BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Özel sektörün geniş ufku

Özel sektörün geniş ufku

Türk-Amerikan Konseyi, Türkiye’nin Amerikalı dostları ve DEİK Türk-Amerikan İş Konseyi tarafından gerçekleştirilen ve 29-31 Mart tarihlerinde Washington’da yapılan, Türk-Amerikan ilişkilerinin 19’uncu yıllık konferansına, METİŞ Holding adına, ben de katıldım.



Türk-Amerikan Konseyi, Türkiye’nin Amerikalı dostları ve DEİK Türk-Amerikan İş Konseyi tarafından gerçekleştirilen ve 29-31 Mart tarihlerinde Washington’da yapılan, Türk-Amerikan ilişkilerinin 19’uncu yıllık konferansına, METİŞ Holding adına, ben de katıldım. Konferansta, METİŞ’i, Yönetim Kurulu üyesi Sayın Levent R. Sever başkanlığındaki altı kişilik bir heyet temsil ediyordu. Türkiyemizden, konferansa, Devlet Bakanı Sayın Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel ve Bayındırlık Bakanı Sayın Koray Aydın’ın dahil oldukları, yaklaşık bin beş yüz kişilik bir kadro katılmıştır. Özel sektörün ağırlıklı olduğu bu katılım içinde, basın, televizyon ve üst düzey bürokrasi de yer almıştır. Konferansta, Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte, Başkan Clinton’ın video mesajları yayınlanmış ve Konferansın ilgili oturumlarında, Amerika Birleşik Devletleri adına, Ticaret Bakanı William M. Daley ile, Savunma Bakanı William S. Cohen, her alanda giderek gelişmekte olan Türk-Amerikan ilişkileri ve Türkiye’nin bölgedeki yeri ile Amerika indindeki önemi etrafında, övücü konuşmalar yapmışlardır. Üç tam gün süren ve çok müstesna bir dikkat ve özenle hazırlanmış olan konferans boyunca, Türkiyemizle ilgili göz kamaştırıcı kültürel etkinlikler yanında, Türkiye ile ABD arasında mevcut ve daha da geliştirilmesi arzu edilen, başlıca enerji, telekomünikasyon, savunma sanayii, ticaret, tekstil, bankacılık, taahhüt, Küçük ve Orta Çapta İşletmeler ve Balkanlar’da ve Orta Asya ve Kafkaslar’da işbirliği gibi konular etrafında, geniş Amerikan katılımlı sempozyumlar düzenlenmiş ve çalışma grupları teşkil edilmiştir. Bu çalışmaların çoğuna, biz de aktif olarak katıldık ve Amerika’nın Sesi Radyosu’na 15 dakikalık bir mülakat verdik. Ayrıca, tanıtım amacıyle, 1200 kişilik büyük bankette, onarlık iki masaya sponsorluk ettik, birçok ikili temaslar yaptık. Bu prestij nitelikli konferans neyi ortaya koyuyor? Kanımca çok şeyi. Herşeyden evvel, Türkiyemizde, iş, ticaret, taahhüt, sanayi ve hizmet çevrelerinin, adeta bir huruç yaparak, yıllardan bu yana, içinde dönüp durdukları dar ve sınırlı kabuğu artık kırdıklarını, yetişmiş insan kaynakları ile, geliştirdikleri kompetitiv teknoloji ve iş idaresi yöntemleriyle, yaşanılan bilgi iletişim çağında, Dünya ekonomisine yön veren Amerika gibi bir cazibe merkezine ulaştıklarını gösteriyor. Öyle bir Amerika ki, dış ticaretinde, Türkiye’nin yeri, ancak yüzde yarım kadar. Halbuki o Türkiye ki, elli yılı aşkın bir süreden beri, ortak ve ikili güvenlik alanlarında en çok işbirliği yaptığı, en önemli ve fedakarlık isteyen hizmetleri sunduğu ülke, Amerika olmuştur. Türkiye bu hizmetleri yerine getirirken, ortak idealleri paylaşmaktan öteye, hemen hiç hesap gözetmemiştir. Savunmanın, etkinlik ve sürekliliği için, herhalde, kuvvetli bir ekonomik boyutla takviye edilmesi gereğini, dostlariyle pazarlık mevzuu yapmamıştır. Bence, bu kadarı fazla idi. Keşke yapsaydı. Washington Konferansı, hem bize ve hem de Amerikalı dostlarımıza bu gerçeği hatırlatabildiyse, maksat hasıl olmuş demektir. Amerika, Türkiye’den, yeni siyasi arenada, örneğin, Orta Doğu’da, Kafkaslarda, Orta Asya’da ve bilhassa Balkanlar’da, yeni ve kapsamlı misyonlar bekliyorsa, ki başta Başkan Clinton olmak üzere, Amerikalı dostlarımızın tekrarladıkları ifadelerinden, bu anlaşılıyor, Türkiye, esasen gönüllü ve hazır olduğu bu görevler için, ekonomide, ticarette, taahhütte, sanayide, enerji ve iletişimde ve mali yardımlaşmada, şimdiye kadarki ölçüler bir tarafa bırakılarak, en geniş biçimde desteklenmelidir. Bu desteğin, Hükümetten Hükümete olması da şart değildir. Amerika’daki muhataplar ile, eşitler arası düzeyde diyalog ve işbirliği için, her yönüyle mücehhez özel sektör desteklensin, elinden tutulsun, yeter. Konferansın verdiği mesaja bakılırsa, özel sektör, birçok bakımdan güç gözüken Amerika’nın yolunu açmıştır. Hükümetimizin de, bundan, gereken sonuçları çıkarması ve Amerika ile resmi ilişkilerimizin ayrıcalıklarını bu istikamette değerlendirmesi beklenmelidir. Konferansta, Hükümetimiz yetkililerinin, brifing mahiyetinde yaptıkları konuşmalar, şüphesiz yararlı olmuştur. Ancak yeterli değildir. Hükümet, Amerika ile ‘iş’ geliştirmeye bakmalıdır. Hissi ve hamasi nutukları, artık koyacak yer kalmadı.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98360
    % -0.94
  • 6.1142
    % -1.01
  • 7.174
    % -1.34
  • 8.0484
    % -0.94
  • 235.031
    % -1.25
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT