BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Mümin bir beyazderili(!)

Mümin bir beyazderili(!)

“Bana çay ikram ettiler. Bu arada beni gerçekten mümin olup olmadığım konusunda da kibarca test ettiler. Kur’an-ı kerim getirerek açıp okumamı istediler!..”



Senegal’de ilk gün, sahilde yaşadığım ilginçliğin önemi, herkesin siyah olduğu bir ülkede beyaz bir vücut ile tek başıma olmamdı. Etrafa göz gezdirirken ağaçların arkasından bana bakan dört zenci genç gördüm. Yaklaşıp hiç çekinmeden selam verdim: -Selamünaleyküm. Çocuklar selamımı aldılar ama şaşkın halde bir bana, bir birbirlerine baktılar. Belki de ilk defa Müslüman bir “beyazderili” görüyorlardı. “Benim ismim Halilullah” dedim. “Allah dostu Halil” demekti. O andan itibaren o tatil farklı bir boyut kazandı. Beni “elhamdülillah” diyerek bağırlarına bastılar. Birinin ismi Malik, birinin Osman, biri Ömer’di. Hep sahabe ismi. Diğer biri de Hristiyan bir çocuk. Dört genç beni aldı, köylerine götürdü. Ben de “vizem yok, gruptakilerin haberi yok” diye aklıma gelmedi. Gittim. Köy dediysem kendi turistik eşyalarını sattıkları derme çatma pazaryerleri... Aynı zamanda orada yatıp kalktıkları için köy demek de mümkün. Gittim onlarla. Bana çay ikram ettiler. Bu arada beni gerçekten mümin olup olmadığım konusunda da kibarca test ettiler. Kur’an-ı kerim getirerek açıp okumamı istediler. Buradan da anladım ki bir Müslüman’ın Kur’an-ı kerim okumayı bilmemesi bu açıdan da büyük bir noksanlık. Elhamdülillah ki okumayı biliyordum. Okudum biraz... Bu şekilde aralarına aldılar. Ondan sonra da bir hafta boyunca gruptaki Fransız vatandaşlar ile onlar arasında mesafeli olan diyalog, benim senli benli konuşmalarımla kıyaslanınca bizim gruptakiler de şaşırmıştı. Diyorlardı ki bir yere giderken: “Sen de bizimle gel. Bize yardımcı ol!..” Sanki korkularından zencilere yaklaşamıyorlardı. Oysa onların çekindiği o zenciler, beni bağırlarına basmışlardı. Fakat orada Müslümanlığın, kâğıt üzerinde değil hayatın anlamı olarak yaşanmakta olduğunu da şu mini anekdotla öğrenmiştim: Yaşlı bir zenci Müslüman ile sohbet ediyorduk. Tabii ki Fransızca... Bir tanesi beni göstererek dedi ki o yaşlı Müslüman’a: -Fransa’dan gelen bu genç de Müslüman... O da şöyle bana baktı ve şu anlamlı cümleyi söyledi: -Evet evet, görüyorum. Belden yukarısı Müslüman, aşağısı değil!.. Çünkü benim üzerimde diz kapaklarımdan yukarıda olan bir şort vardı. Dolayısıyla Müslüman erkekler için avret mahalli denilen vücudun göbekle diz kapağı arasındaki kısmının örtünmesi kuralını hatırlatıyordu. Dakar’da görülmesi gereken diğer bir yer ki özellikle Goree Adasıydı. Burası köleliğin başladığı ve Amerika’ya giden zencilerin gönderildiği liman adasıymış... Devamı yarın > Yazışma adresi: Türkiye Gazetesi İhlas Medya Plaza 29 Ekim Caddesi, 34197 Yenibosna/İstanbul Faks: (0212) 454 31 00
Reklamı Geç
KAPAT