BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kirli yıllar

Kirli yıllar

İşçi, bir ülkenin üretimdeki adıdır. Sermaye sahibiyse işçiye o tezgâhı hazırlayan. İşçi işverene, işveren işçiye, memleket de her ikisine muhtaçtır. İnsanların cebi para dolu olsa fakat fırında ekmek, aşevinde yemek, elbisecide giyecek, manavda meyve... olmasa o para neye yarar?



İşçi, bir ülkenin üretimdeki adıdır. Sermaye sahibiyse işçiye o tezgâhı hazırlayan. İşçi işverene, işveren işçiye, memleket de her ikisine muhtaçtır. İnsanların cebi para dolu olsa fakat fırında ekmek, aşevinde yemek, elbisecide giyecek, manavda meyve... olmasa o para neye yarar? O halde işçi, işveren ve devlet üçlü bir denge içinde olmak zorundadır. Bu muvazenenin herkese hakkının teslim edilmesiyle kurulmasının adı adalettir. Adaletin olduğu yerde de barış vardır. İşverenin işçiye, işçinin işverene inanmadığı, dahası husmet beslediği yerlerde iş barışı olmadığı gibi bunun neticesinde sosyal huzur da gelmez. Komünizm ve kapitalizm iki çağdaş iddiadır, iddiaydı. Biri uygulamada çöktü, diğerinin güneşi batışta. Komünizm, sadece işçi odaklıdır, sermaye sahibini düşman kabul eder. Ona göre dünyanın kurtuluşu işçi sınıfının iktidarına bağlıdır. Bu ütopya tutmadı, işçi/proleterya hiç bir zaman ve zeminde iktidar olamadı. Sadece işçi adına yeni ağalıklar kuruldu. Kapitalizm ise işçiyi iliklerine kadar sömürdü. İşçinin insanca yaşamasına dair her mevzuat maddesi neredeyse bedelle alındı. Vahşi kapitalizm ve kızıl komünizm işçi üzerinden yıllar yılı kapışıp durdular. Bu 1 Mayıs’ta da sık sık 1 Mayıs 1977’ye atıfta bulunuldu. Tartışma şu, Taksim’deki ölümlerin müsebbibi kim? Bazıları devlet, bazıları ise sosyalistler demekte. Her ikisi de olamaz mı? Zira ikisi de kullanıldı. Dönemin soğuk savaş günleri olduğu unutulmamalı O günlerde dünya iki kutupluydu. SSCB ve ABD’nin bilek güreşi yaptıkları topraklardan biri de burasıydı. Sol akımlar güçlendikçe Sovyetler, Türkiye’de güçlenecekti. Yabancı istihbarat hayli etkindi. Kanlı olaylar tertip etmeleri büyük oyunun bir parçasıydı. O dönemin her 1 Mayısında toplum dehşete kapılırdı. Cadde ve sokaklar sosyalist terörle sindirilmiş olurdu, vatandaşlar dışarı çıkamazdı. Bugün Taksim’deki otelin yerinde olan İntercontinental işletmesi çekip gitmek zorunda kalmıştı. Yabancı sermaye düşmandı. En ılımlı sosyal demokratlar bile “toprak işleyenin, su kullananın” diyor, belediye başkanı Yalova’daki çiftliğinde işçiler için kavga edecekleri sopalar hazırlatıyordu. Bugün, 1 Mayıs 1977’de hayatını kaybedenler için 33’ten 42’ye kadar türlü tahminler yapılmakta. Bir kişi bile ölmüş olsa az mıdır? Taksim’de ölen işçiler, Sivas’ta ölen aydınlar, Başbağlar, Maraş ve Çorum’da katledilen vatandaşların hepsi bu ülkenin kaybıdır. 1960-1980, 1990-2000 yılları arası kullanılmış, ideolojilerle kirlenmiş yıllardır. Devlet de işçi de talebe de solcu da milliyeçi de Kürt de Türk de kullanıldı. Fukara oldun mu, başkaları yüksek idealleri uğruna seni harcar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT