BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Trabzonspor nereye koşuyor!

Trabzonspor nereye koşuyor!

Trabzonspor, yönetimi artık bu kupa sendromundan kurtulup, takımın gidişatına el atmalı. Fenerbahçe karşısındaki Trabzonspor, sıradan bir takımdan farksızdı. Burak ve Olcan’ın da gününde olmadığı bir Trabzonspor’un bırakın başarılı olmasını, çok yavan kalıyor! Trabzonspor kupa peşinde koşacağına, şimdiden alacağı futbolcuların peşinde koşmalı!



Trabzonspor, yönetimi artık bu kupa sendromundan kurtulup, takımın gidişatına el atmalı. Fenerbahçe karşısındaki Trabzonspor, sıradan bir takımdan farksızdı. Burak ve Olcan’ın da gününde olmadığı bir Trabzonspor’un bırakın başarılı olmasını, çok yavan kalıyor! Trabzonspor kupa peşinde koşacağına, şimdiden alacağı futbolcuların peşinde koşmalı! Trabzonspor yönetimin yapacağı ilk iş, öncelikle bu yabancı enkazından kurtulmak olmalıdır. Kupayı alsan ne olur almasan ne olur? Oysa ki bu takımla gelecek sezona başlamak, Trabzonspor’u çok geriye götürür! Trabzonspor’un en az 5 veya 6 yere transfer yapması gerekiyor; bunu yapacak güce de sahip. Her futbolcu nasıl ki üç büyükte oynamak istiyorsa, bu Trabzonspor için de geçerli. Çünkü Trabzonspor Avrupa’da çıtayı daha yukarlara çekti. Bu da Trabzonspor’un transfer etmek istediği futbolcu için büyük bir artı. Yeter ki yönetim kesenin ağzını açsın ve transferi gerçekleştirecek kişiler biraz olsun futboldan nasibini almış olsun! Şiddet yasası ve Göçek Şiddet, her geçen gün daha da boyutlarını büyüterek, futbolu dört bir yandan kuşatmaya devam ediyor. Oysa ki bunun için çıkarılan ama daha sonra şike için uygulanan bu yasa, aynı kararlılıkla şiddet için de uygulansa, tribünler çiçek gibi olur! Süper Final diye oynatılan uydurma bir lig statüsü için oynanan Beşiktaş ile Galatasaray maçında hakem Hüseyin Göçek için yapılan çirkin tezahürat, en büyük şiddetten daha vahimdir! Düşünebiliyor musunuz o hakemin o küfür altında çaldığı düdükleri?! Bir hakem maçı kötü yönetebilir; ancak bu ne ilk ne de son olacak! Hüseyin Göçek, maçı kötü yönetiyorsa, bu demek değildir ki onun yedi sülalesine küfür edilecek! Tribündeki taraftarlar ne kadar kuralı biliyorsa Göçek de en azından onlar kadar kuralları biliyor! Şiddettin bitmesi bana göre bir hakemin düdüğünden geçer! Eğer bir babayiğit hakem kendisine, ailesine küfür edildiği zaman düdüğünü çalıp maçı tatil ederek, sonra da en ağır şekilde bir rapor yazabiliyorsa, işte o zaman bu küfür şiddeti kökünden kazınır! Bir gün bunu yapacak bir hakem çıkacak ve tarihe geçecek! Fırat Aydınus’a dikkat! Futbolun 12. adamı bence maçı yöneten sahadaki hakemdir! Futbolun bir temaşa olduğu düşünülürse, hakemin de en az futbolcular kadar bu zevkin oluşmasında rolü vardır. Yarın oynanacak bir G.Saray-Fenerbahçe maçı var ki, Türkiye’de bütün sıkıntıları unutturacak, hayatı durduracak bir karşılaşma! Maçın hakemi Fırat Aydınus, bence karşılaşmanın en renkli ismi! Bunu söylerken Aydınus’un performansını göz önüne getiriyorum. Son F.Bahçe-Trabzonspor maçında Aydınus’un herkesin ofsayt dediği ancak çok usta bir hakemin bile süzemeyeceği pozisyonda golü vermesi Avrupa’da da büyük yankı buldu. Aydınus’un yöneteceği derbinin nasıl geçeceği daha şimdiden benim gözlerimin önünde şekillenmiş bulunuyor! Konsantrasyonundan tutun da sahada futbolcuyla olan ilişkisi, yardımcılarıyla uyumu ve müthiş fiziğiyle Fırat Aydınus, maça damgasını vuracak diye düşünüyorum. Tabii bu arada futbolcuların da iyi niyeti unutulmamalı! 34 maçın sıra dışı oyuncuları 34 maçlık maraton sonunda Süper Lig bitti ama “çakması” devam ediyor! Sebep, yayıncı kuruluşun zarar etmesi! Ancak bunun ne kadar zarar olduğu da tartışılır!.. Uzun lig maratonunda gözüme çarpan özel isimler arasında Muhammet (Gaziantep), Aybars (Ankaragücü), Furkan (Kayserispor), Erman (Sivaspor), Yasin (G.Birliği), Ahmet İlhan (Manisa), Murat Yıldırım’ı (Samsunspor) sayabilirim. Bir de, uzun zamandan beri Türkiye’de oynayan ama bir patlama yapamayan, ancak geçtiğimiz sezon isimlerinden en çok söz ettiren yabancılardan Batalla (Bursasapor), Eneramo (Sivaspor) ve Tita (Antalyaspor) yabancı futbolcu modeli konusunda iyi örnek oldular. Türkiye’de altyapının olmadığını iddia edenler, yukarıda saydığım bu gençleri göz önüne alırsa, altyapının olduğunu çok açık bir şekilde görür! Bu 7 futbolcudan en az beşi, Türk Milli Takımı için hazır durumda.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT