BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Mevlânâ’nın Divân-ı Kebîr’inden

Mevlânâ’nın Divân-ı Kebîr’inden

Sevgili hocamız Şefik Can, Mevlânâ Hazretlerinin “Hayatı, Şahsiyeti, Fikirleri”ni bu konuda en geniş ve derin eser olarak 1995’te yayımladı. Bu aydınlatıcı eserin ardından, Mevlânâ’nın altı ciltlik şaheseri olan “Mesnevî”yi büyük hacimde üç kitap halinde çıkardı.



Sevgili hocamız Şefik Can, Mevlânâ Hazretlerinin “Hayatı, Şahsiyeti, Fikirleri”ni bu konuda en geniş ve derin eser olarak 1995’te yayımladı. Bu aydınlatıcı eserin ardından, Mevlânâ’nın altı ciltlik şaheseri olan “Mesnevî”yi büyük hacimde üç kitap halinde çıkardı. (1997) Nihayet, muhteşem emeklerle, Mevlânâ’nın, Divân-ı Kebîr’inden Seçmeler’ini de, dört büyük cilt halinde (2500 sayfa) neşredip bize de göndermek lütfunda bulundu. (Saydığım bu eserlerin tümü Ötüken’ce yayımlanmıştır. Faks: 0 212 251 00 12) Aramızda bir irade inanç ve olgunluk timsali olarak sevilen Öğretmen-Albay Şefik Can’ın, “Dîvân-ı Kebîr” tercüme ve açıklamalarının başına koyduğu iki duayı, ömür boyunca nasihat olarak size sunmadan geçemeyeceğim: 1-”Bu gül destesini, çocuk yaşta bana Farsça ve Arapça öğreten, Mevlânâ’dan, Sa’di’den, Hâfız’dan beyitler ezberleten, merhum ve mağfur babam Yıldızözü Müftüsü Mehmed Tevfik Balcı’nın azîz ruhuna ithaf ediyorum. 2-Hazreti Mevlânâ’nın “Âşıklar Divânı” diye adlandırdığı bu mübarek kitabı, 91 yaşında olduğum halde, baştan sonuna kadar gözden geçirerek, Hak âşıkları için hazırlamak gücünü ve aşkını bana veren Cenâb-ı Hakk’a hamd u senâlar. Aziz Peygamber Efendimize salâtü selâmlar ve Hazreti Mevlâna’nın bu âciz kula olan himmetlerinin eksilmemesini rica ederim. Divân-ı Kebîr, beyit sayısı bakımından Mevlânâ’nın en hacimli eseridir. Bu gazeller şaheseri, Mesnevi gibi, hikmet deryalarını içine almaktan ziyâde, Mevlânâ’nın heyecan ve gönül coşkunluklarını bize verir. “Divân-ı Şems-i Tebrizî” diye de anılan bu eser, Tahran Üniversitesi hocalarından ünlü Firûzanfer tarafından büyük ebadda 7 cild halinde çıkarılmıştır. Altı ciltlik hikmet menbaı Mesnevi 30 bin beyit dolayında iken bu Divan’ı Kebîr elli bin beyite yakındır. Bütün divanlar, (Hâfız Divanı, Fuzûli Divanı vs.) sahibinin adı ile anılırken, Mevlânâ’nın hasret, manevi çılgınlık ve sevgi zirvesi olan bu, kitabı Divân-ı Şems-i Tebrîzi diye anılması gazellerinin bitiş beyitlerinde Mevlânâ değil “Şems-i Tebrîzi” mahlâsı kullandığı içindir. Bu yüzden bazıları, bu divânı, hiç şiir yazmayan (Yalnız Makalat kitabı bulunan) Şemsin eseri sanmışlardır. Buna sebep, büyük coşkunlukla dâima Şems’i anmasıdır. Nitekim Mevlânâ bunu “Tebrizli Şems, bana İskender gibi tâc, taht ve saltanat verdi ve ben ma’na oldusunun başkumandanı oldum” demiştir. Şefik Bey’in bu konudaki yorumu ise: İlimde ve kemâlde olgunluktan sonra, tasavvufî coşkunluk döneminde Rabbin gönderdiği “Şems, Mevlânâ’da kendini gördü, Mevlânâ da Şems’te kendini gördü, onlar birbirlerine ayna oldular. Birbirlerinin hakikatını gördüler ve birbirlerine âşık oldular. Yanlış anlaşılmasın ne Şems Hakk’tır ne de Mevlânâ; ikisi de birer kuldur... Mevlânâ, Şems mahlâsını kullanmıştır ama, aslında Şems yoktur. Hâk vardır. Çünkü Şems-i Tebrîzî bir bahanedir. Aslolan Allah sevgisidir.” Dîvan’ı Kebîr’in mukaddimesinden (önsözünden) şu Mevlânâ buyruklarını da nakledeyim. Çünkü çoluk çocuğunuza, ölüm ve dirimizde, hepinize ebediyet bahşeden öğütlerdir: “Bize, doğru yolu bulduran, bizi bu nimetlere kavuşturan Allah’a hamdolsun. Eğer Cenâb-ı Hakk, bize doğru yolu göstermeseydi biz bu yolu bulamazdık. Allah’ın rahmeti, Peygamberi ve Peygamberlerinin en büyüğü, efendisi, Muhammed (s.a.v.) ve onun kerem sahibi olan, keremlere mazhar bulunan soyuna sopuna olsun. Bundan sonra şunu iyi biliniz ki, Dîvan-ı Kebîr’de, bulunan sözler, rûhanî sırlardır. Hakk’a gönül verenler için Nûh’un gemisidir onlar.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT