BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Safi sübyan

Safi sübyan

Sanal araba kullanmak, ufak çaplı yangın çıkarmak, perdeye dolanmak, koltukta zıplamak, yara bere çürük falan klasik çocuk hareketleri. Bir yere kadar anlaşılabilir. Ama çocukların kimi hareketler var ki, mantıktan tamamen bağımsız! Ama keyifli, keyifliydi...



Sanal araba kullanmak, ufak çaplı yangın çıkarmak, perdeye dolanmak, koltukta zıplamak, yara bere çürük falan klasik çocuk hareketleri. Bir yere kadar anlaşılabilir. Ama çocukların kimi hareketler var ki, mantıktan tamamen bağımsız! Ama keyifli, keyifliydi... Diş macunu, biber, tuz, parfüm, tıraş losyonu, sabun, şampuan vb. her şeyi karıştırıp parfüm yapmak... Masa altı, dolap içi gibi yerlere saklanmak. Kimse bulamayınca büyük bir zevk duymak vee saklandığın yerde yüzünde pis sırıtışla uyuyakalmak. Salıncakta sallanan kişinin önüne koşarak atlamak, sağlam bir darbeyle yaralanmak. Macera olsun diye bilinmedik yerleri gezmek, akabinde kaybolmak... Yere düşen şeker, çikolata, sakızı üfleyip (öpüp alna götürmek de olur) tekrar ağza atmak. Mikropların bu şekilde yok olduğuna yürekten inanmak. Bozuk para, düğme, annenin kolye, küpe ve kıymetli metallerini yutmak. Lazımlıkla mesai, anneye iade, hey Allahım... Kendine zigzag kakül kesmek. Hızını alamayıp kardeşin, arkadaşın saçını “Seni Pamuk Prenses yapıcam!” vaadiyle besleme modeli kırkmak. Abiyi bir metrelik gelin bebekle evlendirmek... (pişman değilim) Kolları iki koltuğun kolçaklarına dayayıp arasında sallanma ve genelde yüzüstü kapaklanıp yüzü gözü morartmak. Kafayı balkon demirlerine sıkıştırmak, kulaklardan sebep geri çıkaramamak... Havludan pelerin yapıp süper kahraman olmak, mahallede fellik fellik ‘kötü adam’ aramak. Sokaktan bulunan her çeşit hayvanı gizlice eve sokmak. Annenin topuklularını giyip, makyaj yapıp ayna karşısında şarkı söylemek, karşıdaki hayali seyircilere göz kırpmak. Mutlu olunca, şımarınca penguen gibi yürümek... Kardeşi, arkadaşı dövmenin göze alınamadığı durumlarda, misafirlik olabilir, sakızı usulca şahsın saçlara yapıştırmak. Kıyafeti çıkartırken saçları örtecek biçimde kafada bırakmak, serbest takılmak, salınmak, hatta “Allahü ekber Allahü ekber” diye bağıra çağıra ezan okumak... Arkadaşlar arasında şifreli dil geliştirmek; “hederiii möttörö” Sonra da “bak ben şunu demek istedim” demek. Bunu karşılıklı olarak sürdürmek. Sakıza (taze çiğnenmiş) şekil vererek heykel, olmadı oyuncak yapmak. Yerdeki çizgilere basmadan yürümeyi marifet sanmak. Sehpaların altına “uzay mekiği ön paneli” çizip uzay yolculuğuna çıkmak... Krem, toprak, kum, sabun yemek. Vesikalık fotoğrafı cımbızla tutunca fotoğrafçı olduğunu zannetmek. Hay Allahım ya. Saf bu çocuklar yaa... > Ninem diyor ki; Yoğurdun akına; insanın pakına bak.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT