BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Sizinle konuşmak istiyorum!..”

“Sizinle konuşmak istiyorum!..”

Perihan hanım ve Doğan bey birden taş gibi kalakalmışlardı oldukları yerde. Ne yapacaklarını, ne söyleyeceklerini şaşırmış bir şekilde bu hiç beklemedikleri anda karşılarına dikiliveren oğullarına bakıyorlardı. Oktay her ikisini de sessizce süzdü. Gözleri şişmişti.



Perihan hanım ve Doğan bey birden taş gibi kalakalmışlardı oldukları yerde. Ne yapacaklarını, ne söyleyeceklerini şaşırmış bir şekilde bu hiç beklemedikleri anda karşılarına dikiliveren oğullarına bakıyorlardı. Oktay her ikisini de sessizce süzdü. Gözleri şişmişti. Yüzü sararmış, renginin solukluğu esmer olduğu için daha da belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştı. Gözlerinin altı simsiyahtı. Uykusuz bir gece geçirdiği belliydi. İlk toparlanan Perihan hanım oldu. Çekinerek fısıldadı: - Günaydın oğlum... Oktay cevap vermedi, odanın ortasına kadar yürüdü ve sert bir sesle: - Sizlerle konuşmak istiyorum... dedi. Doğan bey hemen koltuğuna doğru hareketlendi: - Tabii yavrum, konuşalım. Öğrenmek istediğin neyse sor, söylemek istediğin neyse söyle... Herkes fikrini, düşüncesinin söylesin ki ne yapacağımızı bilelim. Yaşlı kadın telaşla kapıya doğru yürüdü: - Ben çay da getireyim, taze demlendi. Bir yandan da içeriz sıcak sıcak! Oktay birkaç dakika önce annesinin oturduğu koltuğa yerleşti. Perihan hanım tepsinin içinde bardaklar ve demlikle geldi. Tedirgin tavırlarla doldurdu bardakları, servisi yaptı. O da oturdu koltuklardan birine. Doğan bey başını kaldırdı: - Evet Oktay, seni dinliyoruz oğlum! Delikanlı yutkundu. O da karmakarışık düşüncelerin içinde belirsiz zamanlar geçirmişti. Bütün bir gün boyunca ve iki gece durmadan düşünmüş fakat bir türlü bir karar verememişti. Kendisini çaresiz hissediyordu. Karşılaştığı büyük sorunları hep anne ve babasının verdiği fikir desteği ile çözümlemişti. Oysa bu meselede garip bir tutumla kendini tüm çevresinden soyutlamış, yalnız başına kalınca da işin içinden çıkamayıp sağlıksız düşünceler üretmeye başlamıştı. Vakit kazanmak istercesine çayından bir yudum aldı. Doğan bey onun çaresizlikten şaşkın olduğunu yılların verdiği hekimlik tecrübesiyle hemen anlamıştı. Yardımcı olmak istedi: - Bir karar verdin mi oğlum? Başını kaldırdı delikanlı. Gözleri annesine doğru kaydı. İçindeki sevgi, bu yaşlı kadına karşı bir anda duyduğu öfkeyi bastırıyordu son birkaç saattir. Kekeledi. - Bil... bilmiyorum... Neden, neden bana söylemediniz bir türlü anlayamıyorum. Doğan bey hafifçe öksürdü. İlk duvarlar yıkılmıştı artık. Karşılıklı konuşabilecek duruma gelmeleri birçok şeyin aşılmış olduğunu gösteriyordu. Bu duyguların heyecanıyla yerinde hareketlendi, tekrar yerleşti koltuğuna: - Bak Oktay, bu mesele ortaya çıkınca gösterdiğin tepki karşısında İclal bizi, “kendinizi onun yerine koyun” diyerek rahatlattı. Gerçekten senin yerine koydum kendimi. Bizi üzen ama son derece haklı olan tepkilerini o zaman anlayışla karşıladım. Şimdi senden ricam, sen de bizim yerimize koy bir kere kendini. Bizim yaptığımız gibi bir şey yapsaydın, nasıl davranırdın? Bunu sana sormak zor, çünkü bunu bilebilmen için ana, baba olman lazım. Durdu, yutkundu. Oktay başını kaldırmış yüzüne bakıyordu. Onun bakışlarındaki derin anlamı hemen kavradı Doğan bey: - Biliyorum, şimdi bize “siz de hakiki ana baba değilsiniz” diyorsun ama onun sorumluluğunu taşımak, hele senin gibi pırlanta bir evlat yetiştirmiş olmak o duyguları benimsemiş olmayı gerektirir. Biz bir evladı dünyaya getirmiş bir ana baba olsaydık ancak bu kadar sever, bu kadar o yavrunun sorumluluğunu hissederdik. Bunun müdafaasını yapmak zorunda da değiliz. İçimiz, gönlümüz rahat bu bakımdan. Şimdi kendini koy bakalım bizim yerimize... hem... Durakladı, yan gözle hanımına baktı. Dudaklarını ıslattı diliyle: - Hem Kezban... Yani annen... Onun isteğiydi bu! Söylemeyin, bilmesin dedi...Ona da saygı göstermek zorundaydık. - Beni istemedi ha? Perihan hanım irkildi. Gözlerini kocaman açarak bağırdı: - Asla! O, bu dünyada rastladığım evladını en çok seven annelerden biriydi. Sadece senin hayatını kurtarmaktı bütün dileği. DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT