BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Niyet kısmet hesabı

Niyet kısmet hesabı

Fransa’nın bir başbakanı var, adını kimse bilmiyor.. Bilmiyor derken duyulmamış.. Almanya’nın bir cumhurbaşkanı vardı, onun da adı duyulmamıştı. İstifasından sonra duyuldu. Bu, sistemle ilgili. Fransa’da yarı başkanlık sistemi olduğu için başkan ön planda.. Almanya’da başbakan ön planda. Bizde başbakan ön planda.



Fransa’nın bir başbakanı var, adını kimse bilmiyor.. Bilmiyor derken duyulmamış.. Almanya’nın bir cumhurbaşkanı vardı, onun da adı duyulmamıştı. İstifasından sonra duyuldu. Bu, sistemle ilgili. Fransa’da yarı başkanlık sistemi olduğu için başkan ön planda.. Almanya’da başbakan ön planda. Bizde başbakan ön planda. Önümüzdeki seçimde cumhurbaşkanı halk tarafından seçilecek anayasadaki görev ve yetkileri değişmese de yarı başkanlık gibi bir şey olacak. Bari görev ve yetkilerini de yarı başkanlık sistemi gibi yapalım, denilse kişiye özel düzenleme talebi gibi anlaşılır. ... Turgut Özal cumhurbaşkanlığına geçtiği zaman kendini boşta kalmış, emekli olmuş gibi hissetmişti. Başkanlık sistemi partileri de bir anda önemsiz hale getiriyor. İsimleri sadece seçimden seçime hatırlanıyor. Yarı başkanlık öyle değil. Ama bugünkü tabloda yarı başkanlık sistemine geçilse, muhalefet partileri başbakanı muhatap almaz.. Muhalefetlerini hep başkan üzerinden yürütürler. Anayasa Mahkemesi muhtemelen bir iki ay içinde cumhurbaşkanının görev süresini düzenleyen kanuna itirazı karara bağlayacaktır. İptal ederse bu sene cumhurbaşkanlığı seçimi var. Hem seçimi var hem mevcut cumhurbaşkanı ikinci defa aday olabilir. İptal etmezse seçimler 2014’te.. Halihazırdaki cumhurbaşkanı ikinci defa aday olamıyor. Ondan bir sene sonra milletvekili genel seçimleri var. O seçimde de iktidar partisinin ileri gelenleri tüzükleri gereği aday olamıyor. Bizim insanımız başkasının yerine düşünmeyi sever. İşin garibi hem başkasının yerine hesap yaparız hem de böyle hesaplar yapanları seçmeyiz.. Zaten ince hesaplara daldı mı sıkıntı başlamış demektir. Kişilere takılıp kalmadan başkanlık sistemine sıcak bakabilsek bugün ya da dün problem olarak karşımıza çıkan, aylarca tartışılan konuların çoğu kendiliğinden ortadan kalkar. Neticede seçecek olan halk olduğuna göre, ister istemez yüzde 51 oy şartı olduğuna göre, düzenleme kime niyetle yapılmış olursa olsun.. zararı ne olur ki.. ... Anayasa komisyonunun iktidar partisi mensubu üyeleri anayasa şekillenmeye başladıktan sonra başkanlık sistemini gündeme getirseler diğer üyeler hep bir ağızdan itiraz eder.. Sisteme karşı olduklarından değil.. Sistemin geçiş evresinde kimin işine yarayacağını bildiklerinden karşı çıkarlar. O zaman cumhurbaşkanlığını sembolik hale getirelim deseniz, ona da başkaları itiraz eder. Bakalım bu işin arkası nasıl gelecek. ... Evren Paşamın zamanında iki dakikada yapılabilecek işi (başkanlığa geçişi), biz Özal’ın bu konuyu gündeme taşıdığı 1989 yılından beri yapamadık. O zaman da Özal’ın özel talebi, denilmişti.. Özel mözel desteklenseydi hem aradaki on yıl heba olmazdı hem de bugün 28 Şubatları, 2001 krizinin tahribatını konuşuyor olmazdık. Kim ne yapacaksa başkanımızla yapar, bize karara uymak düşerdi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT