BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > "27 Nisan e-Muhtıra’sı da soruşturulmalı"

"27 Nisan e-Muhtıra’sı da soruşturulmalı"

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, “Bana göre e-Muhtıra da bir müdahaledir. İçe-riğine baktığınızda TSK, hükümeti tehdit etmiştir...” dedi.



Yücel KAYAOĞLU - ANKARA TSK HÜKÜMETİMİZİ TEHDİT ETTİ Gündemi Türkiye’ye değerlendiren Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, “27 Nisan e-Muhtırası da bir müdahaledir. Soruşturulmalı. İçeriğine baktığınız zaman TSK hükümeti tehdit etmiştir” dedi 28 ŞUBAT 12 EYLÜL’DEN BETER 28 Şubat’ın, 1980 ve 1960 darbelerinden daha ağır sonuçlar verdiğini belirten Yazıcı, bu süreçte sadece iktidarı değiştirme çabası verilmedi, değerleri çiğnenen başka bir toplum oluşturmak istendi İhlas Holding Ankara Medya Grup Başkanlığını ziyaret eden Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. 28 Şubat sürecini Türkiye’ye yaşatanların yargı önünde hesap vermesinin herkesi demokrasi adına bir kere daha umutlandırdığını belirten Yazıcı, “27 Nisan e-Muhtırası da soruşturulmalı” dedi. Bu yönde bir operasyon başlatılması ihtimalinin olup olmadığı yönündeki soruya Bakan Yazıcı, “Bana göre 27 Nisan e-Muhtırası da bir müdahaledir. İçeriğine baktığınız zaman bir tehdit de vardır. TSK hükümeti tehdit etmiştir. Ama hükümet orada gereğini yapmıştır. Belki hükümetin duruşu olmasaydı konu farklı yere giderdi. O duruş süreci geri teptirmiştir. 27 Nisan’daki duruşumuz çok önemli bir duruştur. Soruşturma olup olmaması yargının takdiridir ama bana göre bu konunun da irdelenmesi, soruşturulması ve araştırılması mümkündür, muhtemeldir” cevabını verdi. EN AĞIR DARBE 28 ŞUBAT’TA YAPILDI Yazıcı, 28 Şubat post-modern darbesinin Türkiye’nin siyasi hayatında çok derin yaralar bıraktığını, 28 Şubat’ın idamlar hariç 1960 ve 12 Eylül darbesinden daha ağır ve yaygın bir darbe olduğuna dikkat çekti. 28 Şubat’ta Türkiye’de sadece bir iktidar değiştirme değil, her alanı değiştirme ve şekillendirme çabasının verildiğini hatırlatan Yazıcı, “Ekonomik ve sosyal hayat allak bullak olmuştur. Toplumsal yapımızın değerlerini çiğnemiş ve âdeta başka bir toplum oluşturmaya kalkışılmıştır” diye konuştu. 28 Şubat soruşturmasının başlamasının zemininin 12 Eylül 2010’da kabul edilen Anayasa değişikliğinin oluşturduğunu ifade eden Yazıcı, “Bana göre o referandum bir milletin kendi hakkına sahip çıkmasının bir başlangıcıdır” dedi. İhlas Holding Ankara Medya Grup Başkanlığı’nın kahvaltılı sohbet toplantısına katılan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, gündemi hukukçu gözüyle masaya yatırdı. KILIÇDAROĞLU PANİK HAVASINDA CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 28 Şubat operasyonlarını ‘Cadı avına’ benzetmesine tepki gösteren Bakan Yazıcı, Kılıçdaroğlu’nun ‘sorumsuzca ve Türkiye’nin gerçeklerinden uzak’ konuştuğunu belirterek, “Sanırım bu değerlendirmeyi yaparken elinde hiçbir veri olmadan, düşünmeden, söylediklerinin nereye varacağını hesaplamadan, konuşmuştur” dedi. Kılıçdaroğlu’nun bir ‘panik havası ve ön alma’ düşüncesi ile hareket ettiğini savunan Yazıcı, şöyle devam etti: “Bununla kalsın, sınırlı kalsın diyor. Başbakan ise kime uzanıyorsa oraya kadar gitsin diyor. Bu süreç içinde işlem icra etmiş, tam aktör veya figüran olarak rol almış herkese sirayet etmiş, sadece üniformalılar değil, üniformasız darbeciler de vardı. Ama her halükarda buna karar verecek olan yargıdır.” MGK KARARI ‘KORKUDAN’ İMZALANMIŞ 28 Şubat operasyonlarının ‘Nereye kadar uzanacağı’ konusunda yapılan tartışmaları doğru bulmadığını, bunun yargının işi olduğuna dikkat çeken Yazıcı, “Birçok insan o süreçte işler icra etmiş. Bunun kimisi korkudan icra etmiş, kimisi isteyerek icra etmiş. Ama bu ayıklamaları yapacak olan yargı erkidir. Şu gelsin bu gitsin demek doğru değil. Süreci serinkanlı yürütmek lazım” görüşünü dile getirdi. Yazıcı, 28 Şubat döneminde alınan Milli Güvenlik kararlarının hükümete yönelik talimat olduğunu, bugün ‘İmzalandı mı imzalanmadı mı’ tartışması yapıldığını hatırlatarak şöyle konuştu: “Korkmak, cesur olmak, yiğitlik yapmak insanlara özgü meziyetlerdir. Kimimiz korkarız, kimimiz istemeye istemeye imzalarız. Hukukta cebir, şiddetle bir şeyi kabul ettirmek suçtur. Yani suç imzalatandadır, imzalayanda değil. Çünkü korktuğu için imzalamıştır, suçlu değildir. Bizzat darbenin etkisidir. Bir hükümetin programında olmadığı halde yapması ondan beklenmediği halde, bir şeyler yaptırılıyorsa, o bizzat darbecilerin darbe yaptıklarının kanıtıdır. Burada bir cebir ve şiddet vardır ve bu suçtur.” 28 ŞUBAT DARBESİ Demirel de sorgulanmalı 28 Şubat’ın en önemli aktörlerinden birinin de dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel olduğunu hatırlatan Yazıcı, “Sayın Demirel, ‘Darbeyi ben önledim’ diye açıklama yapmış. Demek darbeyi o kendisinin o makamdan gitmesi olarak algılıyor. Kendisine dokunulmadığı sürece o boyuttaki darbeleri tolere ediyor. ‘Ben müdahale etmeseydim, asker fiilen girecekti’ diyor. Bu beyan bile sorgulanması gereken bir değerlendirme olarak görüyorum” diye konuştu. TUTUKLU VEKİLLER Tahliye eşitlik ilkesine aykırı Tutuklu milletvekillerinin serbest bırakılmasına yönelik girişimleri değerlendiren Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, şunları söyledi: dile “Aslında, vekiller tutuklanmadı, tutuklu olanlar vekil yapıldı, şimdi de ‘vekil yapılanlar niye tahliye edilmiyor’ diye tartışma yapılıyor. Bunların aday gösterilmesi bir projeydi zaten. Yargı bırakır, bırakmaz o yargının işi. Ama yasama dokunulmazlığı konusunda 8 yıl boyunca konuşan CHP artık konuşmuyor. Şimdi çıkıp vekiller tahliye olsun diyorlar. Hak ve özgürlüklerin korunması kadar önemli olan kavram eşitlik kavramıdır. Aynı davadan yargılanan kişiler tutuklu iken, vekillerin tahliye edilmesi Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır.” ERDOĞAN SONRASI... AK Parti artık olgunluğa erişti AK Parti tüzüğündeki 3 dönem sınırlaması nedeniyle Başbakan Erdoğan’ın bir sonraki seçimlerde artık aday olamayacağı, bu durumda parti içinde bir sıkıntının yaşanıp yaşanmayacağına yönelik tartışmalara değinen Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, şöyle konuştu: “Bu süreçler önemli. Hiçbir şey yok diyecek durumda değiliz. Cumhurbaşkanlığı seçimi, Başbakanımızın ve Cumhurbaşkanı olması halinde partinin durumu tabi ki önemlidir. Ama bunları aşarız, bu potansiyele eriştik. Parti olarak kurumsal yapıya kavuştuk. Deneyimler kazandık. Gidişatımızı başkalaştıracak veya akamete uğratacak sonuç olmaz.”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 96937
    % 0.34
  • 6.205
    % -1.01
  • 7.2628
    % -0.83
  • 8.1978
    % -0.23
  • 240.119
    % -0.78
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT