BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yeni Türkiye, “Güçlü Türkiye” olarak şekilleniyor

Yeni Türkiye, “Güçlü Türkiye” olarak şekilleniyor

28 Şubat soruşturmasında derinlere inildikçe Türkiye’nin önünü yıllardır tıkayan, siyasete yön veren, ekonomiyi kendi cebine doğru akıtan, özgürlükler alanını sadece kendi istikbaline göre genişleten karanlık bir dönem son buluyor.



28 Şubat soruşturmasında derinlere inildikçe Türkiye’nin önünü yıllardır tıkayan, siyasete yön veren, ekonomiyi kendi cebine doğru akıtan, özgürlükler alanını sadece kendi istikbaline göre genişleten karanlık bir dönem son buluyor. Uzun yıllardır aslında kamuoyunca bilinen gerçekler artık yargı önüne geldikçe yeni Türkiye şekilleniyor. İlkesel bir değişim yaşanıyor. Demokrasi ve millet iradesine karşı refleksin hakim olduğu eski düzen yerine inşa edilen yeni Türkiye’nin anlamı Güçlü Türkiye’yi ifade ediyor. Güçlü Türkiye sadece demokratikleşme ve sivilleşme alanında değil ekonomiden dış politikaya kadar birçok alanda paradigmaların ve eski alışkanlıkların değişmesine neden oluyor. Avrupa finansal kriz ile çalkalanırken, prangalarından kurtulan Türkiye büyüme rekorları kırıyor ve işsizlik, tarihin en düşük seviyelerine geriliyor... Bütün bunlar tesadüf mü? Elbette değil. Türkiye’nin dışarıdaki imajı güçleniyor. Birçok ülke Türkiye’nin mücadelesinden ilham alıyor. Türkiye mazlum devletlerin vicdanı haline geliyor. Tesadüf mü? Elbette değil. Bütün bu gelişmeler halkın artık yeter demesinin ve göreve getirdiği yönetimin azminden ve bu yönetimin dünyada ve bölgesinde güçlü bir Türkiye oluşturma idealinden kaynaklanıyor. İşte tam da burada, demokratikleşme sürecinin yaygınlaştırılması, bir arada yaşamın desteklenmesi ve toplumsal katılımcılığın teşvik edilebilmesi için tüm demokratlara bazı görevler düşüyor. Her şeyden önce Ergenekon sürecinin taviz verilmeden sonuna kadar gidilmesi için çaba sarf edilmelidir. Yargı önünde kimse ayrıcalıklı değildir. Yargı karşısında herkesin eşit olduğunu hepimiz kabul etmeliyiz. Ergenekon süresindeki kararlılık yeni Türkiye’nin özgür demokrasisi için gerçek bir sorumluluktur. Ergenekon mücadelesine ek olarak toplumun yeni anayasa talebini sürekli canlı tutmamız icap ediyor. Bugün Türkiye genelinde yeni anayasa ile ilgili birçok çalışma yapılıyor. Sivil toplum örgütleri de kendi çalışma takvimleri çerçevesinde önerilerini dile getiriyorlar. Neredeyse tüm kurumlar bu anayasa ile yeni Türkiye olmayacağı fikrine varıyorlar. Geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın ifade ettiği gibi: “Yeni anayasa da aspirin prospektüsü gibi detaylı olmamalı. Kısa öz ve net bir anayasa olmalı. Özgürlükçü bir anayasa ile Türkiye önümüzdeki yüzyıla çok emin adımlarla ilerleyecektir. Kayıp yıllarımızın nedeninin, bugünkü anayasa olduğuna inanıyorum...” Egemen Bağış’ın dediği gibi Türkiye’de darbe zihniyeti ile hazırlanmış anayasa ile Avrupa Birliği’ne girilmesi pek mümkün değil. Bundan daha önemlisi 2023 hedeflerine ulaşmamız konusunda da önümüzdeki en büyük engellerden birisi yine bu Anayasa’dır. Eski alışkanlıkların ve bürokratik oligarşik reflekslerin tekrar Türkiye’yi ele geçirmesine karşı sigorta, insanı merkezine alan bu yeni anayasa olacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT