BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gül: Anayasa yapamazsak ayıp olur

Gül: Anayasa yapamazsak ayıp olur

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Hollanda temaslarını takip eden gazetecilere anayasa çalışmalarıyla ilgili açıklama yaptı: “Yeni anayasa detaylı olmasın. Başarı ortaya çıkmazsa, beceremezsek o zaman birazcık ayıp olur.”



Nuri Elibol MAASTRİCHT /ANKARA Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yeni anayasa için geniş katılımlı bir hazırlığın olduğunu belirterek, “Bütün bunlardan sonra bir başarı ortaya çıkmazsa, tabiri caizse bunu biz beceremezsek, o zaman birazcık doğrusu ayıp olur” dedi. Cumhurbaşkanı, Hollanda temaslarının ardından kendisini takip eden gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Yeni anayasanın herkesin sahipleneceği şekilde hazırlanmasını isteyen Gül, “Şu anda pozitif bir iklim yok ama bu oluşabilir. Ben aslında bütün partilerin temel meselelerde mutabakat sağlayabileceği bir anlayış içinde olabileceklerini görüyorum” diye konuştu. Yeni anayasa için politik iklimin neden bulunmadığı sorusuna Cumhurbaşkanı “Türk siyasetinin geleneği biraz böyle, biraz kavgacı. Bizim orada ‘ağır, tok konuşuyorsun’ derler. Bunu siyaset dünyası için söylüyorum. Bu bizim anlaşılan siyasi geleneğimizin bize taşıdığı negatif bir yan” karşılığını verdi. GÖREV PARTİ LİDERLERİNE DÜŞÜYOR Cumhurbaşkanı Gül, uzlaşma için en büyük görevin siyasi parti liderlerine düştüğünü söyledi. Yeni anayasanın referanduma götürülüp götürülmeyeceği yolundaki bir soruya Gül, “Tabii TBMM’nin meşruiyetini alırsa, onu kimse sorgulayamaz. Çünkü bu meclis temsil kabiliyeti çok yüksek olan bir meclistir. Katılımcı demokrasi ile seçime katılım da çok yüksekti. Dolayısıyla bu meclis her şeyi yapabilir” şeklinde konuştu. Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in çalışmalarını ise takdirle karşıladığını vurguladı. Cumhurbaşkanı, sohbet sırasında yeni anayasanın detaylı olmaması çağrısında da bulunarak, “Daha önce bu korkular olduğu için ve reaksiyoner anayasalar hazırlandığı dönemler itibarıyla ‘aman şu tedbiri alalım, aman burayı da tıkayalım’ zihniyeti ile hep çok kısıtlayıcı, düzenleyici olunmuştur. Böyle olmamamsı lazım” diye konuştu. GECİKİRSE MOMENTUMUNU KAYBEDER Cumhurbaşkanı bir süre öngörüp öngörmediğinin sorulması üzerine de “Gecikirse momentumunu kaybeder ve bir kez kaybettikten sonra tekrar toparlanmaz. Bir yıldır çalışma yapılıyor, bütün sivil toplum kuruluşları sağdan sola bu çalışmaya katılıyor” şeklinde konuştu. Gül, “Eskiden hep profesörlere görev verilirdi. Bu kadar toplumun her kademesinde tartışılan dönem geçmişte olmadı. Şimdi bütün bunlardan sonra bir başarı ortaya çıkmazsa, tabiri caizse bunu biz beceremezsek, o zaman birazcık ayıp olur” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Gül, Kürtlerin kültürel haklarının da temel konular içinde olup olmadığı yolundaki bir soruya ise şu cevabı verdi: “ Bu toplumun bir parçasıysa, bu toplumun bir parçası olan insanlar bizim kendi kültürümüz değil mi? Aslında bugünkü anayasaya göre bile onları zenginleştirmek, korumak bizim görevimiz. Anayasa bugünkü haliyle “kültürel mirası koruyacaksın” diyor. Memu Zin de sizin kültürel mirasınız, Dede Korkut da...” Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Hollanda temaslarının ardından İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol’un da aralarında bulunduğu gazetecilerin gündeme dair sorularını cevaplandırdı. Spesifik maddeler üzerinde durmayın Cumhurbaşkanı anayasanın ilk üç maddesiyle ilgili olarak da “Bizim mevcut anayasamızın üzerinde siz şu maddeyi nasıl yapalım, şuradan şuraya şu kelimeyi mi ekleyelim, şunu mu çıkaralım diye bir metot takip ederseniz, bu çıkmazdır, toplumu ikiye ayırır. Böyle bir özgüven içinde ve benim söylediğim prensipler içinde yeni bir anlayışı, mantalitesi olan yeni bir anayasa yazarsanız, bölünmeler de olmaz. Ama bir metin üzerinde spesifik bir madde üzerinde oynarsanız, hukukla, laiklikle, kültürle oynarsanız, o zaman bu zor bir iş, çıkmaz” değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı sohbet sırasında milletvekillerinin tutuklu olmasının üzücü bir şey olduğunu da söyledi. Mahkemeye söylenecek bir şeyin olmadığını dile getiren Gül, “Ama bununla ilgili kanaatlerimizi paylaşırız, paylaştım zaten. Daha fazla konuşmaya başlandığını andan itibaren bu mahkemeler tarafından haklı olarak bir müdahale, bir baskı altına alma şeklinde algılanıyor. Onun için çok spesifik konularda konuşmak doğru olmuyor. Ama ben şunu söyledim, ben çok arzu ederdim ki herkes görevinde, yani Meclis’te olsun” dedi. Irkçılık tehlikeli bir HASTALIK Hollandalı ırkçı politikacı Geert Wilders’in ziyareti öncesinde verdiği mesajları değerlendiren Gül, “Irkçılık, yabancı düşmanlığı tehlikeli bir hastalıktır. O kadar tehlikelidir ki, bunu kontrol edemezsin. Yabancı düşmanlığı, din düşmanlığı, hele buralarda şu an İslam düşmanlığı çok gelişiyor. İkinci Dünya Harbinden önce Yahudi düşmanlığı da böyle başlamıştı, sonra olanlar malum. Bu kötü bir hastalıktır ve Batı dünyasının bu tip hastalıkları tedavi etmesi çok zor” dedi. Doğu dünyasının fakirliktir, eğitimsizliktir gibi eksikliklerinin tedavi edilebilecek şeyler olduğuna dikkati çeken Gül, “Ben doğrusu onları eğitimle, gelişmeyle bağlı gördüğüm için ben onları daha tehlikeli görmüyorum. Bugün eğitimin en üst noktasına ulaşmış Avrupa toplumlarında gördüğümüz fanatizm, tedavisi gerçekten çok daha zor, çünkü en yetişmiş, sözüm ona en bilgili en görgülü adamlardan öyle tavırlar görebiliyorsunuz ki... Buna dikkat çekmek lazım, çünkü yayılıyor bu” şeklinde konuştu. 11 Eylül aslında kriminal bir olay Batılıların da 11 Eylül’e atıfta bulunduğunun hatırlatılması üzerine Gül, “11 Eylül Müslümanlığın dünyada daha iyi anlaşılmasını, yayılmasını engelleyen en büyük tehlike. Ona en çok Müslümanların karşı çıktığını herhalde herkes biliyordur. 11 Eylül, bütün Batı aleminde, Amerika’da Müslümanların hayatını cehennem etti. Dolayısıyla onu savunan kimse yok ki? Kriminal bir olaydı o” dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98355
    % 0.37
  • 6.2007
    % -0.96
  • 7.2956
    % -0.81
  • 8.1367
    % -0.72
  • 239.114
    % -1.51
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT