BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Emre’nin dil yarası!

Emre’nin dil yarası!

Şu ülkede, “kıymet bilinmediği gibi” değerlere karşı aşikar bir saldırı olduğu da herkesçe bilinmektedir. Kimse aksini söyleyemez...



Şu ülkede, “kıymet bilinmediği gibi” değerlere karşı aşikar bir saldırı olduğu da herkesçe bilinmektedir. Kimse aksini söyleyemez... Ne yazık ki, bu böyledir bizim ülkemizde. Örnek mi, ohoo!. Hangi birini sayayım size... Kim birazcık yükselse taşa tutarız hemen... Düşünün, Hakan Şükür’ü mü yerden yere vurmadık, Şenol Güneş’i mi, Mustafa Denizli’yi mi yoksa Fatih Terim’i mi? Daha sayayım mı, G.Saray’ın eski başkanı rahmetli Özhan Canaydın’ı bile 6-0 kaybettiği F.Bahçe maçından sonra başkan Aziz Yıldırım’ın elini sıkıp, “Bizden daha iyiydiniz, tebrik ederim” dedi diye insan içine çıkamaz hale getirmedik mi? Ahh ki, ah!... Oysa, o güzel insan Canaydın, gazetemize ölümünden birkaç ay önce yaptığı ziyarette, “Centilmenlik benim ruhumda var!” diye Türk sporuna ders olacak niteliğinde bir haykırışta bulundu ve “Ben bir spor adamıyım, rakibimin elini sıkmayıp da ne yapacaktım? Biz spor yapıyoruz başka bir şey değil... Sporda yenmek de var yenilmek de..” Ne acı ki, o güzel insanın bu spor adamı duruşunu bile hazmedemedik. Neden? Düsturumuz belli; “Vur, kır, parçala!” Heyhat!.. Bu ne gaflet! O, köhnemiş “renk körü” olan fanatik tutkulu zihniyete yıllarca prim verdik de ne oldu? Maalesef, sonuç ortada, “spor” kavramı yerini “savaş”a bıraktı. Beyler spor barıştır, kardeşliktir, sevgidir, saygıdır, sabırdır, sağlıktır, temsildir, tanıtımdır, ekonomidir, diplomasidir, hayatın taa kendisidir ama asla ve asla savaş değildir. Bunu, dimağları kör eden fanatizm illetine tutulmuş kafalarımıza böyle yazın... Yazın ki, spor alanlarını, sahalarını savaş meydanlarına çevirmek isteyenlere asla prim verilmesin. Gelelim, el birliğiyle tükettiğimiz en son değer Emre Belözoğlu meselesine... Söyleyin, bir insana renginden dolayı “zenci” demek suç mu, suç. “Pis zenci” diye aşağılamak ise bir insanlık suçu. Nitekim, FIFA’nın hassasiyet duyduğu birkaç konudan biridir, ırkçılık... Ağır müeyyideleri vardır. Sadece FIFA mı, ırkçılığa karşı hassasiyet gösteren; kanunlar, örf, adet, gelenek, görenek ve inançlarımızda da ırkçlığa yer yoktur. Çünkü ırkçılık felakettir. Bunu en iyi bilmesi gereken ise Emre’nin taa kendisidir. Fakat... Akıl tutulması mı diyelim, gaflet mi yoksa öfkenin kontrol dışı kalması mı bilmem, bazen istemdışı olarak sözcükler ağızdan kaçıyor, hesap edilemeyen noktalara varıyor. Sonra düzelt düzeltebilirsen... Dil yarası bu, başka bir şeye benzer mi hiç? Tribünlerden yükselen ses: “Hepimiz zenciyiz!” Ne demekse... Hayır! “Hepimiz insanız... İnsanlar da hatasız değil!” MIHLAMA Kalpleri kemiren gizli azaplar yüzlerden belli olsaydı, haset uyandıran nice kimselere merhamet duyulurdu. (J.J. Rousseau) Zokora olsun yeter! Başlık da neyin nesin demeyin... Adı “Süper Final” olan ligimizin zorunlu uzatmasındaki F.Bahçe -Trabzon maçı son yılların en güzel futbol şovuna döndü. Ama o müthiş şov bir Emre söylemi ile gölgelendi. Doğrusu, bu kadar istekli, çalışkan, gayretli, azim ve sarsılmayan bir inançla kazanmayı hedefleyen ve bu hedefine ulaşan F.Bahçe’ye yazık oldu... Maalesef, Trabzonspor’a karşı o şiir gibi oyun unutuldu. Varsa yoksa Emre’nin söylemi... Oysa F.Bahçe, Mehmet Topuz ve Caner ile kanatları mükemmel kapatmıştı. Merkezde Emre ve Selçuk’un o yürekten oyunu, Zokora-Colman ikilisini prangalı mahkum gibi yapmıştı. Olcan, Alanzinho ve Halil oyuna ağırlığını koyamayınca Burak da buharlaştı. Gerçi, değil sadece Burak, bütün takım golcü olsa bu şartlarda ne yazardı ki? O maçın öne çıkardığı tek gerçek vardı, F.Bahçe’nin futbol olarak Trabzonspor’u sahadan sildiği... Fakat Zokora çok zeki bir oyuncu, aynı zamanda lider; gündem değiştirmeyi başaran biri... Hem F.Bahçe’nin hakkını F.Bahçe’ye teslim etti hem de Emre’yi bana “pis zenci” dedi diyerek, “alın parçalayın!” diye aslanların önüne attı. Zokora’nın iddiasını “Doğru mu?” diye araştırmadan, hep birlikte astık Emre’yi!.. Peki ne kazandık? G.Saray mı, F.Bahçe mi? Arena’daki derbiyi hangi takım kazanır; G.Saray mı, F.Bahçe mi? G.Saray kazanır ise şampiyonluk yarışı biter mi? Kanaatim şu; insana, şans bazen, çalışmak ise her zaman yardım eder.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT