BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Osman Paşa vurdu taşa Taş yarıldı baştan başa

Osman Paşa vurdu taşa Taş yarıldı baştan başa

Bir 28 Şubatçılar var.. Bir de 28 Şubat menkıbecileri.. Televizyona çıkan olay anlatıyor. Bir gün filan paşa ile beni buluşturdular.. Filan paşa dedi ki;



Bir 28 Şubatçılar var.. Bir de 28 Şubat menkıbecileri.. Televizyona çıkan olay anlatıyor. Bir gün filan paşa ile beni buluşturdular.. Filan paşa dedi ki; -Sizin bir milletvekiliniz var ya.. İçimden onun kafasını duvara çarpmak geliyor. Ben de sayın paşa, dedim, o seçilmiş halkın şeyi, temsilcisi.. Yaaa, böyle günlerdi. Bu minvalde hikâyeler.. Şimdi o paşa içeride.. Ağzı var, dili yok.. Sessiz, sakin, boynu bükük.. Bu işleri bu paşa yapmış olabilir mi? Ya da şöyle mi düşünüyorsunuz.. O zaman gücü vardı, emri altında birlik vardı, esiyordu, gürlüyordu, eee, emekli olunca kimsesiz kaldı.. Bu devlet paşalardan mı ibaret. Hani anlatırken derin devletimiz var, akil adamlarımız var, millî güvenlik siyaset belgemiz var, MGK’mız var, MİT’imiz var, Encümen-i Danişimiz var, yüksek bilim adamlarımız var, demiyor muyduk. Bunu hatırlattıktan sonra soruyorum: Dün, 28 Şubat’ta, ne olduğunu, ne yapılmak istendiğini, bu kadar yüce heyetler çözemedi de, bugün bu işi soruşturan savcı mı çözecek. Koskoca MGK.. Anlı şanlı üyeler.. Toplanıyorlar ama olup bitenlerden habersizler.. Eğitim sekiz yıl olsun, irtica bitsini tartışıyorlar. İçlerinden bir teki bile durumu kavrayamıyor.. O zaman da menkıbelerle avutulduk. Başbakan terledi de, imzalamadı da, sekiz saat sürdü de.. 118 saat sürse ne olacak.. Koskoca devlet kilitlenmiş, imam hatibi tartışıyor, sekiz yılı tartışıyor. Nasıl ki dün olup bitenleri anlayamadıysak bugün olup bitenleri de anlayamayacağız. Hikâyeleriyle avunacağız. Menkıbe kıvamında zulüm hikâyeleri.. 28 Şubat’ı anlamadık.. Onu acemilik dönemi sayalım.. 27 Nisan’ı anladık mı? Anladık mı derken aynı paşalar.. Aynı olmasalar da birbirine benzer paşalar, yine esip gürledikleri halde neden istediklerinin tam aksi oldu. Demek ki onların isteği ile olmuyor. Ne yapmak istiyorlardıııı, ne yapmış oldular. Mehmet Ağar’ın en yakınındaki anlatıyor. Mehmet Ağar da anlamamış. O zamanın ara nağme partisi ANAP’ın başkanı da anlamamış. Duayen Demirel de anlamamış. Ağar’ın en yakınındaki diyor ki, bunlar her şeyi hesap ettiler ama bu yüce millet bunların hesabını bozdu. Efendim şöyle bozmuş: 27 Nisan’dan sonraki seçimde verdiği oylarla bunlara demiş ki, biz sivil siyasetin, sivil iradenin arkasındayız. Abi yüce millet işi tamam da hesap oturmuyor. Biz aynı yüce millet olarak 82 Anayasasına daha çok oy verdik. Yüzde 90. Milletin kararlarından birine yücelik izafe edip öbürü hataydı derseniz olmaz.. Şunun için olmaz.. Millet yüce ama ben daha yüceyim.. Bakarım milletin kararına ya yücedir ya değildir, derim, demek gibi olur. Bana her şey bizim dışımızda cereyan ediyormuş gibi geliyor. Biz, hikâyeleriyle (menkıbeleriyle) üzülüyor ya da seviniyoruz. O arada atı alan Üsküdar’ı geçmiş oluyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT