BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hastalık bile değil ama hayatı çekilmez kılıyor

Hastalık bile değil ama hayatı çekilmez kılıyor

Modern çağın önemli rahatsızlıklarından olan İrritabl Bağırsak Sendromu, gerçek manada bir hastalık bile değildir. Ancak beynin kontrol edemediği stres ve sağlıksız beslenme; mide-bağırsak sistemini bozarak bize büyük acılar yaşatır.



Modern Çağın Çıkmazı iRRiTABL BAĞIRSAK SENDROMU -1- GENÇLERİ ETKİLİYOR Rahatsızlık genelde genç yaşlarda ortaya çıkar. Kadınlarda görülme sıklığı daha yüksektir. Bağırsak hastalıkları içinde doktora en sık müracaat edilen rahatsızlıkların başında gelir. İÇİMİZ YANIYOR HOCAM!... > B. Yılmaz Bağırsaklarımda aşırı gaz oluyor. Ayrıca büyük abdestte dayanılmaz sancı çekiyorum. Genelde acı ve baharatlı yemekler yediğimde olmakta, sebebi ne olabilir? > Uğur Uçar Yediğim her şey midemi yakıyor, gaz yapıyor, nasıl kurtulacağım? Saygıdeğer okuyucularımız, özellikle mevsim geçişlerinde gerek ruhi durum, gerekse de beslenme alışkanlıklarının değişmesinden kaynaklanan ve hayat kalitemizi altüst eden mide-bağırsak sistemimizde en sık rastlanan hastalıklarının başında İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS) gelmektedir. Bu konuda her hafta onlarca soru almaktayız. Bütün sorulara ortak cevap olması bakımından sizlere birkaç hafta boyunca bu modern çağ insanının hastalığından bahsedeceğim. KORKMAYIN ÖLDÜRMEZ! İBS, ülkemizde oldukça sık görülen kronik (uzun süre devam eden) seyirli, kişisel ve sosyal hayatımızı zehir eden ama hiçbir zaman kanser gibi kötü bir neticeye dönüşmeyen bazen hayat boyu sürebilen bir hastalıktır. Tıpta belirti ve bulguların bir arada olmasına “sendrom” diyoruz. İrritabl Bağırsak Sendromu da gerçek anlamda bir hastalık değildir (mikrobik hastalıklar gibi kişiden kişiye geçmez, ameliyat veya ilaçlarla tedavi edilmez). Bu hastalığın organik veya biyolojik herhangi bir sebebi de yoktur. Hayatı tehdit etmez ama kişinin hayat kalitesini uzun süre bozabilir. İBS; Spastik Kolon, Spastik Bağırsak, Spastik Kolit gibi değişik adlarla da anılır. Fakat, Ülseratif Kolit ve Crohn Hastalığı gibi temelinde daha ziyade otoimmünitenin (vücudun savunma sisteminin aşırı hassas ve aktif olması sonucu kendi hücrelerini düşman gibi algılaması) bulunduğu hastalıklarla karıştırılmamalıdır. Karın ağrısı, dolgunluk ve şişkinlik hissi, anormal bağırsak hareketleri (zaman zaman kabız ve ishal) gibi şikayetlerin birlikte görüldüğü bir tablodur. Karın ağrısı ve şişkinlik hissi, genellikle dışkılamadan sonra geçer. BASKILANAN BÜYÜK ACILAR Bağırsağın iç yüzünü kaplayan mukoza tabakasındaki sinir uçlarının aşırı hassas olması sonucu, bu sinirlerin etkilediği bağırsak kas tabakası da çok aktif ve hassas hale gelir. Böylece bağırsaktaki sindirilmiş gıdalar bağırsak içinden geçerken normalde olmaması gereken şekilde aşırı uyarılar oluşturur. Bağırsaklarda aşırı kasılma sonucu hareketsizlik ve kabızlık ortaya çıkabildiği gibi bağırsak hareketlerinin artması ile ishal de olur. Her iki durumda da kramp tarzında karın ağrısı gelişir. HER ŞEY BEYİNDE BİTMİYORMUŞ... Sinir etme beni bağırsak! Sinir sistemimiz, vücudumuzun her yaptığını ve hissettiğini kontrol altında tutar, Merkezi sinir sistemi (beyin ve omurilik) ve Periferik (çevre) sinir sistemi olarak ikiye ayrılır. Periferik sinir sistemi, tüm vücudu santral sinir sistemine bağlar ve vücut ile beyin arasındaki ahenk ve uyumu sağlar. Periferike bağlı Otonom sinir sistemi ise, kontrolü altında olmayıp istem dışı hareket ve fonksiyonlardan sorumludur. Mesela kalbimizin çalışma düzeni, bağırsaklarımızın hareketleri gibi tüm organlarımız bu sistem tarafından kontrol edilir ve faaliyetleri otomatik olarak ayarlanır. Bağırsaklarımızın sinir sistemi Otonomun bir parçası olarak, bağırsak fonksiyonlarını düzenler. Tüm bu sinir sistemleri Santral sinir sistemi ile yakından alakalıdır. Fakat gerek Otonom, gerekse Bağırsak sinir sistemleri Merkezden bağımsız birçok faaliyet de yapabilirler. Bağırsaklar ve beyin, anne karnında insan embriyosu ile aynı kesiminden gelişir. Bu sebeple bağırsakların çok zengin sinir ağı vardır, beyin ile çok yakın ve karmaşık ilişki halindedir. Bu yakın ilişkiye rağmen bağırsak hareketlerini kontrol eden sinirleri, tamamen beynin kontrolü altında değildir. STRES mideden vuruyor Bağırsaklar, gıdaların sindirimi ve artıkların dışarı atılması görevlerini, beyinden bağımsız olarak Otonom sinirlerin kontrolünde yaparlar. Fakat stres sırasında beyinin gönderdiği karmaşık uyarılar, kendi kendine çalışan bağırsakların sinir sistemini de etkiler. Bunun sonucunda İrritabl Bağırsak Sendromunda görülen şikayetler gelişir. Vücudumuz strese yol açan bir durum ile karşı karşıya kalındığında; birçok kişide ruhi ve fiziki bir cevap oluşur. Sınav, müsabaka, iş ve aile içi stresi gibi durumlarda heyecana bağlı korku, stres, sıkıntı veya şüphe hissedilebilir. Fiziki olarak da kas gerginliği, terleme, çarpıntı, nefes darlığı, karın ağrıları gelişebilir. Mesela heyecanlı durumlarda bazı kişiler ishal olur. Stresli olaylar geçince kişi rahatlar. HAFTAYA: İBS’NİN SEBEPLERİ OKUYUCULARIMIZA CEVAPLAR Mantar tedavisi SABIR İSTER > Hasan Hasan Sırtımda madeni 1 TL büyüklüğünde beyazlaşmalar var. Doktor “mantar” deyip çeşitli hap ve kremler verdi, bir haftadır değişiklik olmadı, daha da arttı! Ayrıca aşırı terleme var, doktor “kan fazlalığı” dedi. Yardımcı olabilir misiniz? CEVAP: Hasan Bey, bahsettiğiniz döküntüler, geçtiğimiz aylarda etraflıca işlediğimiz Pitriasis Versikolor Mantar Hastalığını akla getirir. Antibiyotikli değil de mantarlara etkili antimikotik kremleri en azından alınan cevaba göre birkaç ay kullanmak gerekir. Mantar, genelde hastalığı bulunan kişilerin havlu, bornoz, terlik gibi eşyalarını ortak kullanma sebebiyle genetik olarak yatkın ve nemli cilde sahip kişilerde görülür. Sizin de aşırı terlemeniz sebebiyle mantara karşı meyilli bir vücut yapınız var. Bu sebeple sık ılık duş alarak ve terlediğinizde derhal kurulanıp çamaşır değiştirmeniz, hem bulaşmayı önler, hem de tedaviyi kolaylaştırır. Terleme çoğunlukla kilolu ve cilt altı yağ dokusu fazla olan kişilerde görülür. Temelinde psikolojik faktörler yatar. Hemogram testinde kırmızı kan hücrelerinizin fazla olması, et ve ürünlerini fazla sık yemenize bağlıdır. Bu tür gıdaları 10 günde bir 5 köfteden daha fazla yememeniz, sebze, balık, bakliyat ve meyve ağırlıklı beslenmeniz, her 3-4 ayda bir 1 ünite kan vermeniz oldukça faydalı olacaktır. Bir de engel durum yoksa, hekiminize danışarak her akşam 100 mg aspirin almanız uygun olur. Sigaranın bebeğe etkisi > Gonca Ece Hamileyim, eşim çok sigara içiyor, bebeğe zararı olur mu? CEVAP: Sevgili kardeşim, eşinizin sigara içmesinin size çok zararı olduğu gibi dolaylı olarak bebeğinize de her yönüyle olumsuz etkisi vardır. Pasif içiciler, kalp hastalığı ve akciğer kanseri yönünden sigara içenlere yakın oranda risk altındadırlar. Ayrıca kul hakkına da giren sigara içimi, hayat kalitesini bozan, ömrü ciddi oranda kısaltan zararlı bir alışkanlıktır. Geçenlerde 36 yaşında hayatında hiç sigara içmemiş fakat eşi 2 paket sigara içmekte olan bir bayan hastanın çektirdiğim akciğer grafisindeki görünüm; 15-20 yıldır günde 1 paket sigara içen kişinin röntgen filmindeki bronşların katran birikimi tarzında olması, pasif içiciliğin ne kadar tehlikeli olduğunun çok bariz göstergesidir. Bundan dolayı sigara içenler, başta bronş ve akciğerler olmak üzere tüm solunum yolları, kalp ve beyin damarlarını tıkayıp kendi hayatlarını kanser, kalp krizi ve felç gibi birçok hastalık yönünden riske attıkları gibi çevresindeki birçok insanın da hayatını karartmaktadır. Lütfen artık sigarasız bir toplum olalım!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102715
    % 0.57
  • 5.2851
    % -0.34
  • 5.9555
    % -0.47
  • 6.7956
    % 0.67
  • 224.132
    % 0.63
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT