BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Biz bunları denemedik mi?

Biz bunları denemedik mi?

Adam, kendisine beş yüz sopa vurulacağını öğrenince isyan etmiş: -Ya sayı saymayı bilmiyorsunuz ya da dayak yemediniz! Hangisi? Doğrusu, birilerinin ekonomiye ilişkin uçuk taleplerine de aynı tepkiyi vermek mümkün.



Adam, kendisine beş yüz sopa vurulacağını öğrenince isyan etmiş: -Ya sayı saymayı bilmiyorsunuz ya da dayak yemediniz! Hangisi? Doğrusu, birilerinin ekonomiye ilişkin uçuk taleplerine de aynı tepkiyi vermek mümkün. Bilindiği gibi, ekonomi söz konusu olduğunda, bakış açımızı belirleyen üç tane gözlüğümüz var: -Şirket gözlüğü, sektör gözlüğü ve makro gözlük Ne var ki.. Sadece “ulusal gözlük” kullanmak, rotamızı bulmak için yeterli olmuyor. Ekonominin kaptanları,“üretim, finansman ve pazarlama” kararı verirken, küresel boyutu da dikkate almak zorunda. Dolayısıyla, yukarıdaki gözlüklere, birer “küresel mercek” eklemek gerekiyor. İsabetli kullanıldığı sürece yararlı olan gözlüklerimizi, bazen üst üste takarak, saçma sapan sonuçlara ulaşabiliyoruz. *** Mesela.. -Herhangi bir zaman diliminde, şirketler için kârlı olan birtakım mikro çözümlerden ya da sektörel reçetelerden, “makro?hezeyanlara”?sıçrayabiliyoruz. -Bir?taraftan,?enflasyonu?artıracağı kesin?bir dizi politika önerirken, diğer taraftan,?yüksek?faizden?şikayet ediyoruz. -Dalgalı kur politikasını eleştiriyor ve alternatif çözüm olarak “enflasyon kadar kur artışı” denilebilecek bir sabit kur rejimini özlüyoruz. -İhracatımızla öğünüyoruz, ama ihracatımız içinde “ithal ara mal” oranının arttığını, ihracat yapabilmek için ithalat da yapmak zorunda olduğumuzu, “bu değirmenin suyunun dışarıdan geldiğini” unutuyoruz. -İhracatı teşvik etmek kaygısıyla, Merkez Bankası Başkanının yakasına sarılabiliyoruz. -Politika üretmek adına, “korumacı dönemin rantlarını” canlandırmaya çalışıyoruz. Tamam da.. -Biz?bunları?geçmişte?denemedik mi? *** Hatırlatmak gerekirse.. -”Kuru?yükseltelim!”?dedik, olmadı. -”Faizi düşürelim!“?dedik,?sökmedi. -”Sıcak parayı vergileyelim” dedik, morarttılar! Yani.. Yanisi şu: Boşuna uğraşmayalım. “Tavşana kaç, tazıya tut!” diye özetlenebilecek politikalarla, hiçbir yere varılamıyor. *** Gelelim çözüme.. Daha önce de teklif etmiştim. Diyorum ki.. - Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nu feshedelim; onun yerine, reel kesimi temsil etmeye meraklı sanayici ve ihracatçılardan bir yeni “Kurul” oluşturalım. -Kurul, “faizi düşürsün, kuru yükseltsin, enflasyonu düşürsün, dış şokları” önlesin. -Ekonominin tüm oyuncularını memnun edebilecek, “her derde deva bir kur rejimi” formüle etsin, bu tartışma bitsin. Ne dersiniz?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT