BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Alacahisarlı Hasan Dede

Alacahisarlı Hasan Dede

“Duâ ve ilâç, ömrü uzatmaz. Ömür, ecel bilinmediği için, duâ etmek, ilâç kullanmak lâzımdır. Eceli gelmemiş olan, sıhhate, kuvvete kavuşur.“



Hasan Dede, Alacahisar’da doğup, büyüdü. İlim tahsîlini İstanbul’da yaptı. İbrâhim Gülşenî’nin halîfelerinden Hasan Zarîfî’ye talebe oldu. Halvetiyye ve Celvetiyye yollarının feyzlerine kavuştu. İstanbul’da Mirahor Zâviyesinde yerleşip zâhir ve bâtın ilimlerinde yetişmek için çalıştı. 1609 (H.1018) senesinde vefât etti. Hasan Dede, vefatından kısa bir zaman önce buyurdu ki: Harâm işleyenin ve kalbi gâfil olanın duâsı kabûl olmaz. Mâide sûresinde Allahü teâlânın yaratması için, vesîleye, yanî sebeblere yapışmak emrolunmaktadır. Tesîri kati olan sebeblere yapışmak farzdır. Meselâ, Allahü teâlânın rızâsına, sevgisine kavuşmak için, İslâmiyyete uymak ve duâ etmek emrolundu. Diğer sebebler ve tesîrleri açıkça bildirilmediği için bunlara uymak sünnet oldu. Peygamberlerin ve evliyânın rûhlarından ve ilâçlardan şifâ beklemek ve dertlerden, belâlardan kurtulmak için bunları vesîle yapmak sünnet oldu. Ehl-i sünnet i’tikâdında olmayanın duâsı fâide vermez. Allahü teâlâ, her şeyi bir sebeb ile yaratmaktadır. Bir şeye kavuşmak isteyen, o şeyin sebebine kavuşmak için duâ etmelidir. Sebebine kavuşunca, bu sebebe yapışır. İnsana sıhhat, şifâ vermek için, duâ etmeyi, sadaka vermeyi ve ilâç kullanmayı sebeb yapmıştır... (Tibyân tefsîri) son sahîfesinde diyor ki: “Âişe vâldemiz buyurdu ki: Resûlullahın bir yerinde ağrı olsa iki Kûl e’ûzü sûresini okuyup, mübârek avucuna üfler, elini ağrı olan yere sürerdi.” Duâ ve ilâç, ömrü uzatmaz. Eceli geleni ölümden kurtarmaz. Ömür, ecel bilinmediği için, duâ etmek, ilâç kullanmak lâzımdır. Eceli gelmemiş olan, sıhhate, kuvvete kavuşur. Şifâyı ilâçtan değil, Allahü teâlâdan beklemelidir. Büyüklerimiz buyuruyor ki: “Murâd için âyet-i kerîme ve duâyı izin alarak okumalı demişlerdir.” İZİNLİ OKUMAK İÇİN!.. İzin veren, onu kendine vekil etmiş olur. Meşhûr bir âlimin, velînin kitâbında (okumalıdır) yazmış olması, izin vermek olur. İzin vereni ve iznini düşünerek okuyunca, o zât okumuş gibi fâideli, tesîrli olur. Kur’ân-ı kerîmi ve duâyı ücret ile okumak, yanî okuması için, önceden bir şey istemek büyük günâhtır. İstemesi ve alması harâm olur ve okuduğunun fâidesi olmaz. Bir şey istemeyip, sonradan verilirse, hediyye olur. Hediyyeyi alması câiz olur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT