BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Derin düşünceler veya Demirel’i anlamak

Derin düşünceler veya Demirel’i anlamak

Geçtiğimiz Cuma günkü Hürriyet Gazetesinde Süleyman Demirel’in resmi dikkatimi çekti.Yumruğunu adamakıllı kilitlenmiş ağzına dayamış. Her zamanki kanlı canlı görüntüsüne ters düşecek biçimde avurtları çökmüş. Kaşları çatık. Bakışları derin ve düşünceli...



Geçtiğimiz Cuma günkü Hürriyet Gazetesinde Süleyman Demirel’in resmi dikkatimi çekti.Yumruğunu adamakıllı kilitlenmiş ağzına dayamış. Her zamanki kanlı canlı görüntüsüne ters düşecek biçimde avurtları çökmüş. Kaşları çatık. Bakışları derin ve düşünceli... Hasılı çok ama çok anlamlı bir resimdi. Uzun uzun baktım. Anlam dünyasının derinliklerine dalarak bu resmin mesajlarını almağa çalıştım. Birtakım mesajlar aldım. Ama hangisi gerçeği yansıtıyordu, karar veremedim. İsterseniz aldığım bu mesajları sıralayayım da kararı siz verin: *Ben nerde hata yaptım? *Keşke dilime hakim olsaydım da “Güniz sokağına inerim ama oraya sığmam; bahçeyle, tavukla uğraşamam, milletvekilleri imzalarının arkasında durmalıdırlar, kimse merak etmesin ben yapacak iş bulurum.” gibi sözler söylemeseydim! *Şu retçi milletvekilleri... Anayasa değişikliğine evet deyip oylamada hayır! Ayıp değil mi?... Olur mu öyle şey? *Eyvah, herhalde emeklilik geldi çattı! *Yazıklar olsun, bir babaya bu yapılır mı? *Durumu serinkanlılıkla değerlendirip yeni hesaplar yapmalı, yeni çözümler aramalıyım. *Galiba gerçeği kabullenip çekilmekten başka çare yok! *Ne olacak bu memleketin hali? *Bir köşeye çekilip hatıralarımı mı yazsam? *Başarılı ve dengeli bir cumhurbaşkanlığı yapmama ve onca medya desteğine rağmen benden vazgeçebilecekleri hiç aklıma gelmemişti! *Keşke gençlerle birlikte Siyaset Meydanına çıkmasaydım! *Henüz her şey bitmiş değil! *Kadim dostum Ecevit, oylamadan sonra retçi milletvekillerine ikinci tura kadar düşünmeleri, iki adım sonrasını görmeleri hususunda ikazda bulundu ama ya aldırış etmezlerse? *Ben siyasi hayatımda az badire atlatmadım. Elbet bu krizi de atlatırım. Bekle, gör demişler. *Bensiz bir siyaset... gerçekten düşünemiyorum. *Elli yıl daha çalışabilirim dedim, fırsat vermediler. *O sürekli bana yüklenen, hakaret eden köşe yazarları yok mu?.. Tahammül ettik, sabır gösterdik ama herhalde büyük ölçüde onlar etkili oldular. *Kemal Gürüz’ü Yök Başkanlığına tekrar getirmem hataydı. *Keşke gençliğe daha yakın olsaydım. Onları geliştirecek ve önlerini açacak projeler üretilmesine destek verseydim! *Dün dündür, bugün bugündür, yarın yarındır, 5 Nisan başka bir gündür. O gün bir gelsin hele! Evet, sevgili okuyucularım, sevgili “Baba”mız bize acaba hangi mesajı iletiyor olabilir? Baba’yı anlamağa çalışın..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT