BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Müslümân, farzlara ve harâmlara uymalıdır...

Müslümân, farzlara ve harâmlara uymalıdır...

Her Müslümânın, her sözünde, her işinde, farzlara ve harâmlara, ya’nî Allahü teâlânın emirlerine ve yasak ettiklerine uyması lâzımdır...



Ay başında yazdığımız iki makâlemizde, iyi bir insan olmak için kâmil ya’nî olgun bir Müslümân olmak gerektiği konusunu, âyet-i kerîmeler, hadîs-i şerîfler ve İslâm büyüklerinin sözleri ışığında işlemeye çalışmıştık... Bugün şunu belirtelim ki, erkek olsun, kadın olsun, her Müslümânın, her sözünde, her işinde, farzlara ve harâmlara, ya’nî Allahü teâlânın emirlerine ve yasak ettiklerine uyması lâzımdır. Bir farzın yapılmasına, bir harâmdan sakınmaya önem vermeyenin îmânı gider. Îmânsız kimse, kabirde azâp çeker, âhirette de Cehennem’e gider ve Cehennem’de sonsuz yanar. Böyle bir kimsenin affedilmesine, Cehennemden çıkmasına imkân ve ihtimâl yoktur. Küfre düşmek çok kolaydır. Her sözde, her işte küfre düşülebilir. Küfürden kurtulmak da çok kolaydır. Küfrün sebebi bilinmese dahî, her gün bir kerre, “Yâ Rabbî, bilerek veya bilmeyerek küfre sebep olan bir söz söyledim veya bir iş yaptım ise, pişmân oldum. Beni affet” diyerek tevbe etse, Allahü teâlâya yalvarsa, muhakkak affolur. Cehennem’e gitmekten kurtulur. Binâenaleyh Cehennem’de sonsuz yanmamak için, her gün muhakkak tevbe etmelidir. Bu tevbeden daha önemli bir vazîfe yoktur. Kul hakkı bulunan günâhlara tevbe ederken, bu hakları ödemek ve terk edilmiş namazlar için tevbe ederken, bunları kazâ etmek te lâzımdır. [Kazâya kalmış oruç, zekât, sadaka-i fıtır, kurbân gibi ibâdetleri de kazâ etmelidir.] ÎMÂN VE DİNDE SEBÂT Küfre düşmemek için sabâh-akşam okunacak bir duâ şöyledir: “Allahümme innî eûzü bike min en üşrike bike şey’en ve ene a’lemü ve estağfiruke li-mâ lâ a’lemü inneke ente allâmü’l-guyûb” Dînde sebât ve son nefeste îmân ile ölmek için şu duâyı da her zaman okumalıdır: “Allahümme yâ mukallibe’l-kulûb, sebbit kalbî alâ dînik.” [Ey (büyük) Allah’ım! Kalbleri iyiden kötüye, kötüden iyiye çeviren, ancak Sen’sin. Kalbimi, dîninde sâbit kıl, ya’nî dîninden döndürme, ayırma!] Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Dünyâ ve âhiret saâdeti isteyen, ‘Allahümme Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr. Bi-rahmetike yâ Erhame’r-râhimîn’ duâsını okusun.” Şu duâyı da her zaman okumalı: “Allahümme innî es’elüke’s-sıhhate ve’l-âfiyete ve’l-emânete ve hüsne’l-hulukı ve’r-rıdâe bi’l-kaderi bi-rahmetike yâ Erhame’r-râhimîn.” [Ey merhametlilerin en merhametlisi Allah’ım, Sen’den, merhametin hakkı için, sıhhat, âfiyet, emânete riâyet, güzel ahlâk ve kadere râzî olmayı istiyorum, bunları bana nasîp eyle.] Doğru bir i’tikâda sâhip olup harâmlardan kaçan ve ibâdetleri doğru bir şekilde yapan bir kimse [tabîî ki Müslümân bir kimse], îmân ile ölür. Namaz kılan kimsenin şu duâyı, fırsat buldukça okuması iyi olur: “Yâ hayyü, yâ kayyûm, yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm! Allahümme innî es’elüke en tühyiye kalbî bi-nûri ma’rifetike ebeden yâ Allah, yâ Allah, yâ Allah celle celâlüh) “Bu duâyı sabâh namazının sünneti ile farzı arasında okuyan îmânla rûhunu teslîm eder.” [Tirmizî] Hanefî mezhebinde, sünnet ile farz arasında “Allahümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm...” duâsından başka bir şey okunmaz. Yukarıdaki duâ, namazdan sonra, duâ ederken okunur. EN MAKBUL AMEL Peygamber Efendimiz, en makbul amelin güzel ahlâk olduğunu bildirmiş, “Mü’minlerin îmân yönünden en fazîletlileri, ahlâk bakımından en güzel olanlarıdır” buyurmuştur. (Hâkim) Bir kimse, Peygamber Efendimizden nasîhat istedi. Dedi ki: - Ya Resûlallah bana öğüt ver! - Nerede olursa olsun Allah’tan kork! - Yine nasîhat buyur yâ Resûlallah! - Her kötülüğün akabinde bir iyilik yap ki günâhları gidersin. - Yine buyur! - Herkesle güzel geçin! (Tirmizî) Bir kimse, asîl bir âileye mensûp olmasa da, güzel huylu ise, onun için güzel huyu, iyi bir asâlettir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Güzel huy gibi asâlet, tedbîrli olmak gibi akıllılık olmaz.” [İbn-i Mâce] Güzel huylu kimse, insanların takdîrini kazanır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Mallarınızla herkesi memnûn edemezsiniz. Güler yüz ve tatlı dil ile, güzel ahlâkla memnûn etmeye çalışınız” [Hâkim]
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT