenler var. Yargı dediğimiz ne? Laboratuvardaki analiz cihazları gibi tahlil edilecek maddeden örnek al, bas düğmeye.. sonuçları basılı olarak eline al misali bir sistem değil.. Önüne gelen evraka göre karar verecek. Mesela: Nokta Dergisi (Alper Görmüş) Mart 2007’de Özden Örnek’in günlüklerini yayınladı. Biz mahkeme kararı ile dergiyi bastık, altını üstüne getirdik.. O da bir yargı kararıydı. Askerî mahkeme derginin basılmasına karar veriyor, böyle şey olur mu diyen bir Allahın kulu çıkmıyor. 97 değil sene 2007.. Bunun çok özet sonucu şudur: Demek ki o günün şartları onu gerektiriyordu. O günün şartlarına, bugünün şartlarına göre mahkeme olur mu? Olmaz denir ama olur. İşte buraya takılıyorum. ‘Eee, şartlar onu gerektiriyordu’daki şartları düzenleyen kim? Askeriyedekilerin kapasitesinin bu işlere müsait olmadığı şartlar değiştikten sonraki hallerinden ve ihtilal menkıbelerinden anlaşılıyor. Rakı istedim Başbakana ağzının payını verdim, diyen adamların harcı değil. .... Bu arada Özden Örnek Paşa hakkında da bir iki şey söylemek isterim. Günlüklerinin Nokta’da yayınlandığı tarih bu işlerde dönüm noktası oldu. Paşanın çocuksu bir saflıkla kaleme aldığı günlükler sayesinde şehir efsanesi yıkıldı. Gözümüzde büyüttüğümüz insanların sıradanlığını gördük. Amerikan usulü bir yargılama sistemimiz olsaydı savcılık Özden Paşayla dokunulmazlık karşılığında anlaşır, günlükleri şahit ifadesine dönüştürürdü. Keşke paşa günlüğünü noktası ve virgülüne dokunmadan yayınlasa... Genç subaylara ders kitabı gibi olur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT